Hicran olur, iltihap olur iki sevginin bir olamadığı dağların,dağlar kadar engelin arada olduğu yerde
İki can birleşince ancak düzelir,gel bir günlük mutluluğa ulaşmak için bir ömür verde
Kim kurtulmuş hangi sevenler kavuşmuş,nicelerinin isimleri gezsede dilde
Ebedi istenir veya istenmez olmadan
Güneş tepeyi aşıyor, bak kaybolmadan
Daha önce bulutlar, güneşi karartmadan
Gel birbirimizin olalım,güneş son kez batmadan...
Güzel oğlum yiğit oğlum askerim
Hiç kimseye benzemez senin cesaretin
Ama yaktı beni inan senin hasretin
Yıllardır karıştırdım toprağı ömrüm geçti tohum ekmekle
Bire bin verdin aldım ezdim ununu yedim aşla ekmekle
Bir soracaksın hesabı almak için kapıma azrail dikmekle
Karlıyım genede toprak, araştırıp ana menüye dönüp baksak
,
Yıllar önce minik bir kuşum vardı
Cano idi o Sapsarı kuşumun adı
Felaket bir gün bir kediye denk geldi
Hırsızı katili burda pezevengi yalancısı burda
Zaten memleket kala kala kalmış kuşa kurda
En sağlam insanlar bile bozulmuş olmuş hurda
Antep alçaklarını Allahım artık anında alsana...
Gezinip baktım bazı yerlere tarihi
Çoğu yerde dikkatimi çekti zordur tarifi
Üzümü ezmiş şarap etmişler sordum kendime bu nedir?
Giderim dedin gittin boş kaldı yerin
Ağlar eşin etrafın şimdi gül sevin
Bırak bu yalan dünyayı hele bizi hiç mi sevmedin
İşte Türk sanatının gölünde hiç batmayan bir sal
Küresel sanatta, güzellikte ismini yazdırdı oldu asal,
Gölden deryaya dönüştü; Dünyaca tanındın oldun sanatsal!
Ne battın, ne öldün seni çok seveceğiz ey Suna Pekuysal...'
Bu vatanı kurtaranlar, Atam ve yandaşları
Yaşayan,özlemini çeken bilir bu vatanı; vatandaşları
Bir tutamda ot olsa, kalmasada mezar taşları
Söz söyletme,sızlatma kemiklerini tut atılan taşları...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!