Kültür Sanat Edebiyat Şiir

İki Baharın Valsi
İki Baharın Valsi

karlı bir sabah - kendi başıma, sakura çiçeklerini süpürüyorum

  • başucu şiirleri15.12.2016 - 09:17

    PARAGRAF BAŞI

    Bir roman yazmaya başladığım o gece için.....

    Yalnız bırakma beni bu paragrafın başında
    Bu boşluğu bir masal doldurmaz
    Kanalizasyondan fırlar bir cadı,
    Başını engizisyona çarpar.
    Ölürüz belki ikimiz de ucuz bir aşk romanının sonunda.
    Patlamış mısıra benzerdi senin mısraların
    Isınır ve patlardı
    Beyaz çiçekler açardın sonunda
    Bahar dallarının hatırına beni anla.

    Küçük bir tırtıl gibi büzüştüm yatağımda
    Hep böyle uyudum yıllarca
    Sanırdım,
    Bir gün doğuracak beni bu yatak
    Son ve o en büyük sancıyla
    Sanırdım
    Tanrı bırakmış beni kocaman parmağıyla
    Bir yumuşak çiçeğin ortasına
    İçimde bir kedi durmadan oynardı
    Parmak kızın DNA sarmalıyla
    Alice’den çalıntı gözyaşlarım
    Çiğ taneleri olurdu sabahları yastığımda.
    Ömrüm geçti bir çiçeğe benzemekle
    Hangi hayat süslendi senin için bu kadar.
    Su getirdim perilerine küçücük avuçlarımla
    Beni anla.

    Kurşun kalemin hatırına beni anla
    Razıyım uçsun bu şiir silgi tozlarının kanatlarında.
    Toprağın seviyesine ineceğim
    Anlamalı beni mezarım da
    Bir uyağa takıldım, düşmeye razıyım
    Artık beni anla.

    Annemin bir şiir defteri vardı
    Yaprakları gitgide sarardı
    Hep sararan bir şey olarak kalmışsın aklımda.
    Sanırdım
    Bu dünya karaciğerinden hastadır
    Sanırdım
    Boyama sarışın bir kadındır zaman
    Hep hayatını anlatır.
    Eski bir şiirsin sen, unutulursun, unutma
    Dekolten fazla kaçmasın aman,
    Ayıplar sonra Anadolu yakanı kapa
    Konuşma, konuşmak istemezsen
    Ben konuşurum tavanda koşuşan ışıklarla
    Hep aynı şeyi söylerim
    Beni anla.

    Yeni bir şarkıya başla
    Hem şarkı dediğin şarttır yaşamaya
    Şarka gittin geldim ardından
    Hatırla orada fıskiyesi dönen havuzlar vardı.
    Kalabalık avlular, yüksek duvarlar
    Başımız döndüydü hatırla
    Sürmeleri ne karaydı kadınların
    Herkesi bir yere sürer ya dünya
    Gözlerine sürülmüştü orda kadınlar.
    Belki sen yoktun orda
    Güller vardı.
    Ben bir şair olarak güllerden bıkmamıştım daha,
    Ba ‘su ba’del mevt
    Hayata daha çok vardı
    Beni anla.
    Hatırla tavus kuşları vardı
    Aşık olunca kanatlarından mavi güneşler doğardı.
    Ben doğmamıştım daha hatırla.
    Bak, işte burada.
    Susan kadınlar vardı
    Ben susamamıştım
    Ama herkes içmişti.
    Belki sen yoktun orada.

    Aklımın taş kaldırımlarında dolaşırdı adamlar
    Ayak seslerini dinlerdim
    Perdem aralıktı, ışığım açık
    Nedendir diyordum durmadan
    İnsanın derisine bu kadar güzel bir resim çizmiş Allah
    Sanırdım
    Allah olmasa çöpten adamlar gibi yakışıksız çıkardık
    fotoğraflarda.
    Ağlamıştık
    Boyalarımız aktıkça ferahlamıştık hatırla
    Gözyaşlarımız simsiyahtı
    Sanırdım
    Yanağımın sıcağına göç ediyor kırlangıçlar
    Beni anla.
    Geçti ömrüm iklimden iklime
    Yuva yaptım kaç paket cigaranın bacasına
    Yorgunum, kahvem çamur gibi
    Batmaya da razıyım, artık beni anla
    Yeter ki sen beni
    Hiç yazamayacağım bir romanın kollarına atma.

