Ürkek geziyorum Sahil boyu Martılar çığlık çığlığa İçimdeki ses onlarda hayat buluyor sanki.... Sanki Yüreğimde bir martı Ama mutluluktan değil avazı Deniz kirli kalbim de öyle Nefretle tanıştım Dün
" Yataktan kalkar kalkmaz Ayağıma can kırıkları batıyor inanır mısın Saati kurmayı unutmuşum yine. Sesinle uyanmanın alışkanlığı bunlar.. Gömleğim ütülü değil bu kez. Az kirlenmişlerden giyiyorum.. Ya tamam uzatma Senin kabahatin değil.. Hem üstümde ceket var Belli olmaz sensizliğim......"
'' Savaş bitti mi diye sordu .. Bitti dedim .. Sen mi çekildin savaştan .. Savaş mı bitti dedi .. Benden başka savaşan yoktu .. Ben çekilince bitti .. Devam ediyosa da bir yerlerde .. Ben Orada Değilim .."
Günler güz yaprakları gibi birer birer dökülürken ayaklarımın dibine, ben her gece karanlığa dikip gözlerimi senin aydınlığını bekledim. Sen yoktun...
Binlerce adım attım bu kentin sokaklarında. Her köşeyi her parkı her ağacı ezberledim. sevdaya bulanmış her kaldırım taşında senin adını aradım. ... Sen yoktun...
Evlerin duvarları birer birer üzerime yıkıldı. Her bir hücremin acısını ta yüreğimde hissederken beni enkazın altından çekip alacak elini aradım.. Sen yoktun..
Özlem şarkılarını ezberledim .kimini bağıra bağıra kimini fısıltıyla söyledim.karanlığa haykırdım hasretimi. Sesimi duyacaksın diye bekledim. Sen yoktun...
Senden gelecek bir tek haberi bekledim. Saatler asırlar gibiydi, geçmek bilmedi. Çalan her telefonu yüreğimin deli bir çağlayana dönen atışlarıyla açtım. Senden başka duyduğum her seste hep aynı hayal kırıklığını yaşadım. Onlar beni duymak istiyordu, bense seni. Sen yoktun...
Seni aramaktan yorgun düşmüş bedenimi karanlığın kucağına uzattım her gece. Bir an önce sabah olsun diye uykunun beni çekip almasını istedim. Olmadı! Kaç gece sabahı ettim gözlerimi kapamadan. Kaç gece merdivendeki ayak seslerini dinledim, gelen sensindir diye. Sen yoktun...
- 2- Her yağmurla birlikte hüzün de yağdı bu kentin üzerine. Bulutlar yalnızlığın işaretiydi benim için. Beni ıslatan yağmur olmadı. Ben senin özleminle sırılsıklamdım her mevsim. Hayat merhaba dedi bahara çiçek çiçek. Uzun kıştan sonra gelmez dediğim göçmen kuşların dönüşünü gördüm. Sen yoktun... . Bir trenden inersin sandım. Otobüslerdeki her yolcuya sensin diye baktım. Ya da yolculuklara vurdum kendimi. Kimsenin uğramadığı köylere,a dı duyulmamış kasabalara gittim. Senden bir iz aradım. Sen yoktun...
Denizin sonsuz maviliğine umut bağladım. Kıyılarda tükettim bekleyişlerimi. Hep sensiz gemiler geçti limanlardan. Ben gemicilerin hasret türkülerine eşlik ettim. Sen yoktun..
Gözümden bir tek damla yaş akmadı. Onlar sana aitti sana kalmalıydı. Kimselere söyleyemedim acılarımı. Bekleyişimin öyküsünü kimselere anlatamadım. Nice fırtınalar koptu yüreğimde. Dalgalar dövdü hayallerimi. Sığınacak bir liman, yaslanacak bir omuz aradım. İçimi dökecek bir insan aradım. Sen yoktun...
Her gece ay paramparça oldu. Her gece yıldızlar birer birer düştü sokaklara. Yıldızları saçına takıp gelmeni bekledim ve bir güneş gibi doğup aydınlatmanı bekledim bu kapkara dünyamı. SEN YOKTUN..................
İyinin ve kötünün yüzü aynıdır.
herşey insanın yolunu açan ve kesen zamana (kader) bağlıdır...............
Birgün bir derviş, bir kucak dolusu elma ile bayırlar aşan, bir genç kıza rastlamış...
Bozkırın sıcağında yorgunluktan al almış kızın yanakları.
'Nereye gidersin? Ne doldurdun kucağına? ' diye sormuş derviş.
Uzak bir tarlayı işaret etmiş kız. 'Sevdiğim çalışıyor orada...Ona elma götürüyorum.'
'Kaç tane' diye soruvermiş derviş.
Kız şaşkın:
İnsan sevdiğine götürdüğü şeyi sayar mı hiç?
Deyince
Usulca koparıvermiş elindeki tesbihin ipini derviş.....
