Evet Osmanlıda Mustafa ve İbrahim de padişah dı değilmi... Akıllı deli ne fark eder kul olduktan sonra... Ama biz her zaman Allah a ibadet eder ondan mağfiret dileriz.. Oturup düşünmek insan işi....
Markopaşa… Mizah dünyamızın en ünlü paşası. Aziz Nesin, Sabahattin Ali, Rıfat Ilgaz, Mim Uykusuz tarafından çıkarılan mizah dergisiydi. Habire dava açılıyor, habire kapatılıyordu. Bu nedenle logosunun altına “toplatılmadığı zamanlar çıkar, yazarları hapishanede olmadığı zamanlar çıkar” ibaresi koymuşlardı. Markopaşa kapatılınca, Merhumpaşa adıyla çıktılar, o kapatılınca Malumpaşa adıyla çıktılar, o kapatılınca Yedi Sekiz Hasan Paşa adıyla çıktılar, o kapatılınca Bizimpaşa adıyla çıktılar.
*
Tosun Paşa… Sinema dünyamızın en ünlü paşası. Başrollerini Kemal Sunal, Şener Şen, Adile Naşit, Ayşen Gruda, Müjde Ar'ın paylaştığı, yönetmenliğini Kartal Tibet'in yaptığı efsane komedi filmiydi. Evin saftirik uşağı Kemal Sunal'ın, haşmetli Osmanlı paşası kılığına sokulmasıyla başlayan kahkaha silsilesiydi.
*
Bodrum paşası… Sanat dünyamızın en ünlü paşası. Zeki Müren 1969 yılında Aspendos'da konser vermişti, tarihte ilk kez bu konserde Antalya halkı “sanatın paşası” diye hitap etti, bu sıfat İstanbul basını tarafından manşet yapıldı, Bodrum'u çok seviyordu, yılın önemli bölümünü Bodrum'daki evinde geçiriyordu, Bodrum plajlarının Bodrum gece hayatının sembolü haline gelmişti, böylece, sanatın paşası sıfatı “Bodrum paşası”na dönüştü. Mini etekle sahneye çıkacak kadar cesur, malını mülkünü eğitime ve Mehmetçik vakfına bağışlayacak kadar yurtseverdi, bana göre memleketteki tüm paşalara örnek olması gereken bir yurttaştı.
*
Paşalı Birol… Spor dünyamızın en ünlü paşası. Fenerbahçe amigosuydu. Aslında adı Birol değil, Vecdi… Kapalıçarşı'da tezgahtardı, bir gün bir kadın müşteri geldi, kapının önünde Biroool diye bağırmaya başladı, bizim Vecdi de “buyrun” diye cevap verdi, bunun üzerine Birol diye bağıran kadın elindeki ayakkabıyla Vecdi'ye saldırdı, bu matrak hadiseden sonra Vecdi'nin adı Birol kaldı, arkadaşları Birol diye hitap etmeye başladı, adı Birol kaldı. Küçükmustafapaşa'da doğdu, Kocamustafapaşa'da evlendi, Bayrampaşa'da dükkan açtı, hepsinde paşa var diye Paşalı Birol oldu, bilahare insanları kırmamak için Kasımpaşalı olduğunu, Gaziosmanpaşalı olduğunu, Hasanpaşalı olduğunu bile söyledi. Paşa değildi, Birol bile değildi ama, tarihte iz bırakan paşalardan oldu.
*
Paşabahçe… Cam dünyamızın en ünlü paşası. Bardak, şişe, sürahi, vazo. Hanımlar bayılır.
*
Paşa çayı… Çay dünyamızın en ünlü paşası. Ilık, çok açık, bol şekerli olur. Çocuklar bayılır.
*
Hoppala paşam Malkara Keşan… Özdeyiş dünyamızın en ünlü paşası. “Bu da nerden çıktı şimdi” şeklinde, şaşkınlık ifadesidir. Söylediğin lafı götünden uydurdun manasındadır.
*
Asrın paşası… Siyaset dünyamızın en ünlü paşası. Asrın liderimiz dün kendi kendine izah etti, “anayasaya göre ben aynı zamanda beni alkışlayan paşanın da paşasıyım, hepsinin paşasıyım” dedi.
