Kapıldım gidiyorum bahtımın rüzgarına Ey ufuklar diyorum yolculuk var yarına Ayrılık görünmüşken yar tutmuyor elimden Misafirim bu gün ben gurbet akşamlarına...
-Batı'nın kendine has buhranları var...Mesela Türkiye'de roman türü niye gelişmemiş? Roman türü buhranlı toplumların eseridir...Dolayısıyla bizde roman bir Fransız,bir Rus kadar tekamül etmemiştir...Sosyal çalkantılar da öyle...Biz büyük buhranlar yaşayan bir toplum değiliz...İslami silsilede,daimi şekilde istikralı yaşadık...
-Bizim buhranımız Batı buhranı gibi değil...
-Tabii,tabii...Yani biz,İslam'ın hakikatleri çizgisinde yaşadığımız sürece bir buhran yaşamadık...Çünkü İslam komple bir sistem olarak bu buhranların hepsini ekarte etti...Ama tam bir model olarak uygulandığı sürece...
-'Ne mutlu Türküm' demek zorunda değil herkes...Eskiden Osmanlı yıkılırken bile büyükte diyorum ben...Büyüktü,hiçbir zaman küçülmeden yıkılıp yok oldu gitti Osmanlı...Ve o zamana kadar bir Kürt sorunu yoktu...Kayda değer hiçbir surette Kürt sorunu yok...Kürt sorunu ne zaman başlıyor? Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurulduğunda...Neden? Çünkü seküler değerlere dayanan bir cumhuriyet kuruluyor ve milliyetçi değerlere,etnik kimliğe...
-Batıcı millliyetçi anlayışa...
-Tabii...Zaten bu etnik kimlik anlayışını bize kim soktu içimize? Batı soktu...Etnik kimlik bilinci...Yani Kürtlük,Türklük,Lazlık,Araplık...Osmanlıda böyle bir şey yok...Osmanlı'da bizi birbirimize bağlayan ebedi soluklar vardı...Mezar ötesi emellerimiz vardı...Maveraya olan aşkımız vardı...Hep beraber Sarıkamış'ta,Galiçya'da,Kafkasya'da bunun için öldük...Şimdi peki bu sapkın laiklik anlayışıyla,potasından çıkmış seküler laiklik anlayışıyla ve Atatürk milliyetçiliğiyle nereye varacaksınız? İşte vardığınız yer...Ülke bölünmenin eşiğine geldi...
...
-Genelkurmay hiçbir zaman Amerika'ya hakiki manada itiraz edemez...Kısmi itirazlar olabilir ama radikal bir şekilde Amerika'nın karşısına geçemez...Bizim askeri istihbarat sistemimizi,Milli İstihbarat Teşkilatını,NATO bünyesindeki yapılanmayı,Amerika'dan getirilen askerler,bunların komuta kademelerine yükselmesi...Hepsi Amerika'dan! Hayır,nasıl bir itiraz edecek yani? Generallerimiz gidip Amerika'dan nişan alıp geliyor...Madalya alıp geliyorlar yani! '
Çayır çimen geze geze
Oldum ben bir geveze
Kızına meyil verdim
Darılma hanım teyze
Pencereden kuş uçtu
Yandı yürek tutuştu
Yanma yüreğim yanma
Ayrılık bize düştü
Simidimin tablası
Geldi düğün haftası
Gelin olacağım diye
Nedir bunun tafrası...
Kapıldım gidiyorum bahtımın rüzgarına
Ey ufuklar diyorum yolculuk var yarına
Ayrılık görünmüşken yar tutmuyor elimden
Misafirim bu gün ben gurbet akşamlarına...
...
-Batı'nın kendine has buhranları var...Mesela Türkiye'de roman türü niye gelişmemiş? Roman türü buhranlı toplumların eseridir...Dolayısıyla bizde roman bir Fransız,bir Rus kadar tekamül etmemiştir...Sosyal çalkantılar da öyle...Biz büyük buhranlar yaşayan bir toplum değiliz...İslami silsilede,daimi şekilde istikralı yaşadık...
-Bizim buhranımız Batı buhranı gibi değil...
-Tabii,tabii...Yani biz,İslam'ın hakikatleri çizgisinde yaşadığımız sürece bir buhran yaşamadık...Çünkü İslam komple bir sistem olarak bu buhranların hepsini ekarte etti...Ama tam bir model olarak uygulandığı sürece...
...
'The Snow Is Dancing'
Cortot...
-All women are wonders because they reduce all men to the obvious...
(Out of the Past)
Gözyaşı bekleme benden bu akşam
Rüzgarlar sağolsun kuruttu bile
Gönlümü isteme benden bu akşam
Kadehler sağolsun avuttu bile
Kalbimin sesine inanma artık
Gözünün rengine güvenme artık
Çektiğim acılar inan bir anlık
Vefasiz sevgini unuttum bile
Okşayıp kokladım her ızdırabı
Güç verdi kalbime feleğin çarkı
Ninni gibi geldi bana her şarkı
Vefasız aşkını unuttum bile...
...
-'Ne mutlu Türküm' demek zorunda değil herkes...Eskiden Osmanlı yıkılırken bile büyükte diyorum ben...Büyüktü,hiçbir zaman küçülmeden yıkılıp yok oldu gitti Osmanlı...Ve o zamana kadar bir Kürt sorunu yoktu...Kayda değer hiçbir surette Kürt sorunu yok...Kürt sorunu ne zaman başlıyor? Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurulduğunda...Neden? Çünkü seküler değerlere dayanan bir cumhuriyet kuruluyor ve milliyetçi değerlere,etnik kimliğe...
-Batıcı millliyetçi anlayışa...
-Tabii...Zaten bu etnik kimlik anlayışını bize kim soktu içimize? Batı soktu...Etnik kimlik bilinci...Yani Kürtlük,Türklük,Lazlık,Araplık...Osmanlıda böyle bir şey yok...Osmanlı'da bizi birbirimize bağlayan ebedi soluklar vardı...Mezar ötesi emellerimiz vardı...Maveraya olan aşkımız vardı...Hep beraber Sarıkamış'ta,Galiçya'da,Kafkasya'da bunun için öldük...Şimdi peki bu sapkın laiklik anlayışıyla,potasından çıkmış seküler laiklik anlayışıyla ve Atatürk milliyetçiliğiyle nereye varacaksınız? İşte vardığınız yer...Ülke bölünmenin eşiğine geldi...
...
-Genelkurmay hiçbir zaman Amerika'ya hakiki manada itiraz edemez...Kısmi itirazlar olabilir ama radikal bir şekilde Amerika'nın karşısına geçemez...Bizim askeri istihbarat sistemimizi,Milli İstihbarat Teşkilatını,NATO bünyesindeki yapılanmayı,Amerika'dan getirilen askerler,bunların komuta kademelerine yükselmesi...Hepsi Amerika'dan! Hayır,nasıl bir itiraz edecek yani? Generallerimiz gidip Amerika'dan nişan alıp geliyor...Madalya alıp geliyorlar yani! '
'La Règle du jeu' (1939)
Jean Renoir
Yılan aktı dereye
Kız çıktı pencereye
Kız Allah'ın seversen
Al beni içeriye
Yılanlar taş dibinde
Kirpiği kaş dibinde
Söz vermiştin gelecen
Uykum gelmeyeyi ki...
Passacaglia and Fuge...
BWV 582...