Şiirlere susadım
Susuzum, kandır beni.
Halsizim
Yorgunum
Uykusuzum,
Ne olur uyut
Zamanı durdur artık
Durdur ve kendine gel
Salma kendini öyle
Sen böyle olamazsın.
Şiir gibi her halini bilirim
Kederinle, gülüşünle hep aklımdasın.
''Atatürk ne yapmış...''
Diye soran adam !
Anlatsam
Konserve kutusundan farksız kafan
Ne kadarını anlar ki...
Gönül çeker, baharları özlerim
Güller açar sen düşersin aklıma,
Ellerini kıskanır, baharlara küserim.
Yazları bir bilsen nasıl beklerim;
Güneş güler, serin sular çağırır...
Neft kokulu gecelerde neler yaşadım
Tanrıların başucunu günahlardan arıtıp
Işığıma güç verdim, karanlıkla savaştım
Günahın tanığıyım, suskunum, çok yalnızım.
Gizemli şatolarda yaktılar beni
Gözlerimde boşluk yokluğun kadar
Başımda sarhoşluk, lodos sonrası
Nedir bu hallerim, nereye kadar…
Yüreğimde bilmediğim ince bir sızı.
Günlerim derbeder, dünlerim hüsran
Kar yağmaz mı gülüm morca dağlara
Üşür içimdeki titreşen kuşlar
Serin yüzlü baharlara aşığız
Duygusuz bir pençe bize şu kışlar.
Otu, yemi, samanı koyamaz olduk
Onlar geldiklerinde biz yoktuk.
Dal gibi gövdeleri
Tozlu kirpikleriyle geldiler.
Terli dolaklarını bir kez çözmeden
Bir nefeslik dinlence, uyku bilmeden
Kurşunlu gecelerin şafaklarında
Ben de bu yörelerdenim
Egeliyim, İzmir’den
O kentin dışında vurdular beni
Beni vuran o kentten.
Ne kanım aktı
Ben hiç böylesi dara
Bu denli zordan zora
Salar mıydım kendimi.
Bir endama
Bir saça,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!