    Didem Madak

  • başucu şiirleri13.12.2016 - 10:43

    SUSARAK

    Yalan ülkesidir sarıp kuşatırlar kurumla kurulla
    Tünerler üstüne, uzun da sürmüştür kimileyin
    Çoraktır ne şiir ne masal ne türkü
    Bizimle göçmüştür oysa söylencemiz
    Masalımız uyumuştur biz dönesiye
    Sözlerin yurdunu bilenler için
    Bir başka dil saklarız dilimiz içinde

    Silme kıyadır durur alnacımızda çöker eğnimize
    Susarız gözlerimizde binbir iğne
    Resmiyle doludur tarih susarak öldürdüğümüzün
    Örselenmiş susuz solgun zambakları
    Sular diriltiriz söyleşe söyleşe

    Gülten Akın

  • Başucu Şarkıları13.12.2016 - 10:42

    Sia - Angel By The Wings (from the movie 'The Eagle Huntress'

  • nostaljik şarkılar10.12.2016 - 23:30

    Öztürk Serengil -Abidik Gubidik Twist

  • Spiritus Sendrom10.12.2016 - 00:58

    - Nil bu mandalina çekirdekli; ((
    ... Toprağa tükür ağaç olsun ;)))

  • sen hiç ateş böceği gördün mü?10.12.2016 - 00:35

    Fener tutunca dans ediyorlar.. Gülseren'in dilli revolver ;))
    Tesiri uzun süreli, evet tekrar izlenmeli

  • Başucu Şarkıları07.12.2016 - 12:55

    Mohsen Namjoo // Cennetin Rengi

  • seremoni07.12.2016 - 12:50

    ölmüş saadeti karşılaştır yaşayan mutsuzlukla
    günlerin dökümünü yap
    benim senden, senin benden habersiz alıp verdiklerini
    kim bilebilir ikimizden başka?
    sözcüklerin ve sessizliklerin yeri iyi ayarlanmış
    bir ilişkiyi, duyguların birliğini, bir aşkı beraberlik haline getiren
    kendiliğindenliği
    yani günlerimiz aydınlıkken kaçırdığımız her şeyi
    bir düşün
    emek ve aşkla güzelleştirilmiş bir dünya
    şimdi ağır ağır batıyor ve yokluğa karışıyor orada
    ölmüş saadeti karşılaştır yaşayan mutsuzlukla
    Bunlar da bir ise yaramadıysa
    Demek yangında kurtarılacak hiçbir şey kalmamış aramızda

  • seremoni06.12.2016 - 23:24

    Bu şiire başladığımda nerde,
    şimdi nerdeyim?
    solgun yollardan geçtim. Bakışımlı mevsimlerden
    ikindi yağmurlarını bekleyen
    yaz sonu hüzünlerinden
    gün günden puslu pencerelere benzeyen gözlerim
    geçti her çağın bitki örtüsünden
    oysa şimdi içimin yıkanmış taşlığından
    bakarken dünyaya
    yangınlarda bayındır kentler gibiyim:
    çiçek adlarını ezberlemekten geldim
    eski şarkıları, sarhoşların ve suçluların
    unuttuklarını hatırlamaktan
    uzak uzak yolları tarif etmekten
    haydutluktan ve melankoliden
    giderken ya da dönerken atlanan eşiklerden
    Duyarlığın gece mekteplerinden geldim
    Bütünlemeli çocuklarla geçti
    gençliğimin rüzgara verdiğim yılları
    dokunmaların ve içdökmelerin vaktinden geldim.

    Bu şiire başladığımda nerde,
    şimdi nerdeyim?
    yaram vardı. bir de sözcükler
    sonra vaat edilmiş topraklar gibi
    sayfalar ve günler
    ışık istiyordu yalnızlığım
    Kötülükler imparatorluğunda bir tek şiir yazmayı biliyordum
    İlerledikçe... Kaybolup gittin bu şiirin derinliklerinde
    Aşk ve Acı usul usul eriyen bir kandil gibi söndü
    daha şiir bitmeden. Karardı dizeler.
    Aşk... Bitti. Soldu şiir.
    Büyük bir şaşkınlık kaldı o fırtınalı günlerden

  • Spiritus Sendrom05.12.2016 - 10:33

    Üç tutku yönlendirdi hayatımı:

    “Sevgi açlığı,
    bilgi arayışı
    ve insanlığın acılarına yönelik dayanılmaz bir merhamet”.

    Aşk ve bilgi göklere yükseltti; ama merhamet beni her seferinde çekip yere indirdi.

    İşte hayatım böyle geçti; yaşanmaya değer bulduğum…

    *Bernard Russel