BAĞBAN YARALADI GÜL VURDU BENİ . Fıtratım Yazılmış, Dehri Virandan Sadakat Görmedim, Yoldaş Yarenden Taksirim Ağırdır, Tunçtan-Girandan Rahmana Sığındım, Kul Vurdu Beni. . Maşruktan-Mağribe Sürgün Dediler Tekaüt Değince, Yorgun Dediler Hürriyet Deyince, Sargın Dediler Tacına Sığındım, Dal Vurdu Beni. . Ben Bu Devranı, Çözemez Oldum Rahmet Ummanında, yüzemez oldum. Derdimi Hünkâra, Yazamaz Oldum Cambazı, Gambazı Fel Vurdu Beni. . Şimdiki Neslimiz, Hadsiz-Hesapsız Hak-hakikat bilmez, gamsız-tasasız Kavim-Kardeşine, Arsız--Vefasız Dostlar Dara Çekti, El Vurdu Beni. . Hazana Dönüştü, İlk Bahar-Yazım Zalimin Zülmünden, gülmüyor yüzüm Gönlüme Yarendir, Bağlama Sazım Perde Düzen Tutmaz, Tel Vurdu Beni. . Der Vezir, Evrenin Sırrına Erdim Mürşid-i Kâmil'e, Soframı Serdim Gülşene Varınca, Bir Gonca derdim Bağban Yaraladı, Gül Vurdu Beni... -----OZAN ÇAKIROĞLU----- . Özellikle 2015 ler den sonra irticalen yazılmış Koşma, koçaklama ve varsağı türünde Şiir, destan ve türküler pek rağbet görmemektedir. Görünmez bir üst akıl bilinçli ve köklü bir şekilde Yeni neslimizi, Anadolu tarihsel kültüründen koparıp ve batı kültürünü empoze ederek Toplumsal bölünmelere, kaos ve kargaşaya sevk ediyor. Ben de hiç yılmadan, usanmadan ve inadına-inadına mücadele etmekteyim. Karınca Misali en azından tarafım bellidir. Cümle okurlara saygılar sunarım... -----BİR YORGUN DEMOKRAT-----
----Ben de beşer olduğumdan dolayı, arada bir de olsa magazin programlarına göz atıyorum. Bu gün lanet bir Televizyon kanalında Kadınların orasından, bura- sından bahsediliyordu. Konuşan Kadın, konuşulan Kadın. Vucudunun muhteşem olduğunu ve tam 90--60--90 ölçülerinde seyrediyormuş-mış. Bu rezaleti alkışlayan Yine Kadınlar. Bu nasıl bir anlayıştır. bu nasıl bir aymazlıktır, bu nasıl bir yozlaşmadır anlamak mümkün değil. ----Ülkemiz de Kadınlarımız genelde Erkeklerin hakaret ve şiddetine maruz kaldıklarını dile getirirler. Ben de Şiirlerimde zaman-zaman dile getirmekteyim. Ancak bu moda ve Film sektörüne esir olmuş Kadınların her zaman ve her ortamda hemcinslerini bu kadar küçümseyip, aşağılamalarına ne demeli. Neden Kadın Şair ve yazarlarımız bu vahim ve rezil konunun üzerine gitmiyorlar??? Neden kendilerini--kendilerine ezdiriyorlar??? ----Gençlerimiz evlenirken (( Osmanlı Sarayında olduğu gibi, yani Valide Sultanların Saray hamamın da Şehsade'lere cariye seçerken miskal-miskal ölçer öğle zifaf odasına gönderirlerdi)) bizim gençlerimiz de MEZRO elinde mi gezsinler. Mustafa Kemal Atatürk Türk Ulusal Medeni yasamızı beyhude mi çıkardılar. ----Türk Ulusal Devletin temelinde Aile çok önem arz etmektedir. Anadolu kültür ve değer- lerini bu kadar dejenere etmeye kimsenin haddi ve hakkı değildir. Top-yekün, bir beraber Kutlu Cumhuriyet değerlerine sahip çıkmalıyız. Bu Kutlu Vatan Hepimizindir... ----Eyy Yüce Türk Ulusal Kadınlarımız, Anamız Eşimiz, Kardeş-Bacımız, Gelin-Kızımız Şeref Tacımız öğle üç-beş çapulcuya kendinizi ezdirmeyiniz. Sizlerin her biri Hz. Havva'dan olma Zübeyde Hanımsınız. Kara Fatma, Şerife Bacısınız. Nene Hatun-Satı Kadınsınız, Siz Gökçe Suna-Bedriye Gökmensiniz. Doktor Asuman, Öğretmen Halide Ediplersiniz. Daha nice-nice Şehit olmuş Yiğit Karamanların gönül sultanlarısınız. Sizler Tekelci Burjuvazinin Moda ve Reklam sektörüne alet olamazsınız...Kahrolsun 90-60--90 zihniyeti........ ------------YORGUN BİR DEMOKRATIN SOLGUN KALEMİNDEN------------
******ESSELAMÜN ALEKÜM BEŞER ALEMİ****** . ----Şöyle bir Şiir sitelerini gözer eyledim. Genelde **Aşk-meşk** üzerine icra edilmiş. Özellikle kırk yaş altı Şair ve Şaireler duygusal konulu ve gönül ilişki- lerini dillendirmişler. Memleket meseleleri umurlarında değil. Gökten Rahmet yerine *ZAM* yağıyor, onlar sıcak yağmur sanıyorler. Vallahi neslimiz Dünya'nın rengine kapılmış gidiyorlar... ----Dedim bir benden dinleyin *AŞK*ın faziletini... . AŞK Yıllanmış Şaraba Benzer Serdarı Yolundan, Evirir Gider Badeyle yoğurur, gözerden süzer Hallaç Pamuğuna, Çevirir Gider. . Acıyla Yoğrulur, Aşkın Mayası Abdala Vuslattır, Hayal Rüyası Şafakta Dökülür, Meşkin boyası Aklını Başından, Sıyırır Gider. . Yüreğin Daralır, Ufkun Bulanır Gözlerin Körelir, Dilin Dolanır Serinde Fırtına, Arşa Dayanır Kavim-kardeşinden, ayırır gider. . Sırtına Heybeli, Semer Vurulur Gönül Tezgâhında, dertler örülür İklimin Bozulur, Beden Yorulur Hazan Yeli Gibi, Savurur Gider. . Çakıroğlu, Olmaz Aşkın Fermanı Abdala Yaktırır, Hasat-Harmanı Ne Lokmanı vardır, Ne de dermanı Yüreğin Köz Gibi, Kavurur Gider... ----OZAN ÇAKIROĞLU-----
*****KÜLTÜREL YOZLAŞMA***** ---Kültürel yozlaşma, Toplumun ortak ve kominal yaşam alanlarında. sosyal iletişim ve ahlak-i değerlerin zayıflaması ve dejenere olmasıdır... ---Kültürel yozlaşma, Toplumsal, Kamusal, Sosyal yaşamsal devinimde birlikteliğin ve dayanışmanın olumsuz olarak etkilenmesidir. Ve akabinde bireylerin kendi bölge- sel örfi ve geleneksel değer yargılarının tamamen iflas etmesidir... ---Sonucunda neme lazımcılık, bana necilik, aman sendecilik, her kes işine baksıncılık, başına buyrukçuluk ve her türlü aymazcılık salgın bir virüs gibi bütün Memleket sathına çoktan yayılmıştır. Görünmez bir üst akıl, bu Ulusal zafiyeti istediği yönde ve alanda her fırsatta kullanmaktadır...VESSELAM. ------BİR YORGUN DEMOKRAT------
ARZINI MEVLAYA YAZ GİZLİ KALSIN . İnsan Hasıl Oldu, Adem'den Beri Haram Yemeseydi, Cennet'ti Yeri Görünmez oldular Cin-şeytan-peri Bunların Sırrını, Çöz Gizli Kalsın. . Yalan Dünya'nın, Tasası Bitmez Takvalar Hakikat Yolunda Gitmez Gülşensiz Bahçenin Bülbülü Ötmez Yürekte Kavrulan, Köz Gizli Kalsın. . Haktan Geldiğini, İnkâr Eyleme Nursuzu gönlüne, Hünkâr Eyleme Hayır Hasenatın, Şikâr Eyleme Asalet-Zarafet, Öz Gizli Kalsın. . İsyan Etme Kader-Kısmet-Bahtına Nadanı Kondurma, Gönül Tahtına İnanma Fetbazın, Yemin-Ahtına Yobazdan-aymazdan Söz gizli kalsın. . Hayır, Hasenatlı, Kul Yaman Olur Bülbüller Çağlarsa, Gül yaman olur Vuslat Şafağında, Hal Yaman olur Aslın-Asaletin, Ruz Gizli Kalsın. . Çakıroğlu Der ki, Sağlam Duralım Zalimin zülmünden, hesap soralım Barış Dergâhını, Hakça Kuralım Arzını Mevla'ya, Yaz Gizli Kalsın... ----OZAN ÇAKIROĞLU---- . Anlayana Sivri Sinek Saz, Anlamayana benim sözüm az...
