Üniversite öğrencisi mantık yürütme sınavında. Profesör soruyor: - Uçakta 500 tuğla var. Biri düştü, kaç tane kaldı? Öğrenci: - 499. - Doğru. Peki, bir fili kaç adımda buzdolabına sokarsın? - Üç adımda. Buzdolabını aç; fili sok; buzdolabını kapat. Profesör: - Doğru! Peki, zürafayı kaç adımda sokarsın buzdolabına? - Dört adımda. Buzdolabını aç; fili çıkart; zürafayı sok; buzdolabını kapat. - Doğru! Aslanın doğum gününe tüm hayvanlar gitmiş, biri hariç. Hangisi? Öğrenci: - Zürafa. O hâlâ buzdolabında. - Doğru! Bir nine timsahlı bataklıktan geçmek istiyor. Bataklıkta kaç timsah var? - Sıfır. Onların hepsi aslanın doğum gününde. Profesör: - Doğru. Nine bataklığı geçmeye başlamış, fakat ölmüş. Neden? Öğrenci: - Kafatasının çatlaması sonucu. Profesör: - Nasıl yani ya? Oğrenci: - İlk soruda ki tuğla! Profesör: - Hadi be ….
Evet Maskeler dökülür böyle Sıkışınca hakaret aşağılama küfür
Haa bizim bilmedigimizden değil İsteyene zamanı gelir iki Adana küfrü bizde ederiz...gün yüzü görmemiş küfürler var... İsrarla isteyen olursa veririz yani....
Cumhurbaşkanı sürtük dediyse görev süresi bitince dava açar kim üstüne alınıyorsa
Bakan ahmak dediyse şikayetçi olursun fezleke meclise gider komisyondan geçerse dava açılır... Veya görevden ayrıldığında dava açarsın....
Mesele şu Kibirden Kasım kasım kasılan biri İstanbul'da adaysin Gidip ordudaki havaalanı vip ten gecemeyince valiye hakaret ediyorsun Hızını alamayip hakimlere ahmak diyorsun... Narsizmin zirvesine çıkıp Kendini o kadar önemli bir halt sanıyorsun ki kendi genel başkanını bekle dediği halde beklemiyor aklınca show aslında trajikomik sahne sergiliyorsun... Mahkeme kararını Akşener ablayla çak yapıp sarılarak kutlamak....neyse
Demirtaş seçilince tutuklanmış mis.. Mahkeme kararını seçim tarihine göremi ayarlamaliydi ? Ya da seçimi Demirtaş'ın mahhkemesi sonuçlanınca mi yapmalıydı devlet....
Demirtaş yaptığının % 1 ini bir batı ülkesinde yapsaydı Sesini bile çıkaramadığı hücrede geçirirdi yıllarını İspanya'nın ayrılıkçı milletvekillerine ne yaptığını gördük...
Bizdeki sol cenah sahte kahraman üremek Halkı küçümsemek Tuzunun kuruluğunu övünç meselesi yapmak Halktan bihaber olmak
Ha heykel sevdasınıda unutmayalım...
Adamın hizmeti çok Arıtma tesisi açmama töreni Büyükelçi yağlama yıkama törenleri Her felakette tatil
Böyle bir adam Cumhurbaşkanı olmalı Hatta heykeli dikilmeli ...
Acılar İnsanı Daha Güçlü Kılar Dediler ; Başladık Her Şeye Eyvallah Demeye ; "Gidene Eyvallah...Yorana Eyvallah...Kırana Eyvallah... Hasılı ; Tozunu Alıyorum Bahanesiyle ; Yerden Yere Vurana Eyvallah Dedik... Ne Çok Alttan Aldık Her Sözü ; Ne Çok Tahammül Ettik... Güçlü Olalım Derken ; Suçlu Olduk...Göz Ardı Edildik... Hüzne Hüküm Giydik... "Suratlarımızla Beraber Yüreklerimizi de İdam Ettik... Doğrusu Biz , Kendimize Yazık Ettik... "Gereğinden Fazla Değer Verdik.. .Haddimizi Aşacak Kadar Sevdik...
