Niyazi Sakar Şiirleri - Şair Niyazi Sakar

Niyazi Sakar

Hatırla ben garibi vakit geçmeden
Su içtiğimizi hatırlarım kana kana şimdi kuruyan o çeşmeden
Vakit geçiyor vakit,Nazlım inan bana!
İnan ve hatırla bu garibi gözyaşım toprağa düşmeden...

Devamını Oku
Niyazi Sakar

Başlar sabah ile içten şeytan bile uyurken ezan

Gitmesin der böyle düzelsin saatinca düzen

Kimse kimseden üstün değil olmasın kandıran

Devamını Oku
Niyazi Sakar

Gel felek düşündüm seninle bir adaletli iş yapalım
Nasıl olsa dünyada peh denecek bir kul yok
Göğün bir katını ben dahil yerin yüzüne kapat bakalım
Nasıl olsa arasanda bulamazsın geçer akçe insan yok


Devamını Oku
Niyazi Sakar

Aldı eline bir baktı papatya çiçeğine
Kopardı tek tek seviyor seviyor diye
Olmadı bitti gelmedi gelmeyecek diye
Sevip taptığı derin uykuda uyanmaz artık ne çare...


Devamını Oku
Niyazi Sakar

İşte mezarlıkta mezar taşında bir karınca
Soru sorarmı cevap alırmı ordaki sine varınca
Toprak emer karınca parçalar daha ne olmaz
Bilinsinki ''Ölmüş kuzu kurttan hiç mi hiç korkmaz''


Devamını Oku
Niyazi Sakar

Nihayet bulundu yıllar yılı aranan hırsız bak bu yana
İster hırsız de,ister emin,ister çıkart harb-ı divana
Ta Ademden başlayan Havva'da biten divane
İster mert de, ister cılk de istersen eşkiya...


Devamını Oku
Niyazi Sakar

Geldim beşer olarak cihana
Azığım kazandım yedirdim evlada
Sen vermedin ama bu canı ettin azada
Cismim toprak olsada ruhum boğar seni...

Senki güya iyi insansın safsın

Devamını Oku
Niyazi Sakar

Maviliğinden ödün vermeyen şu koca mavi göğün
Döktüm boşalttım iyice tükendi süt dolu elimdeki güğüm
Göğü tonlarca beyaz tatlı dondurmaya döndürdüğüm
Lapa lapa yağdır dondurmayı Allahım yazın tatmayanlara...


Devamını Oku
Niyazi Sakar

Kapalı iki karın; doğmamış iki yarın arasında
Acı tatlı bir yolculuktur yoldur kiralık krallık
Nice amaçlı amaçsız yol sapıkları,sapakları olsada
Bakarsın tükenir biter olur bir anlık...


Devamını Oku
Niyazi Sakar

Bir varmış,bir yokmuş,evvel zaman içinde kalbur saman içinde Avusturalya'da yaşayan çalışkan mı çalışkan bir kanguru annesi varmış.bu annenin adı SANİ 'miş kocası erkek kanguru TANİ öldüğü için çocukları Evi, Semmi, Dima ve Ema'ya çalışıp para kazanıp ekmek alma yani kısaca bakmak zorunda kalmış.Ve kendine bir iş bulmuş.Çok sıcak olan memleketlerinde susuzluktan heran kuruma tehlikesi geçiren üzüm bağlarına su götürüyormuş işi şöyle yapıyormuş; Boş olan kola şişelerini su ile dolduruyor kapağını kapatıp kesesine koyuyor bağa geldiğinde her asmaya kesesinden çıkarttığı su dolu şişeyi kapağını açtıktan sonra şişe ağzı aşağı gelecek şekilde toprağa gömüyormuş.Böylece asma toprağa gömülü su dolu şişeden damla damla suyu emdiği için susuz kalmıyor kısaca kurumadan meyveye hazır hale geliyormuş.

Günlerden birgün anne sani, su dolu şişeleri ağzını kapatıp kesesine koyduktan sonra bağa doğru yürürken trafik lambalarından karşıdan karşıya geçmek istemiş fakat o an ne olduysa olmuş trafik işaretlerine uymayan bir taksi anne sani'ye çarpmış anne sani yuvarlanmış şişeler dağılmış anne sani kanlar içinde yardım amaçlı bağırıyor...Neyseki yardımına koşup gelenler olmuş ve hastaneye kaldırmışlar kan kaybından ölmeden kan armaya koyulmuşlar ama o da ne? Kan gurubunu bilemiyor zor anlar yaşayarak kan gurubunu tesbit etmişler ve gereken kan bulunup kanı hemen Anne sani'ye vermişler ve kurtulmuş yalnız bu olay Anne sani ve tüm oradaki kangurulara ders olmuş.Anne sani hemen çocukları

Evi, semmi, dima ve ema'ya kan tahlili ile kan guruplarını tespit ettirdikten sonra birer şapka almış ve arkalarına Evi arh+,Semmi brh-,Dima ab+ ve Ema 0rh+ kan guruplarını yazdırmış tabi kendini de ihmal etmemiş kendinede aldığı şapkanın ardına Sani rh+ diye yazdırmış.Bu olay tüm kangurularda büyük etki yapmış ve o günlerde tüm kangurular bu yolu izlemiş hemen hepside kan guruplarını öğrenip bunu şapkalarının arkasından okunacak şekilde yazdırıp taşımışlar ve orada bulunan sağlık kuruluşuna kan bağışlamışlar..

Devamını Oku