Nefes almak istiyorum…
Öyle bir nefes ki
içimde biriken bütün o sessizlik
bir anda dağılsın.
Ama olmuyor.
Çok uzun zamandır nefes alıyorum…
ama hiç bu kadar
yaşamaktan uzak hissetmemiştim.
Bazen kendime bakıyorum da
karşımda tanıdığım biri yok artık.
Gözlerimde eskiden kalan hiçbir şey yok.
Ne heyecan,
ne bekleyiş,
ne de yarına dair küçücük bir umut…
Sanki içimde bir yer
çok önce kapandı
ve ben anahtarını
nerede kaybettiğimi bile hatırlamıyorum.
Biri çıkıp karşıma
“Ne oldu sana?” dese…
“Çok şey oldu,” desem yetmez.
“Çok kırıldım,” desem eksik kalır.
“Artık eskisi gibi değilim,” desem
kimse ne kadar değiştiğimi anlayamaz.
Çünkü anlatacak olsam
hangi yaradan başlayacağımı bilmiyorum.
Birini anlatsam
başka birinin bıraktığı acı yarım kalacak.
Bir geceyi anlatsam
yüzlerce gece susacak.
Ben biraz da
anlatamadıklarım yüzünden yoruldum.
Herkese “iyiyim” dedim.
Sonra o kadar çok söyledim ki
bir ara kendim bile inandım.
Ta ki gece olana kadar…
Gece olunca bütün yalanlarım
sessizce yanıma oturdu.
Ve ben yine
kimsenin bilmediği bir hâlimle
baş başa kaldım.
Ne garip…
İnsan bazen
ölmek istediği için değil,
böyle yaşamaya devam edecek gücü kalmadığı için yoruluyormuş..
Ben de yoruldum.
Eskiden bir şeylerin düzeleceğine inanırdım.
Şimdi güzel başlayan her şeyin
sonunda benden bir parça götüreceğini düşünüyorum.
Bu yüzden artık
mutlu olmaktan bile korkuyorum.
Çünkü mutluluk bana
hep kısa bir misafirlik gibi geldi.
Geliyor,
kalbimi biraz ısıtıyor
ve tam alışmışken
ardında daha büyük bir boşluk bırakıp gidiyor.
Belki de bu yüzden
artık hiçbir şeye fazla bağlanamıyorum.
Ne insanlara,
ne sözlere,
ne de yarınlara…
Çünkü ben
“kalacağım” diyenlerin gidişini gördüm.
“Üzmem” diyenlerin
en derin yerimden kırışını gördüm.
Ve bir insan
aynı yerden yeterince yara alınca
bir daha kimseye
kalbini göstermek istemiyor.
Ben artık
kalbimi saklıyorum.
Kimse görmesin diye değil…
Bir daha biri gelip
orada ne kadar acı biriktirdiğimi
anlamasın diye.
Nefes almak istiyorum.
Ama bazen insanın
sadece ciğerlerinin değil,
ruhun da havaya ihtiyacı olduğunu düşünüyorum.
Benim ruhum uzun zamandır
kapalı bir odada.
Penceresi yok.
Kapısı yok.
Çıkacak bir yolu yok.
Ve ben içeride
kendimi arıyorum.
Bulabilir miyim bilmiyorum.
Belki bir gün
sabah olduğunda
içimde yeniden küçük bir ışık yanar.
Belki bir gün
uyandığımda
hayattan hiçbir şey beklemeden
sadece yaşamayı isterim.
Ama bugün değil.
Bugün sadece
başımı yastığa koyup
biraz olsun susmak istiyorum.
Çünkü çok uzun zamandır
içimde konuşan şeylerin sesinden yoruldum.
Ben kaç kez daha
“iyiyim” deyip
kendimi kandırabilirim?
Bilmiyorum.
Bildğim tek şey..
Çok uzun zamandır nefes alıyorum…
ama hiç bu kadar
yaşamaktan uzak hissetmemiştim.
#EMRE
Kayıt Tarihi : 7.09.2026 11:57:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!