***BİZİM En büyük Ulusal sorunumuz, her zaman ve her yerde nereden nereye ne amaçla ve nasıl yürüyeceğimiz bilmiyor olmamızdır***** ***Ancak daha da vahimi olanı? Asla ve kata bu yaşamsal devinim norumlarına kavuşamayız düşüncesine kapılmamızdır... ---------OZAN ÇAKIROĞLU-----------
*****SOSYAL REALİZM***** Ulusal Edebiyat, Felsefi ve her türlü sanatsal etkinliklerin, her hangi bir Siyasal kuruma bağlı olmadan, Fikri hür, vicdani hür ve irfani hür bir şekilde Tarihsel devinime iz düşülmesidir.... -----OZAN ÇAKIROĞLU------
*****SOSYAL REALİZM***** Ulusal sosyal ve kültürel etkinliklerin, Edebiyat, Felsefi ve her türlü sanatsal Çalışmaların her hangi bir Siyasal kuruma bağlı kalınmadan, Fikri hür, Vicdanı hür, ve irfani hür bir şekilde Tarihsel devinime iz düşülmesidir... -------OZAN ÇAKIROĞLU------
*****SOSYAL REALİZM***** Ulusal Edebiyat ve felsefi etkinliklerin ve sanatsal çalışmaların, her hangi bir Siyasal kuruma bağlı kalmadan, sosyal ve kültürel sorunları Fikri hür, Vicdani hür ve irfani hür bir şekilde Şiirde, tiyatroda ve benzeri toplumsal faaliyetlerin Tarihsel devinime iz düşülmesidir.... ------OZAN ÇAKIROĞLU-------
****SOSYAL REALİZM**** Ulusal alanda Edebiyat-Felsefe-Şiir ve her türlü sanatsal çalışmaların, her hangi bir siyasal kuruma bağlı kalmadan, Fikri hür, vicdani hür ve irfani hür bir şekilde Toplumsal, sosyal ve kültürel sorunları Şiir, Tiyatro ve her türlü sanat etkinliğiyle Tarihsel devinime iz düşülmesidir... ------OZAN ÇAKIROĞLU-----
*******YURSEVERLER KÖŞESİ******** ----Burası adı gibi, Ulusal Vatan ve bayrağını gönülden seven. Atatürk devrim ve bütün ilkelerini benimsemiş ve sahiplenmiş fikri hür, vicdani hür, irfani hür Dini ve mezhebi hür sosyal realistlerin köşesidir. ----Burası Toplumsal, Siyasal, Sosyal ve kültürel meseleleri aktüelleştiren ve çözümsel arayış metotlarını güncelleştiren bir sitedir. -----Burası ahbap-çavuş ilişkilerinden uzak, geçiyordum uğradım. Bir selam ile gönülleri yağladım, çıkar-menfaat sağladım. Uhrevi fikir ve duygularla cahil avladım, yalancı takvaların fetvalarıyla ağladım ve benzer tavır ve davranış devinimi içerisinde olan mevcudiyetlerin yeri değildir...VESSELAM. -----------OZAN ÇAKIROĞLU------------ . ****EYVALLAH KİRAZ HANIM KARDEŞİM****
-------Burası Fikri hür, Vicdani hür, irfani hür. Dini, Mezhebi ve ırkı hür Cumhuriyet değerlerine sahip çıkan Vatan-Bayrak sevenlerin köşeşidir.. -----Burada ahbap-çavuş ilişkilerine, gıybet, palavra, bühtan ve şatafata asla fırsat verilmez. Burası geçiyordum uğradım, sevdim, övdüm yağladım. Öyle tırışkadan gönül avladım, Kin, kibir ve egoyla coşup çağladım köşesi hiç değildir...Burası kendi iç dinamiğle aktüelleşen, Toplumsal, siyasal, sosyal ve kültürel meseleleri güncelleyen temeli sağlam sosyal realistlerin köşesidir. -----Buraya kini kibrinden arınmış, egosundan sıyrılmış, Ulusal vatan için koşup yorulmuş, Muasır-çağdaş medeniyetle durulmuş, Atatürk ilke ve devrimlerine gönülden sarılmış cümle mevcudiyetler yazabilir. SAYGILARIMLA -------------OZAN ÇAKIROĞLU---------------
------6 Şubat acısı kalbimizden hiç çıkmadı. ilk gün ki gibi bağrımızı yakmaktadır. Deprem de yakınlarını kaybedenlere tekraren başsağlığı diler, Cümle Merhumlara Yaradan Rahmet eylesin, Ruhlar Şad, Mekânları Cennet olsun. Yüce Mevlamız bir daha Memleketimiz böyle acılar göstermesin. -------OZAN ÇAKIROĞLU-------
*****ÜNLÜ EDEBİYATÇIMIZ ALEV ALATLI'yı KAYBETTİK***** ----Türk Ulusal Edebiyatımız bir büyük değerini daha kaybetti. Her yasal hak helal değildir ve olamaz sözüyle gönüllerimiz de unutulmaz bir iz bırakan, eserleriyle, konuşmalarıyla Milletimize ve insanlığa derin bir ufuk çizen. Münevverliğin hakkını veren değerli Alev ALATLI Hanımefendiye Allah rahmet eylesin, Ruhu şad mekânı Cennet olsun. Cümle sevenlerinin başı sağ olsun. Yaradan Aile ve yakınlarına sabrı cemil ihsan eylesin.... -----------OZAN ÇAKIROĞLU-----------
******MUHTEREM HATİCE HANIM***** ----Eyvallah kardeşim, Yayımlanmış Kitabınızı tekraren gönülden kutlarım. Vatana, Millete hayırlı olsun. Son yirmi yılda, korkmadan, usanmadan, yorulmadan ve kim- seye eyvallah etmeden, Memleketin Siyasal, Sosyal ve kültürel gerçeklerini, yazılı ve sözlü olarak, anlaşılır bir dil ile okurlara tarafsız bir şekilde anlatan tanıdığım on Şairden birisiniz. Tepki alacağımı bile-bile bunu bir insanlık gereği hiç tereddüt etme- den her zaman ve her yerde dile getiririm. -----Ben kırk yıldır Türk Ulusal Edebiyatımıza hizmet etmekteyim. Şiirlerimde eksik kafiye ve ya bir redif eksik olsa bir hafta uyuyamam. Bunu sizde yakınen bilmektesiniz. İşte bu yüzdendir ki Zat-i alinizin emeğine şapka çıkarıp ve ayakta alkışlıyorum. Yaradan sayınızı artırsın. Tekrar Kitabınız hayırlı ve uğurlu olsun. Ve burada yedi sülalem de duysun... -----Her zaman ve her yerde mevcudiyetiniz daim ve yolunuz hürişan olsun. Saygılarımla. --------OZAN ÇAKIROĞLU---------
Değerli üstadım, saygıdeğer hocam; şahsım adına düşüncelerinizi beyan ettiğiniz bu kıymetli cümleleriniz ile beni ziyadesiyle mutlu ve onore ettiniz. Çok teşekkür eder, şükranlarımı sunarım. Biz ki Cumhuriyet'in evlatları olarak Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün izinden giderek ilerlemeyi, kendimizi geliştirmeyi, yeni nesillere örnek olmayı ilke edindik. Bu amaç ile edebiyatımıza sunmuş olduğum eserime verdiğiniz destekten ötürü bir kez daha teşekkür ederim. Selam ,saygı ve hürmetlerimle...
