Dokun bana Parmak uçlarınla Ta iliklerimde hissedeyim ürpermeyi Dokun ki yansın tüm benliğim geçmişim İçimde sen kal sedece Sil dünyayı sil gözlerimden Tut beni düşmeden tut Ellerin ellerimde kalsın
Sarıl bana Hücrelerin kanıma karışsın İçim dısim sen olsun Dokun bana tüm duyularınla Sar sımsıkı bakisarak susalım Gözlerin gözlerimde kalsın
Hissettir bana Mesafeleri aş bedensiz Ruhunla gir ruhuma Cisimsiz sevişelim geceler boyu Tek ruh olalım Yüreğim yüreğinde kalsın
bana yaşamayı öğret Kalbinin emriyle Gücünle ellerim ısınsın Göğsümde eski yaralar sızlamasın Tüm dünya içinde olsun Okyanuslar göller ormanlar Bana yaşamayı öğret Kin ve acı olmasın Sessiz kalma ayrılık olmasın Zor olduğunda adımı fısılda Ben duyarım Senin acınıda üstlenebilirim Bana yaşamayı öğret Sahip olduğum herşeyi sana verebilirim Sensiz özgürce nefes alamıyorum Acele et.... Bana yaşamayı öğret İyiliği öğret Omuzunu omuzumda Desteğini kalbimde hissedeyim Bana yaşamayı öğret Benimle gurur duy Ben farklı olacağım öğrettiklerinle Parmaklarımda mavi Sana denizler ve gökyüzü çizeceğim Ve.... Son nefesime kadar seni seveceğim....
Bana bahar çiz sevgilim büyüleyici bir resim olsun zemheride titreyen kalbimi ısıt yemyeşil saçlarını kuşansın ağaçlar bana bahar çiz sevgilim nisan yağmurlarında yıkansın bedenim gençleşsin ruhum arzu dolsun yüreğim sen ve ben tek vücut olalım bu yeniden dirilişte.... bana bahar çiz sevgilim serçeler üşümesin kumrular cıvıldasın rengarenk çiçekleride unutma aksın duygular taşkın nehirler gibi bana bahar çiz sevgilim son defa istiyorum gökkuşağı mutlaka olsun altından geçelim dileğimiz gerçek olsun bana bahar çiz......
" Mevsimsiz vedalarım olur benim... veda ederim... ardımda bıraktıklarım olur bazen... bazende ardımsıra gelenler.... kör olurum bazen önümü bile görmem... delidolu günlerimde olur... herşeye bir boşvermişlik..... sonrasında alırım yalnızlığımıda çekilirim şehrin en kuytusuna..... çığlıklar savururum her bitişte her geri gelişte.... severim bazı zamanlar ama nefretlerimde olur...susarım.... bilirim konuşsam ağır gelecek... konuşsam yaraların dikiş tutmazlığıyla savrulacağım en acımasız rüzgârlarda... sessizlik en güzel cevaptır anlayana.... susarken acı cekmezmi insan ... acıda çekerim.... kelimelerim uçuşurlar içimde..... ama acımı zerre belli etmem... ben her bahar gitmek isterim sessizliğimle en uzaklara.... gittiğim hiç olmadı.... bilirim.... gidersem geri gelmem........." ..... ......... ..............
Üşüdüğüm zaman kimin hayaline sokuluyorum zannediyorsun...?kimin parmaklarını hissediyorum arasında saçlarımın..? ..
Üşüdüğüm zaman... , katı bir mum gibiyken yani; tam ortamdan geçen ipin ucunda kim yanıyor titreyerek Kim eriyor içimde, kim taşıyor benden ve kim sıcak gözyaşı damlaları halinde süzülüyor bedenimden...?
Üşüdüğüm zaman bir yandan hayalini bulup ona sokulmaya çalışırken; bir yandan da hayal olup senin bulabileceğin yerlerde dolaşmadığımı mı zannediyorsun? .. Ve sana; başını yaslayabileceğin bir omuz getirmediğimi mi zannediyorsun...."