Mesut mahmuta ahmak dediyse Mahmut şikayetçi olmadan yargı birşey yapmaz
Devletin hakimine ahmak dersen Bu kamu davası olur..ki hakimler şikayetçi oldular zaten...
İşin garip tarafı Aralık ayında çok şey değişecek adaylığım tekrar daha kuvvetli gündeme gelecek diyen Daha karar açıklanmadan halkı saraçhaneye çağıran ekoyla Ankara'dan jet hızıyla İstanbul'a hareket eden sanki kararı gece rüyasında gören Akşener ablamız Daha öncede rabbi yessir görmüştü..
Bir tiyatro izledik. Hele o sarılma sahnesi Türk filmlerindeki gibi....
Hatırlarmısın? Bizler Anadolu geleneği ile yetişen, geleneği uslubu ile büyüyen çocuklardık ve gün geldi ezeli düşmanlarımız topla tüfekle yıkamadığı kalelerimizi , ele geçiremedikleri topraklarımızı takdik değiştirip içten fethetmeye başladılar ilk önce modernlik adı altında, önce kızlarımızı soydular. Sonra evimize televizyon, cebimize telefonu koydular. Herşeyin menfaat, çıkar olduğu bunun için her yolun mubah olduğu sokuldu beyinlere. Sonra ne kadar savaş oyunları varsa ve ne kadar pislik varsa bebelerimizin beynine doldurdular, kadınlarımıza dizi adı altında evine eşine sadakati, sevgiyi unutturup evliyken başka erkeklerle düşmeyi kalkmayı, ne kadar entrika hile yalan varsa oturup izlemelerine seyirci kalırken, düşman dahada ileri gitti ve biz seyirci kalmaya devam ettik. Sadakati , sabrı unuttuk. Saygıyı hürmeti unuttuk. Komşuluğu unuttuk, Sevmeyi sevilmeyi. Birine yardım etmeyi, Hasta yatağında yatana bir tas çorba yapmayı unuttuk Gün geldi selamı sabahı unuttuk. Sırayla unuttuk. En son insanlığı unuttuk. Yanı başımızda olan herşeye suskun kaldık, seyirci kaldık. En mahrem saydığımız ailemizin içine kadar girdi ezeli düşmanlar, Akrabayı, anne babayı unuttuk. Bayramları el öpmeyi unuttuk. Neden diye sormayan, yargılamayan bir toplum olduk, Kadın kız kızan ne kadar çıplak resim varsa İnternete koyup ar edep haya duygusundan yoksun öylece boş beyinle çıplak bedenine kaç yorum kaç beğeni gelecek diye unuttuk anne olmayı ! Ve kutsal Kitabımızı, baş örtüsünü inanç için değilde amaç için kullanan insanlar olduk. Ve düşmanlar galip geldi ve kabul edin yenildik! Geride parçalanmış aileler. Modernliği ora bura açmak sanan diplomalı beyinler , Tek sayfa açıp kitap okumayan yıkanmış beyinler, Saygı. büyük nedir bilmeyen çocuklarımız kaldı . En kötüsü gerçek yaşamı sanalla karıştırıp orada olan herşeyi gerçek yaşamda uygulamaya kalktık. Sanalda yaşamaya başladık. Öldürmek keyif vermeye başladı. Geride öğretmeni saçını kes dedi diye o öğretmeni gözünü kırpmadan vuran çocuklarımız kaldı. Ve uzaktan bu yapılanlar ile öğünen düşmanlar Ve çaresiz kalan aileler kaldı, Kalbimizde geçmeyecek acılarla, Hepimize geçmiş olsun.....
Üniversite öğrencisi mantık yürütme sınavında. Profesör soruyor:
- Uçakta 500 tuğla var. Biri düştü, kaç tane kaldı?
Öğrenci:
- 499.
- Doğru. Peki, bir fili kaç adımda buzdolabına sokarsın?
- Üç adımda. Buzdolabını aç; fili sok; buzdolabını kapat.
Profesör:
- Doğru! Peki, zürafayı kaç adımda sokarsın buzdolabına?
- Dört adımda. Buzdolabını aç; fili çıkart; zürafayı sok; buzdolabını kapat.