******ESSELAMÜN ALEYKÜM DOSTLAR--YARENLER****** -----Şiirlerini beğeni ile okuduğum, ve kendisine saygı duyduğum, ufku geniş, oldukça feraset sahibi ve Cumhuriyetimizin yetiştirdiği ender Şairelerimizden Hatice OLKUNER'in TUTUKLU GÜLÜŞLER adlı Şiir kitabı yayımlandı. Kitap 160 sayfadan oluşmakta ve her muhteviyatta yazılıp kombine edilmiş Şiirler Kervanı Maşrıktan-Mağribe doğru yol almaktadır. -----Hatice Olkuner ustamızın, gönül sesiyle mısralara yansımış anlam ve çeki- ciliğiyle okurları mest eden Şiir Kitabı Vatana Millete hayırlı ve uğurlu olsun. -----Buradan muhteviyatı oldukça derin ve anlamlı bir eserini paylaşmaktan Şeref duyarım. Kendilerini hürmetle selamlarım.
GİTTİ DERSİNİZ
Heba oldu yıllar, bitti gençliğim Şefkatsiz gönülde bitmez hiçliğim Sevgiyeydi oysa bütün açlığım Gül değil dikeni tuttu dersiniz
Aldandım o sahte gülen yüzlere Kanmışım asılsız bütün sözlere Şimdi pişmanlığım kalan izlere Sessizce kadere çattı dersiniz
Yârendir gözyaşım uzun geceye Boyun eğdi sabrım onca acıya Can nasıl dayansın dinmez sancıya Çektikleri cana yetti dersiniz
Kederdir umudu hayalden çalan Kullardır yaşamdan sevinci alan Var mıdır dünyada huzuru bulan Yavaşça tükendi bitti dersiniz
Kırgın bu gönlümün ahları ağır Çığlığım yükselir vicdanlar sağır Hadi durma ömrüm eceli çağır Yaşamadan öldü gitti dersiniz
******ESSELAMÜN ALEYKÜM DOSTLAR--YARENLER****** -----Şiirlerini beğeni ile okuduğum, ve kendisine saygı duyduğum, ufku geniş, oldukça feraset sahibi ve Cumhuriyetimizin yetiştirdiği ender Şairelerimizden Hatice OLKUNER'in TUTUKLU GÜLÜŞLER adlı Şiir kitabı yayımlandı. Kitap 160 sayfadan oluşmakta ve her muhteviyatta yazılıp kombine edilmiş Şiirler Kervanı Maşrıktan-Mağribe doğru yol almaktadır. -----Hatice Olkuner ustamızın, gönül sesiyle mısralara yansımış anlam ve çeki- ciliğiyle okurları mest eden Şiir Kitabı Vatana Millete hayırlı ve uğurlu olsun. -----Buradan muhteviyatı oldukça derin ve anlamlı bir eserini paylaşmaktan Şeref duyarım. Kendilerini hürmetle selamlarım.
GİTTİ DERSİNİZ
Heba oldu yıllar, bitti gençliğim Şefkatsiz gönülde bitmez hiçliğim Sevgiyeydi oysa bütün açlığım Gül değil dikeni tuttu dersiniz
Aldandım o sahte gülen yüzlere Kanmışım asılsız bütün sözlere Şimdi pişmanlığım kalan izlere Sessizce kadere çattı dersiniz
Yârendir gözyaşım uzun geceye Boyun eğdi sabrım onca acıya Can nasıl dayansın dinmez sancıya Çektikleri cana yetti dersiniz
Kederdir umudu hayalden çalan Kullardır yaşamdan sevinci alan Var mıdır dünyada huzuru bulan Yavaşça tükendi bitti dersiniz
Kırgın bu gönlümün ahları ağır Çığlığım yükselir vicdanlar sağır Hadi durma ömrüm eceli çağır Yaşamadan öldü gitti dersiniz
********ESSELAMÜN ALEYKÜM BEŞER ALEMİ******* ------ANADOLU KÜLRÜREL DEĞERLERİMİZ YOK OLMAYA DEVAM EDİYOR------ ----Anadolumuzun Tarihsel köklü medeniyeti, 1980 ler den sonra hızla dejenerasyona uğradı. Özellikle Tekelci burjuvazinin Moda ve Filim sektörünü Ülke Sathına hızla yayıl- masıyla genç nesilde kafaların karışmasına neden oldu. Televizyonlar da güzellik yarış- malarının düzenlenmesi ve akabinde moda çılgınlığı Ar-edep, şeref-haysiyet ve bütün ahlak-i değerleri rafa kaldırıldı. ----Anadolu örfü kültürel değerleri bir- bir çökmeye başladı. ilk önce moda rezaletine yenik düştü. Gençlerimiz Maşrikten Mağribe doğru şuursuzca akın etmeye başladı. Ayrıca yanlış Siyasal politikalar sonucunda doğudan-Batıya doğru adeta kavimler göç kervanı katarları oluştu. Köy nüfusunun Şehirlere taşınma sonucunda Anadolu tarihsel köklü kültürümüz oldukça derin yaralar almıştır. Gençlerimiz Metropol Şehirlerde bir sokak kültürüyle yetiş- meye başlamıştır. Bu durum Baba ile oğul--Ana ile Kızı arasında mesafeler oluşturmuştur. Tekelci Burjuvazi bu çarpıklığın adını Kuşak farkı koymuştur??? -----Artık yeni neslimiz Moda ve Filim sektörüne tamamen kayıtsız-şartsız teslim olmuştur. Genç Kızlarımız, Mürşid-i Arif Kadınlara değil, Banu Alkan, Hülya Avşar ve Sibel Canlara özenir olmuştur. Genç Erkeklerimiz Kadir İnanır, Tarık Akan, Yılmaz Güneylere özenir olmuşlardır. Ekranlarda, ben Dünyanın en Gozal ve en Se..si kadınıyam çığırtkanlığı bir virüs gibi yayılmaya başlamıştır. Sokak jargonu Meclis-i Ayan'a kadar ulaşır olmuştur... -----Hepsinden vahimi, Tevhid-i Tedrisat'ın rayından çıkmasıyla başlamıştır. Okullarda Kılık-Kıyafetin serbestliği eğitim ve öğretimde kuralsız ve mizansız neslin türemesine yol açmıştır. Anadolu