Kültür Sanat Edebiyat Şiir

  • dinlemek26.10.2006 - 11:44

    'tınlamak' tan türemiş..
    'tın' eski türkçede nefes, soluk manalarına geliyor.
    tınlamaksa sadece nefes alıp vermek manasında.
    konuşmadan yapılan eylem yani..

  • mahreç26.10.2006 - 11:27

    hâriç(çıkanın çıktıktan sonraki yeri,dışarıda olan)
    haraç (zorla çıkarılan)
    harç (cepten çıkan ama zorlama olmasada yaptırım mevcut ufaktan)
    ihracat (malların ülke dışına bedel karşılığı çıkması)
    ve
    mahreç (boğazdan çıkan)
    birde 'hariciler' vardır islam siyasi tarihinde
    ehl-i sünnet tarafından verilmiş bu isim
    fikir ayrılığı sebebiyle
    ehl-i sünnet topluluğundan çıkmış olan demektir...
    hepsinin orijininde bir 'çıkmak' var..

  • ölümsüzlük26.10.2006 - 11:13

    ölümsüzlük = yakalamak =?
    gökkubbede hoş bir sadâ bırakmak önemlidir elbette,
    Hani Nietzsche yi biliriz hepimiz..
    benim nazarımda onu ölümsüz yapan eserleri değil
    sahibinin dödüğü ata sarılıp ağlayarak o atı öpmesi
    ve
    o atı kurtarmaya çalışmasıdır;
    yaşantısıdır..
    nice eserleriyle yaşayışları çelişki yumağı haline gelmiş sanatçı(?) lar var..
    ölümsüzlük kaçmıyor bir yere,
    ölümsüzlük hayatın bittiği yerde başlıyor; ölen için..
    ben öldükten sonra arkamda yaşayan birşeyler bırakmam önemli elbette
    fakat ileride ölü bir geçmişle karşılaşırsam ne olacak?

  • slogan26.10.2006 - 10:50

    nasıl anlarsan anla; ister doğru ister yanlış.
    yeterki
    anla!
    *her slogan doğru değildir maalesef..

  • anlamak26.10.2006 - 10:48

    Çocukken yenilen fırçalar 'anlamamak' kaynaklı,
    üstelik verilen eğitim; ister ailede ister okulda,
    hep 'anlamak' hedefli..
    hiç kimse çıkıpta 'doğruyu, doğru bir metodla, yanlış değil; doğru anlamak'ın
    eğitimini vermiyor..
    yani
    anlamak yetmiyor..!

  • ölümsüzlük26.10.2006 - 10:43

    Kimse ölmeden ölümsüz olmaz; olamaz...

  • hanım26.10.2006 - 10:38

    'han' + 'um'
    hükümdârın eşi
    prens-es, kral-içe vs. gibi..
    türkçe kelime..

  • Put25.10.2006 - 20:04

    ölmüş insanlara verilmiş put isimleri var elbette..
    360 tane putları varmış o zamanlar..
    fakat
    lât,menât ve uzza
    bunların haricinde..
    3 büyük put...
    şöyle ki bunların haricinde türeyen putlar
    günlük ihtiyaçlara göre üretilmiş putlardır..
    örneğin gece karanlıkta korksa bir arap
    hemen kendine
    'insanı gece karanlıktan koruyacak bir put'
    icât edebiliyordu..
    böyle tuhaflıklar işte..

  • yavuz 16 compact25.10.2006 - 20:00

    ben bunu 'yavuz 16' diye kaydettim diye hatırlıyorum..
    eski mod sürekli imla kılavuzuna bakrdı
    bu yenisi bakmıyor galiba
    beşer şaşar.. neyse..
    yavuz 16 mke nin ürettiği
    baretta taklidi sayılabilecek 16 lı bir tabancadır..
    ve
    hakikaten güzel bir silah..

  • Put25.10.2006 - 19:55

    put kelimesinin farsça olduğunu
    ve hindûların 'buda'sından farsçaya geçtiğini
    biliyor muydunuz?
    bilindiği gibi farslılar tarihleri boyunca türkler gibi putlara tapınmamış bir millettir.
    ve bu görünürdeki taştan heykeller onlara oldukça yabancıdır.
    ilk defa hindistanlıların 'BUDA' heykellerinde bu durumla karşılaşmış
    ve diğer tapınılan taştan heykellerin hepsine bu ismi vermişlerdir.
    ayrıca ilginçtir ki;
    eski arapların
    taptıkları üç büyük 'put' olan 'lat,menat ve uzza'
    isim olarak müennes yani dişi isimleridir.
    buda arapların o üç büyük puta direkt tanrı değil de 'tanrının kızları' olarak
    nitelendirmelerinden kaynaklanıyor.
    burada ki 'tanrının kızları' evlat manasında değilde
    tanrının haremindeki kadınlar manasındadır.
    arapların bu putlara
    tapınmalarının sebebide tanrıya yamanmaktan öte değildir.
    şöyle bir zihniyet var o zamanlar
    tanrının haremleriyle aranı iyi tutarsan
    tanrıylada aranı iyi tutmuş olursun..
    buyrun size güler misin ağlar mısın lı bir tanrı tasavvuru...