- Doğru! Aslanın doğum gününe tüm hayvanlar gitmiş, biri hariç. Hangisi?
Öğrenci:
- Zürafa. O hâlâ buzdolabında.
- Doğru! Bir nine timsahlı bataklıktan geçmek istiyor. Bataklıkta kaç timsah var?
- Sıfır. Onların hepsi aslanın doğum gününde.
Profesör:
- Doğru. Nine bataklığı geçmeye başlamış, fakat ölmüş. Neden?
Öğrenci:
- Kafatasının çatlaması sonucu.
Profesör:
- Nasıl yani ya?
Oğrenci:
- İlk soruda ki tuğla!
Profesör:
- Hadi be ….
". Allah sevdiği kulunun kalbini
Sevdiği kulunun kalbiyle birleştirir..."
Hz Muhammed ( sav )
Vayyy
Lutfetmis bizi muhatap almış
Tabi ki Marslılara saygımız var.
Türünün son örneği
Nesli koruma altına alındığı için hoşgörüyoruz..
Evet
Maskeler dökülür böyle
Sıkışınca hakaret aşağılama küfür
Haa bizim bilmedigimizden değil
İsteyene zamanı gelir iki Adana küfrü bizde ederiz...gün yüzü görmemiş küfürler var...
İsrarla isteyen olursa veririz yani....
Cumhurbaşkanı sürtük dediyse görev süresi bitince dava açar kim üstüne alınıyorsa
Bakan ahmak dediyse şikayetçi olursun fezleke meclise gider komisyondan geçerse dava açılır...
Veya görevden ayrıldığında dava açarsın....
Mesele şu
Kibirden Kasım kasım kasılan biri
İstanbul'da adaysin
Gidip ordudaki havaalanı vip ten gecemeyince valiye hakaret ediyorsun
Hızını alamayip hakimlere ahmak diyorsun...
Narsizmin zirvesine çıkıp Kendini o kadar önemli bir halt sanıyorsun ki kendi genel başkanını bekle dediği halde beklemiyor aklınca show aslında trajikomik sahne sergiliyorsun...
Mahkeme kararını Akşener ablayla çak yapıp sarılarak kutlamak....neyse
Demirtaş seçilince tutuklanmış mis..
Mahkeme kararını seçim tarihine göremi ayarlamaliydi ?
Ya da seçimi Demirtaş'ın mahhkemesi sonuçlanınca mi yapmalıydı devlet....
Demirtaş yaptığının % 1 ini bir batı ülkesinde yapsaydı
Sesini bile çıkaramadığı hücrede geçirirdi yıllarını
İspanya'nın ayrılıkçı milletvekillerine ne yaptığını gördük...
Bizdeki sol cenah sahte kahraman üremek
Halkı küçümsemek
Tuzunun kuruluğunu övünç meselesi yapmak
Halktan bihaber olmak
Ha heykel sevdasınıda unutmayalım...
Adamın hizmeti çok
Arıtma tesisi açmama töreni
Büyükelçi yağlama yıkama törenleri
Her felakette tatil
Böyle bir adam Cumhurbaşkanı olmalı
Hatta heykeli dikilmeli ...
Ortaya isimsiz yazılan her söz herkese demektir..
Ona demedim filan bir açıklama değildir
Ben buraya yazıyorsam
sözüm meclisten içeridir.....
İsteyen herkes üstüne alınabilir....
Acılar İnsanı Daha Güçlü Kılar Dediler ;
Başladık Her Şeye Eyvallah Demeye ;
"Gidene Eyvallah...Yorana Eyvallah...Kırana Eyvallah...
Hasılı ;
Tozunu Alıyorum Bahanesiyle ;
Yerden Yere Vurana Eyvallah Dedik...
Ne Çok Alttan Aldık Her Sözü ; Ne Çok Tahammül Ettik...
Güçlü Olalım Derken ; Suçlu Olduk...Göz Ardı Edildik...
Hüzne Hüküm Giydik...
"Suratlarımızla Beraber Yüreklerimizi de İdam Ettik...
Doğrusu Biz , Kendimize Yazık Ettik...