Aile birliği kökünden sarsmıştır. Anadolu kültürel değerlerinden uzaklaşan yeni neslimiz şiddete meyilli kin, kibir ve nefret salgılar hale gelmiştir. Ve her gün bu olumsuz ve umutsuz gelişmeler hızlanarak artmaktadır. -----Mustafa Kemal Atatürk'ün çıkarmış olduğu TÜRK Medeni kanunu dumura uğradı. İlkelerinden bazıları pasifize edildi. Andımız kaldırıldı. San ki görünmez bir güç adeta Kutlu Cumhuriyetimizle dalga geçiyor. VE-VE-VE Zee kuşağı da kulaklarına küpe takıp, baldır-buduna dövmeler yaptırıp, bar-pavyon geziniyor...Yaradan Ulusal Devletimize zeval vermesin......VESSELAM. -----BİR YORGUN DEMOKRATIN SOLGUN KALEMİNDEN------
*******ESSELAMÜN ALEYKÜM DOSTLAR-YARANLER******** -----Bu Devri Alem'de her türlü eylemsel tavır ve davranışlardan pişmanlık duyulabilinir...Ancak saygı, sevgi ve barıştan asla pişmanlık duyulmaz..... -----Sevgi olmadan saygı, saygı olmadan sadakat, sadakat olmadan huzur ve mutluluk olmaz, olamaz...Bütün bu olguların yaşamsal alanlarda payidar olması için, müspet bilimsel eğitimle Fikri hür, Vicdanı hür ve irfani hür bir nesil yetiştirilmesiyle sağlanabilir... -----Ekonomik, siyasal, sosyal ve kültürel alanlarda, Toplumsal temayülün menzili, Türk Ulusal Milletin barışa dayalı Anayasal haklarının korunup ve kollanmasıyla hür medeniyete kavuşur. Buda Hak, Hukuk ve Adalet Miza- nının adil bir şekilde çalışmasıyla mümkündür....VESSELAM. ---------BİR YORGUN DEMOKRAT KALEMİNDEN--------
BAĞBAN YARALADI GÜL VURDU BENİ
.
Fıtratım Yazılmış, Dehri Virandan
Sadakat Görmedim, Yoldaş Yarenden
Taksirim Ağırdır, Tunçtan-Girandan
Rahmana Sığındım, Kul Vurdu Beni.
.
Maşruktan-Mağribe Sürgün Dediler
Tekaüt Değince, Yorgun Dediler
Hürriyet Deyince, Sargın Dediler
Tacına Sığındım, Dal Vurdu Beni.
.
Ben Bu Devranı, Çözemez Oldum
Rahmet Ummanında, yüzemez oldum.
Derdimi Hünkâra, Yazamaz Oldum
Cambazı, Gambazı Fel Vurdu Beni.
.
Şimdiki Neslimiz, Hadsiz-Hesapsız
Hak-hakikat bilmez, gamsız-tasasız
Kavim-Kardeşine, Arsız--Vefasız
Dostlar Dara Çekti, El Vurdu Beni.
.
Hazana Dönüştü, İlk Bahar-Yazım
Zalimin Zülmünden, gülmüyor yüzüm
Gönlüme Yarendir, Bağlama Sazım
Perde Düzen Tutmaz, Tel Vurdu Beni.
.
Der Vezir, Evrenin Sırrına Erdim
Mürşid-i Kâmil'e, Soframı Serdim
Gülşene Varınca, Bir Gonca derdim
Bağban Yaraladı, Gül Vurdu Beni...
-----OZAN ÇAKIROĞLU-----
.
Özellikle 2015 ler den sonra irticalen yazılmış Koşma, koçaklama ve varsağı türünde
Şiir, destan ve türküler pek rağbet görmemektedir. Görünmez bir üst akıl bilinçli ve
köklü bir şekilde Yeni neslimizi, Anadolu tarihsel kültüründen koparıp ve batı kültürünü
empoze ederek Toplumsal bölünmelere, kaos ve kargaşaya sevk ediyor. Ben de hiç
yılmadan, usanmadan ve inadına-inadına mücadele etmekteyim. Karınca Misali en
azından tarafım bellidir. Cümle okurlara saygılar sunarım...
-----BİR YORGUN DEMOKRAT-----
*****EYY BEŞER ALEMİ*****
.
**Cehalet, kin-kibir-nefret ektikçe, Kaos--kargaşa kaçınılmazdır...
**Nefisler terbiye edilmedikçe, şeref--haysiyet taşınılmazdır...
**Memlekette Hilafet Rüzgârı estikçe, hür medeniyet düşünülmezdir...
**Müspet Fen-Bilimsiz sorunlar çözümsüz, Engeller Aşınılmazdır..
**Bu kulvarda, her konu alenen açık ve dos-doğru yazılınmazdır.
--------OZAN ÇAKIROĞLU---------..
ŞAŞIRMA YOLUNU ZORA DÜŞERSİN
.
Ağyar Ummanında, Coşup Çağlama
Vefasız Dostlara, Gönül Bağlama
Beyhude Yorulup, Boşa Ağlama
İklimin Bozulur, Hara Düşersin.
.
Cehalet Barında, Sürme Sefayı
Namertten uzak dur, bilmez vefayı
Gün gelir yobazdan, yersin tafrayı
Ehtibarın Kalmaz, Zara Düşersin.
.
Tarikat Sülbüyle, Etme Kelamı
Fetbazdan uzak dur, söyler yalanı
Kavim-kardeşinden, kesme selamı
Dostlar Meclisinde, Dara düşersin.
.
Şairin Eylenmez, Gönül Yarası
Hamaset Kulvarı, Değil Burası
Çok yakındır Dünya-mahşer arası
Rahmet Ummanında, sala düşersin.
.
Der Vezir Dostunla Açma Arayı
Çuvaldız-iğneyle, Deşme Yarayı
Hakikat Yolunda, Bozma Sırayı
Şaşırır Yolunu, Zora Düşersin...
----OZAN ÇAKIROĞLU----
******ESSELAMÜN ALEYKÜM BEŞER ALEMİ******
----Ben de beşer olduğumdan dolayı, arada bir de olsa magazin programlarına
göz atıyorum. Bu gün lanet bir Televizyon kanalında Kadınların orasından, bura-
sından bahsediliyordu. Konuşan Kadın, konuşulan Kadın. Vucudunun muhteşem
olduğunu ve tam 90--60--90 ölçülerinde seyrediyormuş-mış. Bu rezaleti alkışlayan
Yine Kadınlar. Bu nasıl bir anlayıştır. bu nasıl bir aymazlıktır, bu nasıl bir yozlaşmadır
anlamak mümkün değil.
