birinci yeniye beyaz peynire, hüzünlendiren neyzene, sarma saran teyzene, yakup’a, refik’e, arap şükrü’ye, can eriğe, beyaz leblebiye, dönülmez akşamlara, ışıldayan mehtaplara, uçuşan martılara, veysellere, aşıklara, asaflara, sahaflara, velilere orhanlara, uzakta kalanlara, yakında bulunanlara, olmazı olduranlara, gözleri dolduranlara, ulu çınarlara, dev nazımlara, ince kıyım salataya, ince uzun galata’ya, iki ‘t’ li attila’ya, tek ‘y’ li süreya’ya, özleyip gelenlere, sabırla bekleyenlere, çok sevenlere, çok sevilenlere, kaçan gemilere, batan güneşlere, boğaz’a, kavuna, kebaba, kordon boyuna anlara, anılara, anlayana, anlatana, konuşmadan anlaşana, geride kalan yıllara, yüzyıllara, beş yüz yıla, beş yüz yıldır hep yeni kalanlara...
Biri sevdiği şiirlerin, öteki sevdiği kitapların, bir başkası sevdiği bitkilerin, porselenleri, ayakkabıları, etekleri, ceketleri, pipoları tek tek yitmişler... Sevdiğim her insan öldü. Ve ne yazık hepsini ben öldürdüm. Ölenler hep suçluydu, ne yapabilirdi ki? Katil...
İki gözüm, sevgilim. Bilirsin aramıza kimse giremez, sen beni ben seni çok severim. Niye gelmiyor Sun bu gece..
Sabah çok iş varken üstelik.
Yanlış zaman
Yanlış insan
Tutunmak imkansız
Bıktım yamalı sevdalardan
Yanlış bahar
Kış güneşi
Yoruldum her bulduğumda
Kaybetmekten seni
Eyvallah, eksik olma.
Kadavraya veririz, bedenimizi...
Siyah beyaz televizyonlardan öğrendim, gökkuşağının ne olduğunu
Bu yüzden biraz solgunum
Ne güzel uzaklaşır her şey...
birinci yeniye
beyaz peynire,
hüzünlendiren neyzene,
sarma saran teyzene,
yakup’a, refik’e, arap şükrü’ye,
can eriğe, beyaz leblebiye,
dönülmez akşamlara,
ışıldayan mehtaplara,
uçuşan martılara,
veysellere, aşıklara,
asaflara,
sahaflara,
velilere orhanlara,
uzakta kalanlara,
yakında bulunanlara,
olmazı olduranlara, gözleri dolduranlara,
ulu çınarlara,
dev nazımlara,
ince kıyım salataya, ince uzun galata’ya,
iki ‘t’ li attila’ya,
tek ‘y’ li süreya’ya,
özleyip gelenlere,
sabırla bekleyenlere,
çok sevenlere,
çok sevilenlere,
kaçan gemilere,
batan güneşlere,
boğaz’a,
kavuna,
kebaba,
kordon boyuna
anlara, anılara,
anlayana, anlatana,
konuşmadan anlaşana,
geride kalan yıllara,
yüzyıllara,
beş yüz yıla,
beş yüz yıldır hep yeni kalanlara...
Olmamış işte, bileklerinizi kesin...
Sonra ben Pan'ı seviyorum fakat onu ben öldürmedim. Kendini beğenmişliği yüzünden, intihar etti.
Biri sevdiği şiirlerin, öteki sevdiği kitapların, bir başkası sevdiği bitkilerin, porselenleri, ayakkabıları, etekleri, ceketleri, pipoları tek tek yitmişler... Sevdiğim her insan öldü. Ve ne yazık hepsini ben öldürdüm. Ölenler hep suçluydu, ne yapabilirdi ki? Katil...