"Gereğinden Fazla Değer Verdik..
.Haddimizi Aşacak Kadar Sevdik...
" Tecrübe nedir biliyormusun?
Sen kel kaldıktan sonra
hayatın sana verdiği taraktır .."
Birde kavram kargaşası yapanlar var
Mesut mahmuta ahmak dediyse Mahmut şikayetçi olmadan yargı birşey yapmaz
Devletin hakimine ahmak dersen
Bu kamu davası olur..ki hakimler şikayetçi oldular zaten...
İşin garip tarafı
Aralık ayında çok şey değişecek adaylığım tekrar daha kuvvetli gündeme gelecek diyen
Daha karar açıklanmadan halkı saraçhaneye çağıran ekoyla
Ankara'dan jet hızıyla İstanbul'a hareket eden sanki kararı gece rüyasında gören Akşener ablamız
Daha öncede rabbi yessir görmüştü..
Bir tiyatro izledik.
Hele o sarılma sahnesi
Türk filmlerindeki gibi....
Güzel bir haftasonu diliyorum cümleten!
Eski ama eskimeyen durumlar da vardır!
Hatırlarmısın?
Bizler Anadolu geleneği ile yetişen, geleneği uslubu ile büyüyen çocuklardık ve gün geldi ezeli düşmanlarımız topla tüfekle yıkamadığı kalelerimizi , ele geçiremedikleri topraklarımızı takdik değiştirip içten fethetmeye başladılar ilk önce modernlik adı altında, önce kızlarımızı soydular.
Sonra evimize televizyon,
cebimize telefonu koydular.
Herşeyin menfaat, çıkar olduğu bunun için her yolun mubah olduğu sokuldu beyinlere.
Sonra ne kadar savaş oyunları varsa ve ne kadar pislik varsa bebelerimizin beynine doldurdular,
kadınlarımıza dizi adı altında evine eşine sadakati, sevgiyi unutturup evliyken başka erkeklerle düşmeyi kalkmayı, ne kadar entrika hile yalan varsa oturup izlemelerine seyirci kalırken,
düşman dahada ileri gitti ve biz seyirci kalmaya devam ettik.
Sadakati , sabrı unuttuk.
Saygıyı hürmeti unuttuk.
Komşuluğu unuttuk,
Sevmeyi sevilmeyi.
Birine yardım etmeyi,
Hasta yatağında yatana bir tas çorba yapmayı unuttuk
Gün geldi selamı sabahı unuttuk.
Sırayla unuttuk. En son insanlığı unuttuk.
Yanı başımızda olan herşeye suskun kaldık, seyirci kaldık.
En mahrem saydığımız ailemizin içine kadar girdi ezeli düşmanlar,
Akrabayı, anne babayı unuttuk.
Bayramları el öpmeyi unuttuk.
Neden diye sormayan, yargılamayan bir toplum olduk,
Kadın kız kızan ne kadar çıplak resim varsa İnternete koyup ar edep haya duygusundan yoksun öylece boş beyinle çıplak bedenine kaç yorum kaç beğeni gelecek diye unuttuk anne olmayı !
Ve kutsal Kitabımızı, baş örtüsünü inanç için değilde amaç için kullanan insanlar olduk.
Ve düşmanlar galip geldi ve kabul edin yenildik!
Geride parçalanmış aileler.
Modernliği ora bura açmak sanan diplomalı beyinler ,
Tek sayfa açıp kitap okumayan yıkanmış beyinler,
Saygı. büyük nedir bilmeyen çocuklarımız kaldı .
En kötüsü gerçek yaşamı sanalla karıştırıp orada olan herşeyi gerçek yaşamda uygulamaya kalktık. Sanalda yaşamaya başladık.
Öldürmek keyif vermeye başladı.
Geride öğretmeni saçını kes dedi diye o öğretmeni gözünü kırpmadan vuran çocuklarımız kaldı.
Ve uzaktan bu yapılanlar ile öğünen düşmanlar
Ve çaresiz kalan aileler kaldı,
Kalbimizde geçmeyecek acılarla,
Hepimize geçmiş olsun.....
Gülden TAŞ