----Ülkemiz de Kadınlarımız genelde Erkeklerin hakaret ve şiddetine maruz kaldıklarını
dile getirirler. Ben de Şiirlerimde zaman-zaman dile getirmekteyim. Ancak bu moda ve
Film sektörüne esir olmuş Kadınların her zaman ve her ortamda hemcinslerini bu kadar
küçümseyip, aşağılamalarına ne demeli. Neden Kadın Şair ve yazarlarımız bu vahim
ve rezil konunun üzerine gitmiyorlar??? Neden kendilerini--kendilerine ezdiriyorlar???
----Gençlerimiz evlenirken (( Osmanlı Sarayında olduğu gibi, yani Valide Sultanların
Saray hamamın da Şehsade'lere cariye seçerken miskal-miskal ölçer öğle zifaf odasına
gönderirlerdi)) bizim gençlerimiz de MEZRO elinde mi gezsinler. Mustafa Kemal Atatürk
Türk Ulusal Medeni yasamızı beyhude mi çıkardılar.
----Türk Ulusal Devletin temelinde Aile çok önem arz etmektedir. Anadolu kültür ve değer-
lerini bu kadar dejenere etmeye kimsenin haddi ve hakkı değildir. Top-yekün, bir beraber
Kutlu Cumhuriyet değerlerine sahip çıkmalıyız. Bu Kutlu Vatan Hepimizindir...
----Eyy Yüce Türk Ulusal Kadınlarımız, Anamız Eşimiz, Kardeş-Bacımız, Gelin-Kızımız Şeref
Tacımız öğle üç-beş çapulcuya kendinizi ezdirmeyiniz. Sizlerin her biri Hz. Havva'dan olma
Zübeyde Hanımsınız. Kara Fatma, Şerife Bacısınız. Nene Hatun-Satı Kadınsınız, Siz Gökçe
Suna-Bedriye Gökmensiniz. Doktor Asuman, Öğretmen Halide Ediplersiniz. Daha nice-nice
Şehit olmuş Yiğit Karamanların gönül sultanlarısınız. Sizler Tekelci Burjuvazinin Moda ve
Reklam sektörüne alet olamazsınız...Kahrolsun 90-60--90 zihniyeti........
------------YORGUN BİR DEMOKRATIN SOLGUN KALEMİNDEN------------
Arpa Ufalanır Aş oldum sanır
Hindi tardan düşer, kuş oldum sanır
Cahil-cühelaya, gaz verme kardaş
Kendini Devrana, Baş oldum sanır...
******ESSELAMÜN ALEKÜM BEŞER ALEMİ******
.
----Şöyle bir Şiir sitelerini gözer eyledim. Genelde **Aşk-meşk** üzerine icra
edilmiş. Özellikle kırk yaş altı Şair ve Şaireler duygusal konulu ve gönül ilişki-
lerini dillendirmişler. Memleket meseleleri umurlarında değil. Gökten Rahmet
yerine *ZAM* yağıyor, onlar sıcak yağmur sanıyorler. Vallahi neslimiz Dünya'nın
rengine kapılmış gidiyorlar...
----Dedim bir benden dinleyin *AŞK*ın faziletini...
.
AŞK Yıllanmış Şaraba Benzer
Serdarı Yolundan, Evirir Gider
Badeyle yoğurur, gözerden süzer
Hallaç Pamuğuna, Çevirir Gider.
.
Acıyla Yoğrulur, Aşkın Mayası
Abdala Vuslattır, Hayal Rüyası
Şafakta Dökülür, Meşkin boyası
Aklını Başından, Sıyırır Gider.
.
Yüreğin Daralır, Ufkun Bulanır
Gözlerin Körelir, Dilin Dolanır
Serinde Fırtına, Arşa Dayanır
Kavim-kardeşinden, ayırır gider.
.
Sırtına Heybeli, Semer Vurulur
Gönül Tezgâhında, dertler örülür
İklimin Bozulur, Beden Yorulur
Hazan Yeli Gibi, Savurur Gider.
.
Çakıroğlu, Olmaz Aşkın Fermanı
Abdala Yaktırır, Hasat-Harmanı
Ne Lokmanı vardır, Ne de dermanı
Yüreğin Köz Gibi, Kavurur Gider...
----OZAN ÇAKIROĞLU-----
*****KÜLTÜREL YOZLAŞMA*****
---Kültürel yozlaşma, Toplumun ortak ve kominal yaşam alanlarında. sosyal iletişim
ve ahlak-i değerlerin zayıflaması ve dejenere olmasıdır...
---Kültürel yozlaşma, Toplumsal, Kamusal, Sosyal yaşamsal devinimde birlikteliğin
ve dayanışmanın olumsuz olarak etkilenmesidir. Ve akabinde bireylerin kendi bölge-
sel örfi ve geleneksel değer yargılarının tamamen iflas etmesidir...
---Sonucunda neme lazımcılık, bana necilik, aman sendecilik, her kes işine baksıncılık,
başına buyrukçuluk ve her türlü aymazcılık salgın bir virüs gibi bütün Memleket sathına
çoktan yayılmıştır. Görünmez bir üst akıl, bu Ulusal zafiyeti istediği yönde ve alanda
her fırsatta kullanmaktadır...VESSELAM.
------BİR YORGUN DEMOKRAT------
ARZINI MEVLAYA YAZ GİZLİ KALSIN
.
İnsan Hasıl Oldu, Adem'den Beri
Haram Yemeseydi, Cennet'ti Yeri
Görünmez oldular Cin-şeytan-peri
Bunların Sırrını, Çöz Gizli Kalsın.
.
Yalan Dünya'nın, Tasası Bitmez
Takvalar Hakikat Yolunda Gitmez
Gülşensiz Bahçenin Bülbülü Ötmez
Yürekte Kavrulan, Köz Gizli Kalsın.
.
Haktan Geldiğini, İnkâr Eyleme
Nursuzu gönlüne, Hünkâr Eyleme
Hayır Hasenatın, Şikâr Eyleme
Asalet-Zarafet, Öz Gizli Kalsın.
.
İsyan Etme Kader-Kısmet-Bahtına
Nadanı Kondurma, Gönül Tahtına
İnanma Fetbazın, Yemin-Ahtına
Yobazdan-aymazdan Söz gizli kalsın.
.
Hayır, Hasenatlı, Kul Yaman Olur
Bülbüller Çağlarsa, Gül yaman olur
Vuslat Şafağında, Hal Yaman olur
Aslın-Asaletin, Ruz Gizli Kalsın.
.
Çakıroğlu Der ki, Sağlam Duralım
Zalimin zülmünden, hesap soralım
Barış Dergâhını, Hakça Kuralım
Arzını Mevla'ya, Yaz Gizli Kalsın...
----OZAN ÇAKIROĞLU----
.
Anlayana Sivri Sinek Saz,
Anlamayana benim sözüm az...
***BİZİM En büyük Ulusal sorunumuz, her zaman ve her yerde nereden
nereye ne amaçla ve nasıl yürüyeceğimiz bilmiyor olmamızdır*****
***Ancak daha da vahimi olanı? Asla ve kata bu yaşamsal devinim
norumlarına kavuşamayız düşüncesine kapılmamızdır...
