Başkalarını özlüyor gibi yapıp birbirimizi özleyeceğiz. Başka başka insanlarda birbirimizi bulacağız. Bizden başka kimse bilmeyecek..........................................
Adabı vardır sevmenin, Tırnaklarını geçirip, Dört elle yapışacaksın senin olan yüreğe.! ! Öyle sıkı tutacaksınki; iç geçirecek cümle alem. Seyirlik sevda yelkeniyle dalgalara inat, Boğulsanda boğuşacaksın.. Yuvan belleyeceksin sevdanın avuç içini.. Omuzundaki narin kelebek olacaksın ki; Ömrün bir gün olsa dahi, Bin ömre bedel sıcacık ısıtacaksın, Sevgilinin seven yanlarını... Korksan dahi korunduğunu hissettireceksin.. Adabı vardır sevmenin; Ya seveceksin, Ya da yoldan çekileceksin...........................
Bir akşam üstü İkindi kuşları konmuşken Pencereme Çık gel
Ne çok seversin bilirim Yağmuru Yağmur taneleri Avuçlarımdayken Çık gel
Hüzün yüzlü bir akşama Hazırlanırken yüreğim Umutsuzluğu kucaklamışken Çık gel
En iyisi çık gel Biz umut ekelim yeniden Hayata Günışığı da olsun bu sefer Penceremiz de Güleç yüzlü bir hayat Bizim olsun hadi Çık gel................................................
Et kemik kan su Fikir irade ve duygu Ben de anlayamıyorum beni Belirsizlik bilmece soru Ben buyum işte Bazan uyuyan deniz kadar sakin Bazan kayalar koparan dalgalar kadar keskin Ben de anlayamıyorum beni Bir kaos sırküpü kördüğüm Ben buyum işte..........................
Bazan güçsüz çaresiz çocuk kadar masum Bazan öfkeli hırçın katı bir kanun Bir fırtına bulut sağnak yağmur Ben buyum işte.........................................
Bazan uçan kelebek kadar özgür Bazan kafese konulmuş aslan kadar hakir Bir gönül vardır bende Dünyanın en zengininden de zengin Bazan medine fukarası kadar fakir Ben buyum işte............................................
”Ar damarı çatlamış yalnızlığın;
Kovsam da gitmiyor…”....................................
Başkalarını özlüyor gibi yapıp birbirimizi özleyeceğiz.
Başka başka insanlarda birbirimizi bulacağız.
Bizden başka kimse bilmeyecek..........................................
Adabı vardır sevmenin,
Tırnaklarını geçirip,
Dört elle yapışacaksın senin olan yüreğe.! !
Öyle sıkı tutacaksınki; iç geçirecek cümle alem.
Seyirlik sevda yelkeniyle dalgalara inat,
Boğulsanda boğuşacaksın..
Yuvan belleyeceksin sevdanın avuç içini..
Omuzundaki narin kelebek olacaksın ki;
Ömrün bir gün olsa dahi,
Bin ömre bedel sıcacık ısıtacaksın,
Sevgilinin seven yanlarını...
Korksan dahi korunduğunu hissettireceksin..
Adabı vardır sevmenin;
Ya seveceksin,
Ya da yoldan çekileceksin...........................
Gel, her halini ezberlet
Sonra da tüm yaşanmışlıkları
Bir hoşçakala sığdırıp git.................................
Şu sol tarafımı görüyor musun?
Burası benim kalbim,
seninse memleketin..................................
Bir akşam üstü
İkindi kuşları konmuşken
Pencereme
Çık gel
Ne çok seversin bilirim
Yağmuru
Yağmur taneleri
Avuçlarımdayken
Çık gel
Hüzün yüzlü bir akşama
Hazırlanırken yüreğim
Umutsuzluğu kucaklamışken
Çık gel
En iyisi çık gel
Biz umut ekelim yeniden
Hayata
Günışığı da olsun bu sefer
Penceremiz de
Güleç yüzlü bir hayat
Bizim olsun hadi
Çık gel................................................
“Seni benden başkası nasıl böyle güzel sevsin.
Sevemez işte hiç kimse.
Bitmeyelim biz.”..............
Ama ben eski zaman aşığıyım
Sevmek kadar katlanmak da gelir elimden...........................
Et kemik kan su
Fikir irade ve duygu
Ben de anlayamıyorum beni
Belirsizlik bilmece soru
Ben buyum işte
Bazan uyuyan deniz kadar sakin
Bazan kayalar koparan dalgalar kadar keskin
Ben de anlayamıyorum beni
Bir kaos sırküpü kördüğüm
Ben buyum işte..........................
Bazan güçsüz çaresiz çocuk kadar masum
Bazan öfkeli hırçın katı bir kanun
Bir fırtına bulut sağnak yağmur
Ben buyum işte.........................................
Bazan uçan kelebek kadar özgür
Bazan kafese konulmuş aslan kadar hakir
Bir gönül vardır bende
Dünyanın en zengininden de zengin
Bazan medine fukarası kadar fakir
Ben buyum işte............................................