Küçüktüm daha
Kurumuş çiçekler arasında
Sararmış bir sayfanın
Yüzünde öğrendim
Acının ne denli
Estetik bir değer taşıdığını
Göklere kucak açsın dallarım.
Kollarımda hamaklar sallarım.
Kimi zaman yeller içinde yalnızım
Sere serpe güzün saçlarımı dökmüşüm
Nice aşıkların altımda ayrıldıklarını görmüşüm
Mekanları değil belki ama
Atıyorum bugün kalemi elimden.
Şairlik zaten bu yaşımda
Bana hep bir beden büyük,
Küçücüğüm daha ben
Ne katabilirim sayfalara
Kısacık yaşanmışlıklardan?
Dilerim bir gün kalabalık bir yerde karşılaşırız
Tek tanıdığın ben olurum, en yakının
Bu kadar birbirimize yabancıyken bile
Ve dilerim çaresiz gözlerle
Ürkerek bakarsın bana
Sanki, beni bu yabancılardan kurtar diyerek
Dünlerde yarınları görünce
Ölesi geliyor insanın bugünlerde
Göresi gelince kısa ömründeki maziyi
Hatırlıyor cephelerdeki korkusuz gaziyi.
O ne seraptı ya Rab!
Hak kelamdan ölümü hatırlayıp
Çirkefleşen iki yüzlü müslüman
O benim artık efendim kurtar aman
İstiğfar edeyim günüm sayıp sayıp
Beni bu kafirliğin eşiğinden kurtar
Atsam kendimi cehennemden aşağı,
Var mıdır 500 metre, yüksektir bayağı.
Ey kurban olduğum dostlar,
Ne bu çaba, ölüme mi konacaksınız?
Yaşarken elimden tuttunuz mu da
Ölünce arkamdan ağlayacaksınız?
Ben Elif gibi dimdik olmalıydım
Hakkın ve doğrunun emsali
Tevazu ve olgunluğun vücut hali
Ben olmalıydım Elif gibi bir şahsiyet
Bir aradayken vakur duruş ve zarafet
Zulmün düşmanı, zalimin kabusu
Karaktersizlik en çok bana koyar
Dünümle bugünüm çelişince
İntihar vacip oluyor sanki
Karakteri en çok savunan benim
Kendi kendini dizginleyememiş
Dedirtmem sana yakışmamış;
Bir çocuk şarkısı dinleyerek
Gecenin bir yarısı
Neden ruhun iyileşemesin?
Neden korktuğun kelimelere,
Şiirlerinde yer veremeyesin?
Belki de vakit gelmiştir;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!