---------OZAN ÇAKIROĞLU-----------
*****SOSYAL REALİZM*****
Ulusal Edebiyat, Felsefi ve her türlü sanatsal etkinliklerin, her hangi bir
Siyasal kuruma bağlı olmadan, Fikri hür, vicdani hür ve irfani hür bir şekilde
Tarihsel devinime iz düşülmesidir....
-----OZAN ÇAKIROĞLU------
*****SOSYAL REALİZM*****
Ulusal sosyal ve kültürel etkinliklerin, Edebiyat, Felsefi ve her türlü sanatsal
Çalışmaların her hangi bir Siyasal kuruma bağlı kalınmadan, Fikri hür, Vicdanı
hür, ve irfani hür bir şekilde Tarihsel devinime iz düşülmesidir...
-------OZAN ÇAKIROĞLU------
*****SOSYAL REALİZM*****
Ulusal Edebiyat ve felsefi etkinliklerin ve sanatsal çalışmaların, her hangi
bir Siyasal kuruma bağlı kalmadan, sosyal ve kültürel sorunları Fikri hür,
Vicdani hür ve irfani hür bir şekilde Şiirde, tiyatroda ve benzeri toplumsal
faaliyetlerin Tarihsel devinime iz düşülmesidir....
------OZAN ÇAKIROĞLU-------
****SOSYAL REALİZM****
Ulusal alanda Edebiyat-Felsefe-Şiir ve her türlü sanatsal çalışmaların,
her hangi bir siyasal kuruma bağlı kalmadan, Fikri hür, vicdani hür ve
irfani hür bir şekilde Toplumsal, sosyal ve kültürel sorunları Şiir, Tiyatro
ve her türlü sanat etkinliğiyle Tarihsel devinime iz düşülmesidir...
------OZAN ÇAKIROĞLU-----
*******YURSEVERLER KÖŞESİ********
----Burası adı gibi, Ulusal Vatan ve bayrağını gönülden seven. Atatürk devrim
ve bütün ilkelerini benimsemiş ve sahiplenmiş fikri hür, vicdani hür, irfani hür
Dini ve mezhebi hür sosyal realistlerin köşesidir.
----Burası Toplumsal, Siyasal, Sosyal ve kültürel meseleleri aktüelleştiren ve
çözümsel arayış metotlarını güncelleştiren bir sitedir.
-----Burası ahbap-çavuş ilişkilerinden uzak, geçiyordum uğradım. Bir selam
ile gönülleri yağladım, çıkar-menfaat sağladım. Uhrevi fikir ve duygularla cahil
avladım, yalancı takvaların fetvalarıyla ağladım ve benzer tavır ve davranış
devinimi içerisinde olan mevcudiyetlerin yeri değildir...VESSELAM.
-----------OZAN ÇAKIROĞLU------------
.
****EYVALLAH KİRAZ HANIM KARDEŞİM****
-------Burası Fikri hür, Vicdani hür, irfani hür. Dini, Mezhebi ve ırkı hür
Cumhuriyet değerlerine sahip çıkan Vatan-Bayrak sevenlerin köşeşidir..
-----Burada ahbap-çavuş ilişkilerine, gıybet, palavra, bühtan ve şatafata
asla fırsat verilmez. Burası geçiyordum uğradım, sevdim, övdüm yağladım.
Öyle tırışkadan gönül avladım, Kin, kibir ve egoyla coşup çağladım köşesi
hiç değildir...Burası kendi iç dinamiğle aktüelleşen, Toplumsal, siyasal, sosyal
ve kültürel meseleleri güncelleyen temeli sağlam sosyal realistlerin köşesidir.
-----Buraya kini kibrinden arınmış, egosundan sıyrılmış, Ulusal vatan için koşup
yorulmuş, Muasır-çağdaş medeniyetle durulmuş, Atatürk ilke ve devrimlerine
gönülden sarılmış cümle mevcudiyetler yazabilir. SAYGILARIMLA
-------------OZAN ÇAKIROĞLU---------------
Güzel inssnlarin yurdunu sevenlerin köşesi
ANADOLU KAN AĞLADI
Memleket yanıyor, birlik zamanı
Tabiat kükredi, vermez amanı
Felaket ayırmaz Dini, imanı
Anadolu kavruldu kan ağladı.
Bu Devri Aleme, Geldi Ahirler
Faylar Yarıldı, Yıkıldı Şehirler
Denizler kabardı coştu Nehirler
Şubatın Şafağında Tan Ağladı.
Deprem Memleketi kastı, kavurdu
On Kenti Bir anda Yıktı, Savurdu
Binlerce Bedeni Candan Ayırdı
Kavimi, kardeşi Yad El Ağladı.
Halep'i Yokladı Hatay'a Geçti
Maraş'ı, Antep'i kurban'mı seçti
Ülkemin Başına Ne haller açtı
Barajlar köpürdü Göl ağladı.
Urfa dan Kilis'e Uğradı Yolu
Taa Diyarbakır'a uzandı kolu
Ölenlerin hepsi Yaradan kulu
Mümin Münafık her kul ağladı
Ana, Baba ölmüş Çocuklar Yetim
Hükümet Saray'da indirdi Hatim
Böyle bir Tufan'da olunmaz Metin
Çiçekler Feryat Etti Gül Ağladı.
Zalim zelzele kimden aldın fermanı
Yurdumu Eyledin Kaos Harmanı
Kalmadı Milletin Takat, Dermanı
Analar Ağıt yaktı Dil Ağladı.
Ulusum tek yürek yardıma koştu
Gönüller Birleşti, Bağışlar taştı
Siyaset Akvamı Yolundan şaştı
Monarşi Perişan, Sol Ağladı.
Der Vezir Memleket Perişan oldu
Zalim Felek Vurdu, Ocaklar söndü
Yüreğim Kanıyor, Gözlerim doldu
Maşrük'tan Mağribe her can ağladı...
------6 Şubat acısı kalbimizden hiç çıkmadı. ilk gün ki gibi bağrımızı yakmaktadır.
Deprem de yakınlarını kaybedenlere tekraren başsağlığı diler, Cümle Merhumlara
Yaradan Rahmet eylesin, Ruhlar Şad, Mekânları Cennet olsun. Yüce Mevlamız
bir daha Memleketimiz böyle acılar göstermesin.
-------OZAN ÇAKIROĞLU-------
*****BİLİM BEĞENMEZ*****
Halaç Pamuğundan, Çuval Dokumuş
Gelir Köyümüzde, Kilim Beğenmez,
Şıhlar Tekkesinde, Ebcet Okumuş
Mürşit Dergâhında, ilim Beğenmez.
.
Haramla Beslenmiş, Uzamış Kolu
Yitirmiş-Edebi, Yordamı Yolu
Sanısın Sırtında, Dağarcık Dolu
Lehçesi Zerzebil, Dilim Beğenmez.
.
Elinde Asası, Dervişan Gezer
Fetvası bühtandır, bakışı nazar
Kavim-kardeşini, eğlemiş bizar
Erenler ceminde, Kâmil beğenmez.
.
Elinde Kuran-ı Tutar Tersine
Sayınca bayılır, Dolar sesine
Yüz sürer Şıhların, etek-fesine
Mezheb-i belirsiz, Dinim beğenmez.
