Bedenlerimiz eski sınır aşımlarından kalan yara izleriyle dolu. En azından benimki öyle, vücudumda kaç yara izim var sayısını bilmiyorum. Sızlıyorlar, sızlayan “Parabasis”dir, 'maskelerin çıktığı zamana denk geliyor' gücümüzü keşfettiğimiz sınırı aşma anı; bir bedenin kendi kudretini keşfedeceği ve hem işine hem de gücüne bakacağı an. Ama zordur, çünkü hep haddimizi bildiriyorlar ve hattatlarına çizdirdikleri süslü hatlarla çevreliyorlar bedenlerimizi.
Kendisiyle uzun yıllar süren seviyeli bir ilişkimiz var. Her serisiyle büyüklüğü, küçüklüğü, serisi, numarası fark etmeden üstelik. Biz sadece rakiplerinden bahsetik.
Elbette iyi şeylerin muadilleri, taklitleri, imitasyonları hep olacaktır. 'Altın Serisi' gibi... Bazıları ona platin, platinium, gold, silver der. Bilindiği gibi taklitler aslını yaşatır. İçiniz efendim, afiyetle.
Bedenlerimiz eski sınır aşımlarından kalan yara izleriyle dolu. En azından benimki öyle, vücudumda kaç yara izim var sayısını bilmiyorum. Sızlıyorlar, sızlayan “Parabasis”dir, 'maskelerin çıktığı zamana denk geliyor' gücümüzü keşfettiğimiz sınırı aşma anı; bir bedenin kendi kudretini keşfedeceği ve hem işine hem de gücüne bakacağı an. Ama zordur, çünkü hep haddimizi bildiriyorlar ve hattatlarına çizdirdikleri süslü hatlarla çevreliyorlar bedenlerimizi.
Yüreğimin köşesinde bir parça kırgınlık bulunduruyorum size karşı, dengemi korumaya yardımcı oluyor...
Kendisiyle uzun yıllar süren seviyeli bir ilişkimiz var. Her serisiyle büyüklüğü, küçüklüğü, serisi, numarası fark etmeden üstelik. Biz sadece rakiplerinden bahsetik.
Elbette iyi şeylerin muadilleri, taklitleri, imitasyonları hep olacaktır. 'Altın Serisi' gibi... Bazıları ona platin, platinium, gold, silver der. Bilindiği gibi taklitler aslını yaşatır. İçiniz efendim, afiyetle.
Kaybet bu öfkeni,
İçinde sakladığın.
Terk et o derdini,
Benden almadığın...
ölünmüyor mutsuzluktan...
Güneşi kararmış o kalbin, geç kalmış dualar...
Zamanı mucizeye çeviren, rakipsiz Türk içkisi...
Sorunum ne biliyor musun? Sarhoş olamıyorum...
Ne bir kürk ister şu şen gönlüm, ne bir han nede saray....