şu söylediklerinle var ya; böyle 5-6 yaşlarında bir erkek çocuğu olup yoldan geçen kocaman güzel kadınların eteği rüzgarda uçuşsun da bacaklarını göreyim diye muzipçe bakan bir çocuğu çiziyorsun..Bana
...Yeniden dünyaya gelsem, uyuyan güzel olmak isterdim, kadın falan olmak istemiyorum, sadece uykusu ile ilgileniyorum. Beni öpüp uyandıracak prensesin 'bak prensesin diyorum' şakağına 45 lik bir tabanca ile ateş edip beynini dağıtmak isterdim.
Hayat bir bilgisayara oyunu değil, hata yaptığın zaman başa dönüp yeniden başlayamıyorsun, aksine hatalarını da sırtlanarak devam ediyorsun yola, parkur ilerledikçe sırtındaki yük ağırlaşıyor, çekilmez hale geliyor. Bir yerden sonra düşüyor gardın. Üstelik bu oyunda düşeni kaldırmak da yok, ayağın tökezlemeye görsün, dört bir yandan çullanıyorlar adamın üstüne.
Kadın erkek eşitliğini ilk önce Tanrı bozdu Kadını çok güzel yarattı...
bir hüzün, kömür kokusu, baş ağrısı
şu söylediklerinle var ya; böyle 5-6 yaşlarında bir erkek çocuğu olup yoldan geçen kocaman güzel kadınların eteği rüzgarda uçuşsun da bacaklarını göreyim diye muzipçe bakan bir çocuğu çiziyorsun..Bana
geçip giden zamanları bir yerlerde bulsam...
...Yeniden dünyaya gelsem, uyuyan güzel olmak isterdim, kadın falan olmak istemiyorum, sadece uykusu ile ilgileniyorum. Beni öpüp uyandıracak prensesin 'bak prensesin diyorum' şakağına 45 lik bir tabanca ile ateş edip beynini dağıtmak isterdim.
gel gezmeler gidelim biz bulutların asfaltında...
ben karadeniz kıyısı, yirminci asır sonları ve taşra..
ve siz bana bu kadar az ve bu kadar çok olmuş oluyorken.
hepsi bu.
öyle büyür gözümde ölüm...
Tadı damağımda şimdi tüm saç tellerinin,
ağzının kenarındaki kırıntılara takılı ömrüm.
gayet iyiyim...
gözümü her kapadığımda ağlayan el bombaları görüyorum bombalara mendil uzatan dilenciler… kuzgunun biri ejderha azarlıyor.
Duygusal yanlarımı hayvan pazarında satmak istiyorum, 'sahibinden az kullanılmış besili duygusallık.
Hayat bir bilgisayara oyunu değil, hata yaptığın zaman başa dönüp yeniden başlayamıyorsun, aksine hatalarını da sırtlanarak devam ediyorsun yola, parkur ilerledikçe sırtındaki yük ağırlaşıyor, çekilmez hale geliyor. Bir yerden sonra düşüyor gardın. Üstelik bu oyunda düşeni kaldırmak da yok, ayağın tökezlemeye görsün, dört bir yandan çullanıyorlar adamın üstüne.