Bir yaşlı amca vardı, kendi halinde bizim mahallede
Saatçıydı mesleği Fazlıydı adı, gözleri hep röntgende
Emekliydi ayrıldı eşinden amacı zamparalık derdinde
Evlendi, torunu yaşında bir kız aldı parasıyla kendine...
Artık çağrılmadan gönülsüzce ilahi mahkemeye gel
Haydi savun kendini istersen ağla gözyaşın olsada sel
İşin işti hani fani Dünyada şimdi ayağını birbirine çel
Rulet, kumar, katillik,yuva dağıt, kandırma ver hesabını ver
Evetlerle kendine has terazinle gerçeği ortaya dök ser
Tamam dediğin adaletsizlikler ortaya çıkacak birer birer...
Söylediklerim biten bir anmış
Yazdıklarım ise bir meçhul zanmış
Girmiş tünemiş kurt bir ağaç içine
Bindiği dalı kesen cahile fark salmış
Emmiş yavaş yavaş ağacın özünü
Saat dokuzu aniden beş geçer
Bozulur sağlam dediğimiz tüm açılar
Kader durur, ummadığımız yerde bizi seçer
Başlar bitmez bitmeyen acılar...
Atam tahmin edemezsin nasıl geldik bir hale
Yıkılmış alt üst olmuş sırtımızı dayadığımız kale
Güneş inmiş yakmış gitmiş canımız küle havale
Türkçeyi de unutacağız kökten la hevle vele...
Sevgin gözümüzde daim bakar
Şevkin gücümüzde düşman yakar
Biz seninle sen olduk biz yenilmeyiz
Yolumuz uzun olsun zor olsun dönmez hiç birimiz....
Nice nimetler tatlı pekmezle bir araya tek tek gelmekle
O eski günleri anımsattı anlattı bir kaşık kaşık yemekle
Değil pekmez,tonlarca bal olsa silemez silinmez o acıyı emekle
Her yutkunmada bu acıları duyanlara gelde unuttur unut demekle...
Bir güzellik doğduğunda bir ateş çıngısında
Ortaya atar daim sessiz sedasız her ortamında
Bir bakarsın yersizce amaçsızca kesilir sessiz sedasız
Değmez yere götürmek için keser onu vijdansız vefasız
Ateşin
Şevkatle
Kucaklanması
---------
Anemi
Şikayetlerinin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!