'tınlamak' tan türemiş.. 'tın' eski türkçede nefes, soluk manalarına geliyor. tınlamaksa sadece nefes alıp vermek manasında. konuşmadan yapılan eylem yani..
hâriç(çıkanın çıktıktan sonraki yeri,dışarıda olan) haraç (zorla çıkarılan) harç (cepten çıkan ama zorlama olmasada yaptırım mevcut ufaktan) ihracat (malların ülke dışına bedel karşılığı çıkması) ve mahreç (boğazdan çıkan) birde 'hariciler' vardır islam siyasi tarihinde ehl-i sünnet tarafından verilmiş bu isim fikir ayrılığı sebebiyle ehl-i sünnet topluluğundan çıkmış olan demektir... hepsinin orijininde bir 'çıkmak' var..
ölümsüzlük = yakalamak =? gökkubbede hoş bir sadâ bırakmak önemlidir elbette, Hani Nietzsche yi biliriz hepimiz.. benim nazarımda onu ölümsüz yapan eserleri değil sahibinin dödüğü ata sarılıp ağlayarak o atı öpmesi ve o atı kurtarmaya çalışmasıdır; yaşantısıdır.. nice eserleriyle yaşayışları çelişki yumağı haline gelmiş sanatçı(?) lar var.. ölümsüzlük kaçmıyor bir yere, ölümsüzlük hayatın bittiği yerde başlıyor; ölen için.. ben öldükten sonra arkamda yaşayan birşeyler bırakmam önemli elbette fakat ileride ölü bir geçmişle karşılaşırsam ne olacak?
Çocukken yenilen fırçalar 'anlamamak' kaynaklı, üstelik verilen eğitim; ister ailede ister okulda, hep 'anlamak' hedefli.. hiç kimse çıkıpta 'doğruyu, doğru bir metodla, yanlış değil; doğru anlamak'ın eğitimini vermiyor.. yani anlamak yetmiyor..!
ölmüş insanlara verilmiş put isimleri var elbette.. 360 tane putları varmış o zamanlar.. fakat lât,menât ve uzza bunların haricinde.. 3 büyük put... şöyle ki bunların haricinde türeyen putlar günlük ihtiyaçlara göre üretilmiş putlardır.. örneğin gece karanlıkta korksa bir arap hemen kendine 'insanı gece karanlıktan koruyacak bir put' icât edebiliyordu.. böyle tuhaflıklar işte..
ben bunu 'yavuz 16' diye kaydettim diye hatırlıyorum.. eski mod sürekli imla kılavuzuna bakrdı bu yenisi bakmıyor galiba beşer şaşar.. neyse.. yavuz 16 mke nin ürettiği baretta taklidi sayılabilecek 16 lı bir tabancadır.. ve hakikaten güzel bir silah..
put kelimesinin farsça olduğunu ve hindûların 'buda'sından farsçaya geçtiğini biliyor muydunuz? bilindiği gibi farslılar tarihleri boyunca türkler gibi putlara tapınmamış bir millettir. ve bu görünürdeki taştan heykeller onlara oldukça yabancıdır. ilk defa hindistanlıların 'BUDA' heykellerinde bu durumla karşılaşmış ve diğer tapınılan taştan heykellerin hepsine bu ismi vermişlerdir. ayrıca ilginçtir ki; eski arapların taptıkları üç büyük 'put' olan 'lat,menat ve uzza' isim olarak müennes yani dişi isimleridir. buda arapların o üç büyük puta direkt tanrı değil de 'tanrının kızları' olarak nitelendirmelerinden kaynaklanıyor. burada ki 'tanrının kızları' evlat manasında değilde tanrının haremindeki kadınlar manasındadır. arapların bu putlara tapınmalarının sebebide tanrıya yamanmaktan öte değildir. şöyle bir zihniyet var o zamanlar tanrının haremleriyle aranı iyi tutarsan tanrıylada aranı iyi tutmuş olursun.. buyrun size güler misin ağlar mısın lı bir tanrı tasavvuru...
'tınlamak' tan türemiş..
