Emirsiz ekmeğe bile elleme,
Komutanlarını baba bil oğul.
Asker ocağını gurbet belleme.
Tabur köyün, bölüğün oba bil oğul.
Herbir Türk askerdir erkek doğarsa,
Tabiatın neşesi, sen dünyanın nurusun,
Sana zalimce kalkıp vuran eller kurusun.
Vatan aşkıyla çarpan kalpler sana kıyamaz,
Baltalı canavarlardan Rabb'ım seni korusun.
Kuruyan dünyamızın sensiz gelmez neşesi.
10 Yıl Ayrılıktan sonra
Hasreti yıllarca gönlümde tüttü.
Özleminde saklı gizi Niğde'nin.
Gurbet cenderede ezdi, öğüttü.
Cazibesi çeker bizi Niğde'nin.
Şu kendine aydın diyen içi kara yobazlar.
İrfanı yok. basiretsiz, okumamış ki yazar.
Alim değil, arif değil, mangalda kül komazlar.
Papa ile dost olur da, bizim imama kızar.
Bir kampanyada rastlayıp, ucuzlukta almışlar.
Sevgili okuyucu kardeşim. Lütfen şu birkaç satır yazımı okumadan şiirimi okumayın. Yıl 1997..Bir aylığına misafir olarak gittiğim Almanya'da konuştuğum Türk işçi yurttaşlarımızdan anladıklarımı kağıda dökmek istemiştim. 35 - 40 yaş altı kardeşlerimiz o günleri anlayamaz. Ya bir şeyler satmak, ya da borç para istemek amaçlı İzin mevsimi gözler Almancılarda olurdu. Genelde onlar da çarpılıp giderlerdi.
Bu gün ise; çok şükür almancı kardeşlerimiz hatta Almanlar bile bize imrenmekteler. Gündem belirleyen, dünya liderliğine oynayan bir TÜRKİYE'miz var. Yabancılar rahatsız. Fakat Türkiye vatandaşı olup da dış güçlerin ve içimizdeki piyonlarının algısına kapılarak rahatsız olanlara ne diyelim. Genelde kendisini aydın yerine koyan milli ve manevi duygu fukaralarını üzülerek, hatta acıyarak düşünmeye davet ederken, kin ve nefretten arınıp başarılarımızın ve yükselişimizin hazzını tadma bahtiyarlığına ermelerini diliyorum.
Vatanımız için taşı taş üstüne koyan herkes için duacı ve destekçi olalım. Torunlarımıza gelişmiş, güçlü mamur ve müreffeh bir Vatan "TÜRKİYE" bırakalım.
Saygılarımla.
Almancının Mektubu
Bunca zaman çalınmayan kapımı,
Tesadüfen, araladı birisi.
Yıktı.! derme çatma hayat yapımı,.
Vurdu beni, yaraladı birisi.
Bir taş kovuğundan güneşten yana,
Uzatmış başını, kırda bir çiçek.
Rüzgarın nağmesi, dönmüş figana,
Gizlidir halleri, sırda bir çiçek.
Bahtı açılmamış dumandan pustan.
Gurbetteyim şimdi seni anarım,
Maziye, geride kalana selam.
Anınca kendimi mesut sanarım.
Bu güzel ismini bulana selam.
Zümrütten bağların al al benekli.
Yanındayken kıymetini bilmedim
Yoksa kusuruma kaldın mı anam?
Senden ayrılalı bir an gülmedim
Sen de acılara daldın mı anam?
Duman inmiş yüce dağlar başına
Ben gurbetciyim arkadaş!
Yüreğim, özlem ve sevgi dolu.
İlk özlemim Anam'dı,
Şimdi de Anadolu.
Kin ve nefreti tanımadan.




-
Özer Coşğun
-
Kevser Cil
Tüm YorumlarÖzgeçmişinizle ilgili şiire bayıldım. kendimden parçalar buldum:) selamlar, sağlıklı ömürler dilerim.
Günümüzün değerli şairlerindensiniz.Şiirleriniz bizler için çok kiymetli