Yeşildi dünyam, Maviydi... Bir de kahverengiydi. ..... Beni bir ürkek ceylanlar tanırdı, bir de çingene serçeler... Yalnız kuşların sesi gelirken kulağıma bir de kavak yapraklarının... Sen; Durgunluğuma düştün... Ve büyüdün içimde büyüdüün, büyüdün; Sudaki halkalar gibi.Yeşildi dünyam, Maviydi... Bir de kahverengiydi; sen, bana düştüğünde! .. Bakışların, kendi ortasından büyüyen sıcak halkalar gibi iç içe yayıldı içimde... ..... Hoşgeldin, dedim. Hoşgeldin sıcağım... Hoşgeldin salıncağım ..... Ve savruldu başım uzuun bir iple dalına bağlanmış gibi.. Savruldum; Sendeen sana doğru Beni, sadece ürkek ceylanlar tanırken bir de çingene serçeler... Ve ben, yalnız kuşlarla kavak yapraklarının sesini tanırken... Sen; Durgunluğuma düştün... Ve büyüdün içimde büyüdüün, büyüdün; Sudaki halkalar gibi. ..... Sen; Sessizliğime düştün... Sen; Kimsesizliğime düştün... Belki de onun için böyle büyüdün içimde; Sudaki halkalar gibi...
“Ben bir beşerim. Bazan hata, bazan da isabet ederim. Bu sebeple benim rey ve içtihadımı tetkik ediniz. Kitap veya sünnete uygun bulursanız, kabul ediniz, bulmadığınızı reddediniz.”
Üstüme yağan düşler ile, başıma üşüşen düşler ile, ve içime doluşan düşler ile serpilirim ben, bahara dokunmuş bir filiz gibi....... ..... Biliyor musun; Denizler bile düşlerimin rengidir... Dalgalar, gülüşlerindir yani; düşlerimin üzerinde oynaşan....
Dokun bana
Parmak uçlarınla
Ta iliklerimde hissedeyim ürpermeyi
Dokun ki yansın tüm benliğim geçmişim
İçimde sen kal sedece
Sil dünyayı sil gözlerimden
Tut beni düşmeden tut
Ellerin ellerimde kalsın
Sarıl bana
Hücrelerin kanıma karışsın
İçim dısim sen olsun
Dokun bana tüm duyularınla
Sar sımsıkı bakisarak susalım
Gözlerin gözlerimde kalsın
Hissettir bana
Mesafeleri aş bedensiz
Ruhunla gir ruhuma
Cisimsiz sevişelim geceler boyu
Tek ruh olalım
Yüreğim yüreğinde kalsın
bana yaşamayı öğret
Kalbinin emriyle
Gücünle ellerim ısınsın
Göğsümde eski yaralar sızlamasın
Tüm dünya içinde olsun
Okyanuslar göller ormanlar
Bana yaşamayı öğret
Kin ve acı olmasın
Sessiz kalma ayrılık olmasın
Zor olduğunda adımı fısılda
Ben duyarım
Senin acınıda üstlenebilirim
Bana yaşamayı öğret
Sahip olduğum herşeyi sana verebilirim
Sensiz özgürce nefes alamıyorum
Acele et....
Bana yaşamayı öğret
İyiliği öğret
Omuzunu omuzumda
Desteğini kalbimde hissedeyim
Bana yaşamayı öğret
Benimle gurur duy
Ben farklı olacağım öğrettiklerinle
Parmaklarımda mavi
Sana denizler ve gökyüzü çizeceğim
Ve....
Son nefesime kadar seni seveceğim....
Bana bahar çiz sevgilim
büyüleyici bir resim olsun
zemheride titreyen kalbimi ısıt
yemyeşil saçlarını kuşansın ağaçlar
bana bahar çiz sevgilim
nisan yağmurlarında yıkansın bedenim
gençleşsin ruhum
arzu dolsun yüreğim
sen ve ben tek vücut olalım
bu yeniden dirilişte....
bana bahar çiz sevgilim
serçeler üşümesin
kumrular cıvıldasın
rengarenk çiçekleride unutma
aksın duygular taşkın nehirler gibi
bana bahar çiz sevgilim
son defa istiyorum
gökkuşağı mutlaka olsun
altından geçelim dileğimiz gerçek olsun
bana bahar çiz......
" Mevsimsiz vedalarım olur benim...
veda ederim...
ardımda bıraktıklarım olur bazen...
bazende ardımsıra gelenler....
kör olurum bazen önümü bile görmem...
delidolu günlerimde olur...
herşeye bir boşvermişlik.....
sonrasında alırım yalnızlığımıda
çekilirim şehrin en kuytusuna.....