'tın' eski türkçede nefes, soluk manalarına geliyor.
tınlamaksa sadece nefes alıp vermek manasında.
konuşmadan yapılan eylem yani..
hâriç(çıkanın çıktıktan sonraki yeri,dışarıda olan)
haraç (zorla çıkarılan)
harç (cepten çıkan ama zorlama olmasada yaptırım mevcut ufaktan)
ihracat (malların ülke dışına bedel karşılığı çıkması)
ve
mahreç (boğazdan çıkan)
birde 'hariciler' vardır islam siyasi tarihinde
ehl-i sünnet tarafından verilmiş bu isim
fikir ayrılığı sebebiyle
ehl-i sünnet topluluğundan çıkmış olan demektir...
hepsinin orijininde bir 'çıkmak' var..
ölümsüzlük = yakalamak =?
gökkubbede hoş bir sadâ bırakmak önemlidir elbette,
Hani Nietzsche yi biliriz hepimiz..
benim nazarımda onu ölümsüz yapan eserleri değil
sahibinin dödüğü ata sarılıp ağlayarak o atı öpmesi
ve
o atı kurtarmaya çalışmasıdır;
yaşantısıdır..
nice eserleriyle yaşayışları çelişki yumağı haline gelmiş sanatçı(?) lar var..
ölümsüzlük kaçmıyor bir yere,
ölümsüzlük hayatın bittiği yerde başlıyor; ölen için..
ben öldükten sonra arkamda yaşayan birşeyler bırakmam önemli elbette
fakat ileride ölü bir geçmişle karşılaşırsam ne olacak?
nasıl anlarsan anla; ister doğru ister yanlış.
yeterki
anla!
*her slogan doğru değildir maalesef..
Çocukken yenilen fırçalar 'anlamamak' kaynaklı,
üstelik verilen eğitim; ister ailede ister okulda,
hep 'anlamak' hedefli..
hiç kimse çıkıpta 'doğruyu, doğru bir metodla, yanlış değil; doğru anlamak'ın
eğitimini vermiyor..
yani
anlamak yetmiyor..!
Kimse ölmeden ölümsüz olmaz; olamaz...
'han' + 'um'
hükümdârın eşi
prens-es, kral-içe vs. gibi..
türkçe kelime..
ölmüş insanlara verilmiş put isimleri var elbette..
360 tane putları varmış o zamanlar..
fakat
lât,menât ve uzza
bunların haricinde..
3 büyük put...
şöyle ki bunların haricinde türeyen putlar
günlük ihtiyaçlara göre üretilmiş putlardır..
örneğin gece karanlıkta korksa bir arap
hemen kendine
'insanı gece karanlıktan koruyacak bir put'
icât edebiliyordu..
böyle tuhaflıklar işte..
ben bunu 'yavuz 16' diye kaydettim diye hatırlıyorum..
eski mod sürekli imla kılavuzuna bakrdı
bu yenisi bakmıyor galiba
beşer şaşar.. neyse..
yavuz 16 mke nin ürettiği
baretta taklidi sayılabilecek 16 lı bir tabancadır..
ve
hakikaten güzel bir silah..
put kelimesinin farsça olduğunu
ve hindûların 'buda'sından farsçaya geçtiğini
biliyor muydunuz?
bilindiği gibi farslılar tarihleri boyunca türkler gibi putlara tapınmamış bir millettir.
ve bu görünürdeki taştan heykeller onlara oldukça yabancıdır.
ilk defa hindistanlıların 'BUDA' heykellerinde bu durumla karşılaşmış
ve diğer tapınılan taştan heykellerin hepsine bu ismi vermişlerdir.
ayrıca ilginçtir ki;
eski arapların
taptıkları üç büyük 'put' olan 'lat,menat ve uzza'
isim olarak müennes yani dişi isimleridir.
buda arapların o üç büyük puta direkt tanrı değil de 'tanrının kızları' olarak
nitelendirmelerinden kaynaklanıyor.
burada ki 'tanrının kızları' evlat manasında değilde
tanrının haremindeki kadınlar manasındadır.
arapların bu putlara
tapınmalarının sebebide tanrıya yamanmaktan öte değildir.
şöyle bir zihniyet var o zamanlar
tanrının haremleriyle aranı iyi tutarsan
tanrıylada aranı iyi tutmuş olursun..
buyrun size güler misin ağlar mısın lı bir tanrı tasavvuru...