İki dudağımın arasına sıkışan bahtsız bir cümlesin sen ey şiir El yordamı bir kelamsın vesselam Göğüs kafesimin altında duran ince bir ağrısın yani benim boynumu büken Düşün ki bilge bir ağaçsın Ve kimseyi göremiyorsun Boyundan sebep Kimin eli deydiyse sana ve kimin sesi düştüyse içine Artık orda kaldı benim aklım aklım Avuç içlerindeki Soba yanıklarında kaldı çocuk ordaki çizgilere bak isterdim nergislere fesleğenlere beslediğimiz kediler Kim bilir yavrulamıştır çoktan yedi leylim bahar olmuştur uzaklarda Ahtım olsun Böyle yazılsın yani yer yarılıp içinde kalmadıysam eğer ve de yerin yedi kat altında değilsem Yüreğim kurusun ki yine yazarım seni ey bahtsız şiir senden evvel ölmezsem eğer....
yüzün eski bir türkü sevdalım, yarim biliyorum gideceksin elden ne gelir gideceksin resimlerini, mektuplarını hatıralarımızı büyüttüğümüz çiçekleri camdaki yağmurumuzu kayan yıldızımızı ter kokularımızı sararmış resimlerimizi bırakıp gideceksin kadınlığını, çıplaklığını kokunu ayak seslerini bırakıp gideceksin sevdalım, yarim giderken kazağını almayı unutma uzaklar soğuk olur.
Doluyum dopdoluyum.. Yağsam dolu gibi yağacağım... Yara açmak istemiyorum kimsenin yüreğine. Onun için bulutlarımı İçimdeki derin bir yerlere çekiyorum.. Ve ardından;
"La ilahe illa entessübhaneke inni küntü minezzalimin"
İki dudağımın arasına sıkışan
bahtsız bir cümlesin sen ey şiir
El yordamı bir kelamsın vesselam
Göğüs kafesimin altında duran
ince bir ağrısın yani benim boynumu büken
Düşün ki
bilge bir ağaçsın
Ve kimseyi göremiyorsun
Boyundan sebep
Kimin eli deydiyse sana
ve
kimin sesi düştüyse içine
Artık orda kaldı benim aklım
aklım
Avuç içlerindeki
Soba yanıklarında kaldı çocuk
ordaki çizgilere bak isterdim
nergislere
fesleğenlere
beslediğimiz kediler
Kim bilir yavrulamıştır çoktan
yedi leylim bahar olmuştur uzaklarda
Ahtım olsun
Böyle yazılsın yani
yer yarılıp içinde kalmadıysam eğer
ve de yerin
yedi kat altında değilsem
Yüreğim kurusun ki
yine yazarım seni
ey bahtsız şiir
senden evvel ölmezsem eğer....
Mızıkacı Çocuk
Hadi;
Al beni,
götür kendine...
Dinmek bilmeyen bu sancı,
Dile gelmeyen bu özlem,
Dirhem dirhem eritiyor beni.
Ne olacaksa olsun artık.....
biz sevmek ile yükümlüyüz...
kavuşmak mı .
onu da Allah bilir.....
Ertaş
Baktığını görmeyen
yaktığını görürmü hiç.....
Anneme şiir yazacak kadar şair değilim.....
yücel
Sen benim en büyük hastalığımsın...
gözlerini görmem gerek....
sevdim seni bir kere......
başkasını sevemem.....
her gece yollarda gözledim seni
inanki gönülden özledim seni
güllerde aradım yakan buseni
unutmam sevgilim unutmam seni....
yüzün eski bir türkü
sevdalım, yarim
biliyorum gideceksin
elden ne gelir
gideceksin
resimlerini, mektuplarını
hatıralarımızı
büyüttüğümüz çiçekleri
camdaki yağmurumuzu
kayan yıldızımızı
ter kokularımızı
sararmış resimlerimizi bırakıp gideceksin
kadınlığını, çıplaklığını
kokunu
ayak seslerini bırakıp gideceksin
sevdalım, yarim
giderken kazağını almayı unutma
uzaklar soğuk olur.
Arkın
bazı insanlar dua gibidir...
görünmez ama dokunur sana...
duyulmaz ama bırakmaz seni...
önce hakkı öğren..
sonra kimin haklı olduğunu öğenirsin....
Hz Ali ( k v )
İnsanoğlu En Çok İhtiyaç Duyduğu Kişiden Öğrenir,
Kimseye İhtiyacı Olmadığını.
ayrı dere yatakları gibiyiz
ikimizde sonsuz deryaya akıyoruz sularımız karışmadan
ölsek haberimiz olmayacak birbirimizden...
kusurlarınızı söyleyen arkadaşlar edinin...
dikkat edin..
kusurlarınızı yalnızca size söyleyen....
tzu
Tüm Işıkları kapatıp
Karanlıkta kaybolalım
Acılarımız görünmesin.......
Toprağın Yağmur Damlasını özlediği gibi özledim ...
unutma;
yollar sadece gitmek için değil,
gelmek içinde var..
Doluyum dopdoluyum..
Yağsam dolu gibi yağacağım...
Yara açmak istemiyorum kimsenin yüreğine.
Onun için bulutlarımı
İçimdeki derin bir yerlere çekiyorum..
Ve ardından;
"La ilahe illa entessübhaneke inni küntü minezzalimin"
diyorum......
Kendime bakıyorum, ama kaybolmuşum.
Kendimi tanırım;
bu gördüğüm ben değilim..
Pessoa
" İnsanlar çok bozdu.
Ben bu düzene ayak uyduramıyorum.
Bu yüzyıl kusma hissi uyandırıyor.
İnsanlık öldü tabutunu kaldıracak insan bulunamıyor..."
Atay
“ kelimeler sadece
onları anlayanlar üzerinde etkilidir...”
auster
sebeplerimi bilmiyorsan
seçimlerimi yargılama...
bukowski
“ Uzak dediğin, önce içinde birikir insanın;
sonrası yalnızca yoldur....”
Ne zaman şehrine yağmur yağsa benden bil
Aşk, gönül işidir, akıl işi değil.
Şems
“Ve le kad fetennellezıne min kablihim
fe le ya’lemennellahüllezıne sadeku
ve le ya’lemennel kazibın.”
ankebut 3
"Artık hiç kimsem yok.
Ne düşüneceğim..
ne geceleri bekleyeceğim..
ne de seveceğim kimse yok.
O sendin."
Angelopoulos
” Gönül uzaklığı vermesin rabbim.
Yol dediğin elbet yürünür...”
". Manzarası ne kadar güzel olursa olsun
seni inciten pencereyi kapat .."