Araftayım, iki bilinmezlik arası bir diyardayım..! Yusuf'un terkedildiği kuyuda Züleyha'nın utancındayım..! Ben İsrafil'in üflediği yankıdayım.. Ne cennette, ne cehennemde... Ar ve Af devranında, yanlız Allah sevdasındayım...."
Gün batsa ne olur geceyi onaran bir mimar vardır Yanmışsam külümden yapılan bir hisar vardır Yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardır Sırların sırrına ermek için sende anahtar vardır Göğsünde sürgününü geri çağıran bir damar vardır Senden umut kesmem kalbinde merhamet adlı bir çınar vardır Sevgili Ey sevgili En sevgili Uzatma dünya sürgünumü......
Seni düşünürken Bir çakıl taşı ısınır içimde Bir kuş gelir yüreğimin ucuna konar Bir gelincik açılır ansızın Bir gelincik sinsi sinsi kanar
Seni düşünürken Bir erik ağacı tepeden tırnağa donanır Deliler gibi dönmeğe başlar Döndükçe yumak yumak çözülür Çözüldükçe ufalır küçülür Çekirdeği henüz süt bağlamış Masmavi bir erik kesilir ağzımda Dokundukça yanar dudaklarım
Ellerini açıp dua edemeyen binlerce
İnsanın olduğu şu dünyada,
Duâ etmekte nasiptir.
Sana nasip olduysa, kıymetini bil.
" Dünyalar kadar umudu sığdır içine.
Allâh,
Umuda sımsıkı tutunanların da yardımcısıdır... "
" Umut
Hiç bitmeyen bahar mevsimidir...
İçinde kar da yağar fırtına da kopar...
Ama çiçekler hep açar...."
" Lütuflar Zorluklara
Tahammül ettikten sonra
Tecelli eder.... "
Araftayım,
iki bilinmezlik arası bir diyardayım..!
Yusuf'un terkedildiği kuyuda
Züleyha'nın utancındayım..!
Ben İsrafil'in üflediği yankıdayım..
Ne cennette, ne cehennemde...
Ar ve Af devranında,
yanlız Allah sevdasındayım...."
Gün batsa ne olur geceyi onaran bir mimar vardır
Yanmışsam külümden yapılan bir hisar vardır
Yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardır
Sırların sırrına ermek için sende anahtar vardır
Göğsünde sürgününü geri çağıran bir damar vardır
Senden umut kesmem kalbinde merhamet adlı bir çınar vardır
Sevgili
Ey sevgili
En sevgili
Uzatma dünya sürgünumü......
Karakoç
" Bir kadını sırf güzelliği için sevmek mümkünmü?
Bu bir heykeli sevmek gibi bir şey olmazmı...."
Tolstoy
" Biz ne olacağız..? diyorsunuz ya..
Bir gün olmayacağız hepsi bu..
Kısacık bir hayat öyküsü bizim ki..
Usta da iniyor sahneden çırak da....."
Seni düşünürken
Bir çakıl taşı ısınır içimde
Bir kuş gelir yüreğimin ucuna konar
Bir gelincik açılır ansızın
Bir gelincik sinsi sinsi kanar
Seni düşünürken
Bir erik ağacı tepeden tırnağa donanır
Deliler gibi dönmeğe başlar
Döndükçe yumak yumak çözülür
Çözüldükçe ufalır küçülür
Çekirdeği henüz süt bağlamış
Masmavi bir erik kesilir ağzımda
Dokundukça yanar dudaklarım
Seni düşünürken
Bir çakıl taşı ısınır içimde.
Eyüboğlu
Sabahlarımızı renklere boyayacak insanlara ihtiyaç var şu dünyada..."
Süreya