Sizin hangi mahşerin çocukları olduğunuz.
Yada hangi mevsimde doğduğunuz, kimseyi ilgilendirmezdi.
Eğer yokluk mahşerine yenilip, gelseydiniz dünyaya.
Gönlünüzde acı, yüzünüzde çizgiler, boynunuz bükük olurdu.
Hani o feleğin kahpesi derler ya,
Zalimdir.
Ne kadar zalim olursa olsun
Asil duruşunuzu muhafaza edin.
Unutma, bize bahşedilen ömür bir kişilik
Dersimin kekik kokan dağlarında
Gece gündüz gezdim durdum
Söylediğim türküler bile hiç eksilmezdi dilimden
Mırıldandıkça inlerdi şu Dersimin dağları
Bir elimde, gönlümün efkarı
Her kavgada hissederdim aykırı sözlerini
Dokunurdu sinir uçlarıma,
Tıkanırdı boğazıma, yediğim her lokma
Dudaklarımda, büyük çatlaklar oluşurdu
Zaman zaman.
Parmak uçlarım sebepsiz yere uyuşurdu
Gençliğim ve ben el ele,
Bahardan bir gün adım adım iniyorduk
Güzel duygular ve sevda yükünü bir kenara bırakarak
Hayatın toz pembe karanlığına doğru..
İnsanın kiri topraktı.
Ben her gece mahzenimde,
Kehribar duruşlu halini düşünüyor olacağım.
Yağmurun ritmine kulak asıp dalmışta olabilirim..
Gecenin sessizliği sırf sana benziyor diye
Bir yıldız tutsam aklımda,
Bakıp bakıp avunsam
Gözlerim Gözlerine
Hele gözlerin gözlerime bir dokunsa
Aşkın, ne acı bir illet olduğunu anlardın
Sessizce,
Kaçırırdın gözlerini gözlerimden.
Varsın içinde dört ayaklı canavara dönsün
İster, taşırsın şeker kolesterol, tavan yapsın
Alev alev yaksın evreni küle döndürsün
Bir tek, zeytin dalın zeval görmesin
Şuurunu kaybetmeden
Sen yine de gülümse hayata gitsin.
Benim için nefesini tut bu gece
Öylece giriver kalbime
Bütün faili meçhul doyumsuzlukları yaşayalım
Bir bahane uydur kendine,
Ne bileyim işte, hal hatır sor
Dalarsa bir gün gözlerin uzaklara
İki elini kapatırsın yüzüne
Duruyorsam hala gözlerinin zulasında,
Korkma
Parmaklarının ucuyla dokunursun bana.
Dalmışta olabilirim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!