çığlıklar savururum her bitişte
her geri gelişte....
severim bazı zamanlar
ama nefretlerimde olur...susarım....
bilirim konuşsam ağır gelecek...
konuşsam yaraların dikiş tutmazlığıyla savrulacağım en acımasız rüzgârlarda...
sessizlik en güzel cevaptır anlayana....
susarken acı cekmezmi insan ...
acıda çekerim....
kelimelerim uçuşurlar içimde.....
ama acımı zerre belli etmem...
ben her bahar gitmek isterim
sessizliğimle en uzaklara....
gittiğim hiç olmadı....
bilirim....
gidersem geri gelmem........."
.....
.........
..............
Üşüdüğüm zaman
kimin hayaline sokuluyorum zannediyorsun...?kimin parmaklarını hissediyorum
arasında saçlarımın..? ..
Üşüdüğüm zaman...
, katı bir mum gibiyken yani;
tam ortamdan geçen ipin ucunda
kim yanıyor titreyerek
Kim eriyor içimde,
kim taşıyor benden
ve kim sıcak gözyaşı damlaları halinde süzülüyor bedenimden...?
Üşüdüğüm zaman
bir yandan hayalini bulup
ona sokulmaya çalışırken;
bir yandan da hayal olup
senin bulabileceğin yerlerde dolaşmadığımı mı zannediyorsun? ..
Ve sana; başını yaslayabileceğin
bir omuz getirmediğimi mi zannediyorsun...."
Erkul
" Bana en çok hüzün yakıştı...
O hüzün ki bana " bezmi elest"te yapıştı.."
Yaşamak öylesine sıradan bir eylem
Beceremedim hayatı yok bir gayem
Üzerimdeki yükler tek sermayem
Uyuyor uyanıyorum rahmeti rahmandan himayem
Yuvasız kuşlar gibiyim mekânı belirsiz
Kal-u beladan bu yana
Dünya denen memlekette
Sıla hasreti çekiyorum...
Yeşildi dünyam, Maviydi...
Bir de kahverengiydi.
.....
Beni bir ürkek ceylanlar tanırdı,
bir de çingene serçeler...
Yalnız kuşların sesi gelirken kulağıma bir de kavak yapraklarının...
Sen;
Durgunluğuma düştün...
Ve büyüdün içimde büyüdüün, büyüdün;
Sudaki halkalar gibi.Yeşildi dünyam,
Maviydi...
Bir de kahverengiydi;
sen, bana düştüğünde! ..
Bakışların, kendi ortasından büyüyen sıcak halkalar gibi iç içe yayıldı içimde...
.....
Hoşgeldin, dedim.
Hoşgeldin sıcağım...
Hoşgeldin salıncağım
.....
Ve savruldu başım uzuun bir iple dalına bağlanmış gibi..
Savruldum;
Sendeen sana doğru
Beni, sadece ürkek ceylanlar tanırken
bir de çingene serçeler...
Ve ben,
yalnız kuşlarla kavak yapraklarının sesini tanırken...
Sen;
Durgunluğuma düştün...
Ve büyüdün içimde büyüdüün, büyüdün;
Sudaki halkalar gibi.
.....
Sen;
Sessizliğime düştün...
Sen;
Kimsesizliğime düştün...
Belki de onun için böyle büyüdün içimde;
Sudaki halkalar gibi...
Erkul
“Ben bir beşerim. Bazan hata, bazan da isabet ederim. Bu sebeple benim rey ve içtihadımı tetkik ediniz. Kitap veya sünnete uygun bulursanız, kabul ediniz, bulmadığınızı reddediniz.”
İmam Mâlik ( r.a)
Biliyor musun;
Düşler dökülür...
Düşler üşüşür...
Düşler doluşur kulaklarıma;
Gülüşlerinden....
Üstüme yağan düşler ile,
başıma üşüşen düşler ile,
ve içime doluşan düşler ile serpilirim ben,
bahara dokunmuş bir filiz gibi.......
.....
Biliyor musun;
Denizler bile düşlerimin rengidir...
Dalgalar, gülüşlerindir yani;
düşlerimin üzerinde oynaşan....
Erkul
" Sokakta giderken, kendi kendime
Gülümsediğimin farkına vardığım zaman
Beni deli zannedeceklerini düşünüp daha çok
Gülümsüyorum.
Bilmiyorlar ki neden güldüğümü
aklımdan Neler geçirdiğimi
içinde senin koyduğun umut olduğunu...."