Nefes aldığın şehir ne kadar şanslı...
Sokak taşları bile adımlarını ezberlemiştir şimdi.
Rüzgâr, saçlarının arasından geçerken
Bir daha ayrılmamaya yeminlidir telinden.
Kim bilir?
Sesini gökyüzünde saklayan kuşlar bile vardır;
Belki bu yüzden sabahlar erkenci,
Belki bu yüzden akşamlar seninle efkârlı.
Bir şehrin kaderi değişir mi bir insanla?
Değişir elbet...
Çünkü sen, geçtiğin her sokakta
Duvarlara bile kalp çizmeyi öğretirsin.
Ben uzaktan bakarım o şehre;
Kıskanırım kaldırımları,
Işıklara değen gölgeni,
Aynalara bıraktığın o sıcak nefesi.
Sadece ben miyim böyle sanıyorsun?
Gökyüzü bile seni taşıyor maviliğinde,
Bulutlar, sırf yüzünü görebilmek için
Dağılmayı göze alıyor her gece.
Nefes aldığın şehir çok şanslı,
Ama bil ki; en şanssız olan benim.
Çünkü sen "orada"sın,
Ben ise adını içimde büyüten
Sessiz bir yangınım...
Geceleri aynı gökyüzüne bakıyoruz belki;
Ama sen yıldızları seyrediyorsun,
Ben ise aralarındaki boşlukta seni arıyorum.
Bir şehir seni taşıyor omuzlarında,
Ben hasretini taşıyorum göğsümde.
Onun tüm caddeleri sana çıkıyor,
Benim yollarım ise hep sana çıkmaz sokak.
Eğer bir gün,
O şehrin rüzgârı yorulursa seni sevmekten;
Bil ki burada,
Adını nefes diye içine çeken
Bir kalp hâlâ çarpıyor.
O şehir ne kadar şanslıysa,
Ben de o kadar yaralıyım.
Çünkü sen orada yaşıyorsun,
Ben ise sensizliğin içinde,
Sana "yaşamayı" öğreniyorum.
Kayıt Tarihi : 25.03.2026 12:43:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!