" Fasulyeden takılırdın sen bana,
Oysa benim gözlerim,
Görmezdi senden başka,
Birde gönül gözümle bakardım ki aşka,
Yanardı ciğerim bir başka…Ne zaman aşkı alsam avuçlarıma,
Kayar giderdi ellerimden,
Yıldızlar gibi…"
Suya kayan anlarin hatirasi içimde
Kor desenli sözcükler çalinmis bilmem kimde ?
Yagmalandim vuruldum bu sene ekimde
____Göçmen kuslar söylerken ayrilik türküsünü
____Siirlerle öldürdüm sevdanin öyküsünü........
Ürkek geziyorum
Sahil boyu
Martılar çığlık çığlığa
İçimdeki ses onlarda hayat buluyor sanki....
Sanki
Yüreğimde bir martı
Ama mutluluktan değil avazı
Deniz kirli kalbim de öyle
Nefretle tanıştım
Dün
" Yataktan kalkar kalkmaz
Ayağıma can kırıkları batıyor inanır mısın
Saati kurmayı unutmuşum yine.
Sesinle uyanmanın alışkanlığı bunlar..
Gömleğim ütülü değil bu kez.
Az kirlenmişlerden giyiyorum..
Ya tamam uzatma
Senin kabahatin değil..
Hem üstümde ceket var
Belli olmaz sensizliğim......"
'' Savaş bitti mi diye sordu ..
Bitti dedim ..
Sen mi çekildin savaştan ..
Savaş mı bitti dedi ..
Benden başka savaşan yoktu ..
Ben çekilince bitti ..
Devam ediyosa da bir yerlerde ..
Ben Orada Değilim .."
"La ilahe illallah"
Diyen biri hakkında
hiç kimse yorum yapamaz
Eleştiremez sorgulayamaz...
Herkes kendi imanını sorgulasın...
Seyda Muhammed konyevi ( k s )
Günler güz yaprakları gibi
birer birer dökülürken ayaklarımın dibine,
ben her gece karanlığa dikip gözlerimi
senin aydınlığını bekledim.
Sen yoktun...
Binlerce adım attım bu kentin sokaklarında.
Her köşeyi her parkı her ağacı ezberledim. sevdaya bulanmış her kaldırım taşında
senin adını aradım.
... Sen yoktun...
Evlerin duvarları birer birer üzerime yıkıldı.
Her bir hücremin acısını
ta yüreğimde hissederken
beni enkazın altından çekip alacak elini aradım.. Sen yoktun..
Özlem şarkılarını ezberledim
.kimini bağıra bağıra kimini fısıltıyla söyledim.karanlığa haykırdım hasretimi.
Sesimi duyacaksın diye bekledim.
Sen yoktun...
Senden gelecek bir tek haberi bekledim.
Saatler asırlar gibiydi, geçmek bilmedi.
Çalan her telefonu
yüreğimin deli bir çağlayana dönen
atışlarıyla açtım.
Senden başka duyduğum her seste
hep aynı hayal kırıklığını yaşadım.
Onlar beni duymak istiyordu,
bense seni.
Sen yoktun...
Seni aramaktan yorgun düşmüş bedenimi karanlığın kucağına uzattım her gece.
Bir an önce sabah olsun diye
uykunun beni çekip almasını istedim.
Olmadı!
Kaç gece sabahı ettim gözlerimi kapamadan. Kaç gece
merdivendeki ayak seslerini dinledim,
gelen sensindir diye.
Sen yoktun...
- 2-
Her yağmurla birlikte
hüzün de yağdı bu kentin üzerine.
Bulutlar yalnızlığın işaretiydi benim için.
Beni ıslatan yağmur olmadı.
Ben senin özleminle
sırılsıklamdım her mevsim.
Hayat merhaba dedi bahara çiçek çiçek.
Uzun kıştan sonra
gelmez dediğim
göçmen kuşların dönüşünü gördüm.
Sen yoktun...
. Bir trenden inersin sandım.
Otobüslerdeki her yolcuya sensin diye baktım.
Ya da yolculuklara vurdum kendimi.
Kimsenin uğramadığı köylere,a
dı duyulmamış kasabalara gittim.
Senden bir iz aradım.
Sen yoktun...
Denizin sonsuz maviliğine umut bağladım. Kıyılarda tükettim bekleyişlerimi.
Hep sensiz gemiler geçti limanlardan.
Ben gemicilerin hasret türkülerine eşlik ettim. Sen yoktun..
Gözümden bir tek damla yaş akmadı.
Onlar sana aitti sana kalmalıydı.
Kimselere söyleyemedim acılarımı.
Bekleyişimin öyküsünü kimselere anlatamadım. Nice fırtınalar koptu yüreğimde.
Dalgalar dövdü hayallerimi.
Sığınacak bir liman, yaslanacak bir omuz aradım. İçimi dökecek bir insan aradım.
Sen yoktun...
Her gece ay paramparça oldu.
Her gece yıldızlar birer birer düştü sokaklara. Yıldızları saçına takıp gelmeni bekledim
ve bir güneş gibi doğup aydınlatmanı bekledim bu kapkara dünyamı.
SEN YOKTUN..................