Mutluluk hayal ettklerim,
Geçip gittiklerim,
A radığımı bilmeden,
Bulduğumu fark etmeden,
Ekip,biçtiklerim.
Hasta sol yanım,
Kırık sol kanadım.
Kanadım yaaar kanadım.
Yokluğunda adım adım,
Teneşire uzadım.
Telaşla yakaladım bileğinden çocukluğumun,
“dur daha bitmedi” dedim yolculuğun.
“bak şu köşedeki Ahmet,
kalmadı hiç bir şey erkekliğinden,
Şu var ya,şu salyası akan hani,
Üşüyor ellerim, yanıyor bağır.
Boş hayallerle ömrüm talandır..
Gözlerim kör bakar,kulağım sağır,
Duyduğum her sada külli yalandır.
Boşa verdim bunca ayı,seneyi,
Kaybetik onca eri,
Giden gelir mi geri?
Durmadıkça bu kan,
Yüreğim yangın yeri.
Katilin insafı yok.
Gün ışımışsa eğer, sımsıcak bir umut kaplar içimi.
Yanaklarımı güle,
Dudaklarımı bala,
Gözlerimi yemyeşil zeytinlere benzetirim.
Uzun uzun gökyüzüne bakar, yaratana şükrederim,
Beni yarattığı için.
İnsanca yaşanıyorsa,
Şükürlüktür yaşamak,
Nice ölümler varki gerçek sevgiliye götüren,
Iskalanır yaşamak, sevinçle o zaman.
Yani şükürlük değildir yaşamak,her zaman.
İlk tanıştığımız günü,saati özlüyorum.
Ne güzel bir gündü o gün, diyorum.
Kızıla bakan güneş,
Yüreğimdeki aleve eş.
Sımsıcak el değmemiş tazeliğiyle duruyor.
Anılarım her detayı tanıyor.
İki parça, ak ve kara,
Biri çocuk, bebek, öksüz.
Sarılmış bir masumun şalvarına,
Salınmış boy boy çocukların salıncağına.
Öksüz varla yok arası babasız,
Yirmi dört saatlik günün dakikası hesapsız,
Ben bir garip pınar’ım,
Derdime çare ararım.
Ben kayıtlı değil iken nüfusa,
Annemle babam ayrılmışlar nasılsa,
Akıl almaz bir suçla babam düşmüş hapise
Gariban anneciğim kol kanat gerdi bize




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!