*
Ben imamım demişti, ben futbolcuyum demişti, ben savcıyım demişti, ben gassalım demişti, ben ülkenin doktoruyum demişti, ben ekonomistim demişti, ben tüccarım demişti, ben çobanım demişti, ben başmuhtarım demişti, şimdi “ben paşayım” diyor.
*
Paşa gönlün bilir abi demekten başka çare yok herhalde. Yılmaz ÖZDİL
Ben yumruğumu özgürce sallarım... Kimse burnunu benim özgürlük alanıma sokmasın. Namussuz şerefsiz gibi hakaret cümleleri kullanmam kullanırsam öyle olduğu içindir..
Farkındaysan eleştirdiğim yer mezhepleri kıyaslamak.. Yoksa cem evi camii değildir... Ama örneği öyle verince bu hakaret... En hafifinden müslümanlara hakaret...
Tabii Fetöcularla çok yol yürüdüğünüz için mezheplere Hristiyanlar dan örnek vermek senin için normal olabilir ama aklı başında bir müslüman için küfürdür. Aleviler e gelince aslında Haymat Los u haklı çıkarıyorsun... Oysa ben Sana hak vermiştim... Camii müslümanların namaz kıldıkarı yerin adıdır. Namaz kılmanın dışında iktidara yalakalık olsun diye kullanırsan başkasıda cem evi der saz çalar sema döner sana ne Seninki ne kadar mübarekse onunki de okadar mübarek..
Hristiyanlar klisiye gidermiş Hadi bir katoliği, bir Ortodoks kilisesinde ibadet ettir bakalım... kıyaslama yanlış... Ama ayırımcılık kabul edecekse Aleviler etsin Türkiyede müslümanların ibadet ettikleri yerlere Cami denir. Cem evi demenin arapça ve farsça arasında kelime oyunu yapmaktan başka bir şey değil.. Herhalde en çok iranlılar gülüyordur bu ayırıma madem müslüman ha cem evi ha camii ne fark eder diye ama gel gör ki sosyalizm sevmeyince aslında maksat üzüm yemek değil gün gibi ortada.. Bu durumun iktidarın sömürüyor olması yobazları yedekte tutmak istemesinden... İşin farkında olan aleviler tırmandırmamasının sebebi ise hem camii ye gitmek gibi bir kompleksleri yok hemde bu işi din gibi görüp çatışma vesilesi yapmak isteyenlerin önünü kesmek
Polislerin ispiyoncu işbirlikçileri ihtiyacı olabilir ama zaten istihbarat bunun için var ama e polis diye bir şey varsa bir şey ispiyonlamak isteyen varsa bodrumda tarihi sit alanları üzerine yapılan yandaş mütahitleri ispiyonlasınlar bence.. Dünyanın yedi harikasından biri bodrumda önüne binalar yapıldı.. Kadim mezarlıklar ve tapınakların üzerine binalar yapılıyor dere yatakları dolduruluyor valilik ve kaymakamlıkların gözleri önünde hatta bodrum kaymakamlık binasının karşısında tarot kafe var kaymakam devrim kanunlarına inat hergün başını eğerek makam aracına biniyor bilbordlarda falcı kadınların resmini seyreden seyrede görevini ifa ediyor... Bu arada esnafa kan kusturuluyor sizmisiniz turizm ayakta tutmaya çalışan...
Evet Osmanlıda Mustafa ve İbrahim de padişah dı değilmi... Akıllı deli ne fark eder kul olduktan sonra... Ama biz her zaman Allah a ibadet eder ondan mağfiret dileriz.. Oturup düşünmek insan işi....
Markopaşa…
Mizah dünyamızın en ünlü paşası.
Aziz Nesin, Sabahattin Ali, Rıfat Ilgaz, Mim Uykusuz tarafından çıkarılan mizah dergisiydi. Habire dava açılıyor, habire kapatılıyordu. Bu nedenle logosunun altına “toplatılmadığı zamanlar çıkar, yazarları hapishanede olmadığı zamanlar çıkar” ibaresi koymuşlardı. Markopaşa kapatılınca, Merhumpaşa adıyla çıktılar, o kapatılınca Malumpaşa adıyla çıktılar, o kapatılınca Yedi Sekiz Hasan Paşa adıyla çıktılar, o kapatılınca Bizimpaşa adıyla çıktılar.
*
Tosun Paşa…
Sinema dünyamızın en ünlü paşası.