.
Kuşatmış Mürid-i, Nursuz Fetvası
Tutkuya Dönüşmüş, Cübbe markası
Yere paspas olmuş, kudret hırkası
Ayan Meclisinde, Talim Beğenmez.
.
Çakıroğlu Yazdı, Doğrudur Sözü
Aslına Meyildir, Sağlamdır Özü
Kürsüden haykırır, bir fellah dürzü
Hidayet Yolunda, Alim Beğenmez...
-----OZAN ÇAKIROĞLI-----
*****BİZİM ALİ CABBAR*****
Hamama Gider, Kurna Beğenmez
Düğüne Gider, Zurna Beğenmez
Kâbe'ye Gider, Hurma Beğenmez
Rahmet Gölünde, yüzmeyi bilmez
Havada Uçan, Turna Beğenmez....
EVRENDEN İBRET ALMAYI ÖĞREN
Ağustos Ayında Buğday Ekilmez
Gül Dikenli Diye, Gülşen Sökülmez
Ölmeden Beşere, Kefen Biçilmez
Mürşitten Nasihat, Almayı Öğren.
.
Aşkın Deryasında, Açılıp Yüzme
Gül Açmıyor Diye, Bülbüle Kızma
Hak-Hakikatı Bil, Yolundan Azma
Arifler Ceminde, Dolmayı Öğren...
-----OZAN ÇAKIROĞLU-----
*****ÜNLÜ EDEBİYATÇIMIZ ALEV ALATLI'yı KAYBETTİK*****
----Türk Ulusal Edebiyatımız bir büyük değerini daha kaybetti.
Her yasal hak helal değildir ve olamaz sözüyle gönüllerimiz de unutulmaz
bir iz bırakan, eserleriyle, konuşmalarıyla Milletimize ve insanlığa derin bir
ufuk çizen. Münevverliğin hakkını veren değerli Alev ALATLI Hanımefendiye
Allah rahmet eylesin, Ruhu şad mekânı Cennet olsun. Cümle sevenlerinin
başı sağ olsun. Yaradan Aile ve yakınlarına sabrı cemil ihsan eylesin....
-----------OZAN ÇAKIROĞLU-----------
MEVLAYA ARZIMIZ VARDIR
Hazreti İbrahim, Savruldu Nar'da
Musa'yı Ararsan, Bulursun Tur'da
İsa'yı Sorarsan, Kanatlı Dar'da
Bu Devri Alem'de Tezimiz vardır.
Hazreti Muhammed Hakkın nurudur
İslam Aleminin, Solmaz Gülüdür
Hakkın, Hakikatın Doğru Yoludur
Vacibi, Sünneti, Farzımız Vardır.
Allah'ın Arslan'ı, Hazreti Ali
Onunla Çağladı, İslam'ın Yolu
Küffara Balyozdu, Kudreti Kolu
Masumu koruyan tarzımız vardır.
Devrim'le Dokuduk, Asri Nakışı
Bilim'le Yayladık Düzü, Yokuşu
Marifet Yolun da Mana Bakışı
Devran'da İrşad-i Fazımız vardır.
Anadolu Vatan, Türkçe Dilimiz
Maşrikten Mağribe uzar yolumuz
Mustafa Kemal'dir Bizim Velimiz
Uğruna Verecek, Serimiz Vardır.
Hür Cumhuriyet'te, Vücut Bulalım
Ya Muhammed deyip Hakka varalım
Dört Kitap'ta Haktır, Himmet alalım
Tafsilatlı Otuz Cüzümüz Vardır.
Der Vezir, Türk oğlu Türk'tür özümüz
Her Vakit Mevla'ya Döner Yüzümüz
Hürriyet Marşları, Çalar Sazımız
Gönül'den Gönül'e, Arzımız vardır..
OZAN ÇAKIROĞLU
******MUHTEREM HATİCE HANIM*****
----Eyvallah kardeşim, Yayımlanmış Kitabınızı tekraren gönülden kutlarım. Vatana,
Millete hayırlı olsun. Son yirmi yılda, korkmadan, usanmadan, yorulmadan ve kim-
seye eyvallah etmeden, Memleketin Siyasal, Sosyal ve kültürel gerçeklerini, yazılı
ve sözlü olarak, anlaşılır bir dil ile okurlara tarafsız bir şekilde anlatan tanıdığım on
Şairden birisiniz. Tepki alacağımı bile-bile bunu bir insanlık gereği hiç tereddüt etme-
den her zaman ve her yerde dile getiririm.
-----Ben kırk yıldır Türk Ulusal Edebiyatımıza hizmet etmekteyim. Şiirlerimde eksik
kafiye ve ya bir redif eksik olsa bir hafta uyuyamam. Bunu sizde yakınen bilmektesiniz.
İşte bu yüzdendir ki Zat-i alinizin emeğine şapka çıkarıp ve ayakta alkışlıyorum.
Yaradan sayınızı artırsın. Tekrar Kitabınız hayırlı ve uğurlu olsun. Ve burada yedi
sülalem de duysun...
-----Her zaman ve her yerde mevcudiyetiniz daim ve yolunuz hürişan olsun. Saygılarımla.
--------OZAN ÇAKIROĞLU---------
Değerli üstadım, saygıdeğer hocam;
şahsım adına düşüncelerinizi beyan ettiğiniz bu kıymetli cümleleriniz ile beni ziyadesiyle mutlu ve onore ettiniz. Çok teşekkür eder, şükranlarımı sunarım.
Biz ki Cumhuriyet'in evlatları olarak Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün izinden giderek ilerlemeyi, kendimizi geliştirmeyi, yeni nesillere örnek olmayı ilke edindik.
Bu amaç ile edebiyatımıza sunmuş olduğum eserime verdiğiniz destekten ötürü bir kez daha teşekkür ederim.
Selam ,saygı ve hürmetlerimle...
İBLİSE UYMA ASLINA DÖN
.
Dön Güzel Kardeşim, Özüne Dön
Kışı Neylersin, Bahar Yazına Dön
Kevser Denilen, Kutlu Pınarın
Billur Gibi Çağlayan, Gözüne Dön...
-----OZAN ÇAKIROĞLU------
******ESSELAMÜN ALEYKÜM DOSTLAR--YARENLER******
-----Şiirlerini beğeni ile okuduğum, ve kendisine saygı duyduğum, ufku geniş,
oldukça feraset sahibi ve Cumhuriyetimizin yetiştirdiği ender Şairelerimizden
Hatice OLKUNER'in TUTUKLU GÜLÜŞLER adlı Şiir kitabı yayımlandı. Kitap
160 sayfadan oluşmakta ve her muhteviyatta yazılıp kombine edilmiş Şiirler
Kervanı Maşrıktan-Mağribe doğru yol almaktadır.
-----Hatice Olkuner ustamızın, gönül sesiyle mısralara yansımış anlam ve çeki-
ciliğiyle okurları mest eden Şiir Kitabı Vatana Millete hayırlı ve uğurlu olsun.
-----Buradan muhteviyatı oldukça derin ve anlamlı bir eserini paylaşmaktan
Şeref duyarım. Kendilerini hürmetle selamlarım.
