Yüksek damlardan
Kayan karlara katistim
Düsüyorum öbeklerce
Ellerimi isitamaz nefesin..
Mosmor dudaklarimda
Kaniyor siirlerin..
Düslerinin degmedigi
Sehirlerde
Düslerime sarilip yürümek zor
Gözlerini tanimaz sokaklara
Sevdani basiyorum adim adim
Adimlarca yariliyor sokaklar
Sen bir ates böcegiydin belki
Ben gecenin gamli kusu…
Tanik istemem yalnizligima.
Sen taze hamurdun yasam teknesinde
Ben pismis ekmegim dost heybesinde…
sonunda geldi
kapkara geceye
koşuşan ay ışığı
konuşsam kanardı sözcüklerim
biz hiç bütünlenmemiş iki yarım özne
kim kime dokunmuştu önce?
sonrası olmayan bir kalabalıktık
unutulmuş bir dize bir eski zaman şiirinde
aklımın olmazlarından darmadağın ettim geceyi
kaçtığım bir aşka izimi kaybettirdim sonunda
bulduğum an yitirdiğim sözcükler gibiyim
sesimden kaçıyorum ele veriyorum kendimi
serserinin biriyim
gecenin bir vakti yürüyüp gidiyorum içimden
ben her gece
aynı düşü örttüm üstüme
duamdın
uykumdun/ uykusuzluğum
çaresizliğim
„içerden sevdaları yazan“* değil
ayrılığı kazan biri var aslında
ben de dikiş tutmazsam bu yaraya
söyle kim tutar daha?
beni korkularımla sevdiğin kadar
seni korkularınla anıyorum şimdi
gittin
gizli saklı yaralarına bir yama daha yap şimdi
daha az kanayacağın bir gökyüzü seç kendine
Kaleminize yüreğinize sağlık.Sizi okumak güzel.