''Karadeniz bölgesinin büyük bölümünde Çürük veya Çürüklük Ayı adıyla bilinen bu ay geçmişte yazın en sıcak dönemi olmasına karşık aşırı yağmur yağışı ile birlikte oluşan nemin her şeyi çürütmesiydi. Yörede bu dönemde ekilen hiçbir şeyin tutmayıp çürüyeceğine hatta yaraların bile iyileşmeyeceğine inanılmaktaydı.''
Havanın yüzünde bir sürü leylek, ak leylek
Zambaklar gibi açılmış
Ne diyordu Türkmen karısı
Leyleğin ayağı kırmızı deynek.
''Bazı şarkılar sonmuş gibi
Bazı şarkılar oymuş gibi
Bi' denizcinin evine dönmesi, kırlangıçların umrunda olmaz
Şimdi kuş vuran bir sapan kadar merhametsiz sensizlik
Ait olmadığım bi denizin tam ortasındayım
Yüzeceğim sana varana kadar kulaçlarım
Neredesin söyle?''
''Hayatta ne kadar gül dikeni varsa o kadar da paradoks vardır''
bit vardır bit. :)
14 Ağustos - 13 Eylül
''Karadeniz bölgesinin büyük bölümünde Çürük veya Çürüklük Ayı adıyla bilinen bu ay geçmişte yazın en sıcak dönemi olmasına karşık aşırı yağmur yağışı ile birlikte oluşan nemin her şeyi çürütmesiydi. Yörede bu dönemde ekilen hiçbir şeyin tutmayıp çürüyeceğine hatta yaraların bile iyileşmeyeceğine inanılmaktaydı.''
yakından bakarsan hepsi bir şiir
günbatımı...
ova..göğ..dağ
c..s..e
bir gemiydi benim sevdiğim
yelkeninde bir beyaz gül ah güzelim
dumanında sevda sözleri
Eksik bir şey mi var? hayatımda
Gökyüzü bazen, ciğerime doluyor
ilkgüz rüzgarı kanatlarımıza üfler ve şöyle der, evine sevdiklerine dön.
Dürer'in tavşanı bu demedi demeyin.
Hadi benim genç tavşanım bize bir niyet çek
Her zaman trajik bir şekilde beraber olacağız. ;)