GİTTİ DERSİNİZ
Heba oldu yıllar, bitti gençliğim
Şefkatsiz gönülde bitmez hiçliğim
Sevgiyeydi oysa bütün açlığım
Gül değil dikeni tuttu dersiniz
Aldandım o sahte gülen yüzlere
Kanmışım asılsız bütün sözlere
Şimdi pişmanlığım kalan izlere
Sessizce kadere çattı dersiniz
Yârendir gözyaşım uzun geceye
Boyun eğdi sabrım onca acıya
Can nasıl dayansın dinmez sancıya
Çektikleri cana yetti dersiniz
Kederdir umudu hayalden çalan
Kullardır yaşamdan sevinci alan
Var mıdır dünyada huzuru bulan
Yavaşça tükendi bitti dersiniz
Kırgın bu gönlümün ahları ağır
Çığlığım yükselir vicdanlar sağır
Hadi durma ömrüm eceli çağır
Yaşamadan öldü gitti dersiniz
Hatice Olkuner
******ESSELAMÜN ALEYKÜM DOSTLAR--YARENLER******
-----Şiirlerini beğeni ile okuduğum, ve kendisine saygı duyduğum, ufku geniş,
oldukça feraset sahibi ve Cumhuriyetimizin yetiştirdiği ender Şairelerimizden
Hatice OLKUNER'in TUTUKLU GÜLÜŞLER adlı Şiir kitabı yayımlandı. Kitap
160 sayfadan oluşmakta ve her muhteviyatta yazılıp kombine edilmiş Şiirler
Kervanı Maşrıktan-Mağribe doğru yol almaktadır.
-----Hatice Olkuner ustamızın, gönül sesiyle mısralara yansımış anlam ve çeki-
ciliğiyle okurları mest eden Şiir Kitabı Vatana Millete hayırlı ve uğurlu olsun.
-----Buradan muhteviyatı oldukça derin ve anlamlı bir eserini paylaşmaktan
Şeref duyarım. Kendilerini hürmetle selamlarım.
GİTTİ DERSİNİZ
Heba oldu yıllar, bitti gençliğim
Şefkatsiz gönülde bitmez hiçliğim
Sevgiyeydi oysa bütün açlığım
Gül değil dikeni tuttu dersiniz
Aldandım o sahte gülen yüzlere
Kanmışım asılsız bütün sözlere
Şimdi pişmanlığım kalan izlere
Sessizce kadere çattı dersiniz
Yârendir gözyaşım uzun geceye
Boyun eğdi sabrım onca acıya
Can nasıl dayansın dinmez sancıya
Çektikleri cana yetti dersiniz
Kederdir umudu hayalden çalan
Kullardır yaşamdan sevinci alan
Var mıdır dünyada huzuru bulan
Yavaşça tükendi bitti dersiniz
Kırgın bu gönlümün ahları ağır
Çığlığım yükselir vicdanlar sağır
Hadi durma ömrüm eceli çağır
Yaşamadan öldü gitti dersiniz
Hatice Olkuner
********ESSELAMÜN ALEYKÜM BEŞER ALEMİ*******
------ANADOLU KÜLRÜREL DEĞERLERİMİZ YOK OLMAYA DEVAM EDİYOR------
----Anadolumuzun Tarihsel köklü medeniyeti, 1980 ler den sonra hızla dejenerasyona
uğradı. Özellikle Tekelci burjuvazinin Moda ve Filim sektörünü Ülke Sathına hızla yayıl-
masıyla genç nesilde kafaların karışmasına neden oldu. Televizyonlar da güzellik yarış-
malarının düzenlenmesi ve akabinde moda çılgınlığı Ar-edep, şeref-haysiyet ve bütün
ahlak-i değerleri rafa kaldırıldı.
----Anadolu örfü kültürel değerleri bir- bir çökmeye başladı. ilk önce moda rezaletine yenik
düştü. Gençlerimiz Maşrikten Mağribe doğru şuursuzca akın etmeye başladı. Ayrıca yanlış
Siyasal politikalar sonucunda doğudan-Batıya doğru adeta kavimler göç kervanı katarları
oluştu. Köy nüfusunun Şehirlere taşınma sonucunda Anadolu tarihsel köklü kültürümüz
oldukça derin yaralar almıştır. Gençlerimiz Metropol Şehirlerde bir sokak kültürüyle yetiş-
meye başlamıştır. Bu durum Baba ile oğul--Ana ile Kızı arasında mesafeler oluşturmuştur.
Tekelci Burjuvazi bu çarpıklığın adını Kuşak farkı koymuştur???
-----Artık yeni neslimiz Moda ve Filim sektörüne tamamen kayıtsız-şartsız teslim olmuştur.
Genç Kızlarımız, Mürşid-i Arif Kadınlara değil, Banu Alkan, Hülya Avşar ve Sibel Canlara
özenir olmuştur. Genç Erkeklerimiz Kadir İnanır, Tarık Akan, Yılmaz Güneylere özenir
olmuşlardır. Ekranlarda, ben Dünyanın en Gozal ve en Se..si kadınıyam çığırtkanlığı bir
virüs gibi yayılmaya başlamıştır. Sokak jargonu Meclis-i Ayan'a kadar ulaşır olmuştur...
-----Hepsinden vahimi, Tevhid-i Tedrisat'ın rayından çıkmasıyla başlamıştır. Okullarda
Kılık-Kıyafetin serbestliği eğitim ve öğretimde kuralsız ve mizansız neslin türemesine
yol açmıştır. Anadolu Aile birliği kökünden sarsmıştır. Anadolu kültürel değerlerinden
uzaklaşan yeni neslimiz şiddete meyilli kin, kibir ve nefret salgılar hale gelmiştir. Ve her
gün bu olumsuz ve umutsuz gelişmeler hızlanarak artmaktadır.
-----Mustafa Kemal Atatürk'ün çıkarmış olduğu TÜRK Medeni kanunu dumura uğradı.
İlkelerinden bazıları pasifize edildi. Andımız kaldırıldı. San ki görünmez bir güç adeta
Kutlu Cumhuriyetimizle dalga geçiyor. VE-VE-VE Zee kuşağı da kulaklarına küpe takıp,
baldır-buduna dövmeler yaptırıp, bar-pavyon geziniyor...Yaradan Ulusal Devletimize
zeval vermesin......VESSELAM.
-----BİR YORGUN DEMOKRATIN SOLGUN KALEMİNDEN------
*******ESSELAMÜN ALEYKÜM DOSTLAR-YARANLER********
-----Bu Devri Alem'de her türlü eylemsel tavır ve davranışlardan pişmanlık
duyulabilinir...Ancak saygı, sevgi ve barıştan asla pişmanlık duyulmaz.....
-----Sevgi olmadan saygı, saygı olmadan sadakat, sadakat olmadan huzur
ve mutluluk olmaz, olamaz...Bütün bu olguların yaşamsal alanlarda payidar
olması için, müspet bilimsel eğitimle Fikri hür, Vicdanı hür ve irfani hür bir
nesil yetiştirilmesiyle sağlanabilir...
-----Ekonomik, siyasal, sosyal ve kültürel alanlarda, Toplumsal temayülün
menzili, Türk Ulusal Milletin barışa dayalı Anayasal haklarının korunup ve
kollanmasıyla hür medeniyete kavuşur. Buda Hak, Hukuk ve Adalet Miza-
nının adil bir şekilde çalışmasıyla mümkündür....VESSELAM.
---------BİR YORGUN DEMOKRAT KALEMİNDEN--------