Şaşkın bir dizede unuttuğum
Çocuk sevincim
Eski bir sevi şarkısının
Yeni notaları dilimde
Ben aski cagirmistim
Sen ordan geciyordun..
Koskoca bir yürek vardi ellerimde
Yildizli bir geceydim alabildigine
Sana eteklerini acip
Toplamak düstü
Küçük bir kız oluyorum
Ellerinde
Şaşkın, utangaç, sevdalı
Kendime söylemediklerimden
Tutuyorsun beni
Sırrı dökülüyor içimdeki aynanın
Hayatı kırık bir kulptan tutar gibi
Yaşanan zamanlar var ya hani
Su gibi kayar avuçlardan Eylül
Ekimse faili meçhul
Yani ad degistirse de aylar
sen yoktun ya
istanbul vardı hani
hey gözünü sevdiğim ışıklar şehri
varlığın göz alıcı sureti
iç geçirten kasveti yoksunluğun
(Mizah)
„Kadınlar ne ister? “ Son günlerin bu hayli moda olan sorusunun yüzlerde yarattığı muzip gülümsemeyi, sorunun içeriğindeki hinliğe bağlarsak çok rahat bunun „erkek“ orjinli bir soru olduğu sonucuna varabiliriz elbette.
Kanalların birinde, Oya Aydoğan’ın sunduğu bu isimle bir sabah programı yayınlanmakta ve sunucumuz, yayına telefonla bağlanan kadın izleyicilerine yönelttiği „ sööyle bakalım hayatıııım, sence kadınlaaaar nee isteeeer“ sorusuna gelen yanıtların hiç birinin bir diğeriyle aynı olmaması da erkeklerin aslında biz kadınları neden bu derece anlaşılmaz yaratıklar olarak gördüğünün de yanıtı oluyor aslında.
büyüyen bir şey var
inatçı bir gölge gibi içimde
beni çağıran sesine yol ver
çekip al beni bu körkuyudan
bana yeni bir yol ol
aynalar sırrı dökülmüş soluk
artık bir iç yangınısın bana
yazılmamış bir şiiri arar gibi
paramparça
yüreği ağzında
Kaleminize yüreğinize sağlık.Sizi okumak güzel.