Başrollerini Kemal Sunal, Şener Şen, Adile Naşit, Ayşen Gruda, Müjde Ar'ın paylaştığı, yönetmenliğini Kartal Tibet'in yaptığı efsane komedi filmiydi. Evin saftirik uşağı Kemal Sunal'ın, haşmetli Osmanlı paşası kılığına sokulmasıyla başlayan kahkaha silsilesiydi.
*
Bodrum paşası…
Sanat dünyamızın en ünlü paşası.
Zeki Müren 1969 yılında Aspendos'da konser vermişti, tarihte ilk kez bu konserde Antalya halkı “sanatın paşası” diye hitap etti, bu sıfat İstanbul basını tarafından manşet yapıldı, Bodrum'u çok seviyordu, yılın önemli bölümünü Bodrum'daki evinde geçiriyordu, Bodrum plajlarının Bodrum gece hayatının sembolü haline gelmişti, böylece, sanatın paşası sıfatı “Bodrum paşası”na dönüştü. Mini etekle sahneye çıkacak kadar cesur, malını mülkünü eğitime ve Mehmetçik vakfına bağışlayacak kadar yurtseverdi, bana göre memleketteki tüm paşalara örnek olması gereken bir yurttaştı.
*
Paşalı Birol…
Spor dünyamızın en ünlü paşası.
Fenerbahçe amigosuydu. Aslında adı Birol değil, Vecdi… Kapalıçarşı'da tezgahtardı, bir gün bir kadın müşteri geldi, kapının önünde Biroool diye bağırmaya başladı, bizim Vecdi de “buyrun” diye cevap verdi, bunun üzerine Birol diye bağıran kadın elindeki ayakkabıyla Vecdi'ye saldırdı, bu matrak hadiseden sonra Vecdi'nin adı Birol kaldı, arkadaşları Birol diye hitap etmeye başladı, adı Birol kaldı. Küçükmustafapaşa'da doğdu, Kocamustafapaşa'da evlendi, Bayrampaşa'da dükkan açtı, hepsinde paşa var diye Paşalı Birol oldu, bilahare insanları kırmamak için Kasımpaşalı olduğunu, Gaziosmanpaşalı olduğunu, Hasanpaşalı olduğunu bile söyledi. Paşa değildi, Birol bile değildi ama, tarihte iz bırakan paşalardan oldu.
*
Paşabahçe…
Cam dünyamızın en ünlü paşası.
Bardak, şişe, sürahi, vazo.
Hanımlar bayılır.
*
Paşa çayı…
Çay dünyamızın en ünlü paşası.
Ilık, çok açık, bol şekerli olur.
Çocuklar bayılır.
*
Hoppala paşam Malkara Keşan…
Özdeyiş dünyamızın en ünlü paşası.
“Bu da nerden çıktı şimdi” şeklinde, şaşkınlık ifadesidir.
Söylediğin lafı götünden uydurdun manasındadır.
*
Asrın paşası…
Siyaset dünyamızın en ünlü paşası.
Asrın liderimiz dün kendi kendine izah etti, “anayasaya göre ben aynı zamanda beni alkışlayan paşanın da paşasıyım, hepsinin paşasıyım” dedi.
*
Ben imamım demişti, ben futbolcuyum demişti, ben savcıyım demişti, ben gassalım demişti, ben ülkenin doktoruyum demişti, ben ekonomistim demişti, ben tüccarım demişti, ben çobanım demişti, ben başmuhtarım demişti, şimdi “ben paşayım” diyor.
*
Paşa gönlün bilir abi demekten başka çare yok herhalde.
Yılmaz ÖZDİL
Kralları e polis e şikayet edip merkeze götürüyorlar benden söylemesi... En iyi ihtimal fetöcü olursunuz..
Meral Akşener soruyor,
Ne istediler, ne verdiniz?
Ben yumruğumu özgürce sallarım... Kimse burnunu benim özgürlük alanıma sokmasın. Namussuz şerefsiz gibi hakaret cümleleri kullanmam kullanırsam öyle olduğu içindir..
Farkındaysan eleştirdiğim yer mezhepleri kıyaslamak.. Yoksa cem evi camii değildir... Ama örneği öyle verince bu hakaret... En hafifinden müslümanlara hakaret...
Tabii Fetöcularla çok yol yürüdüğünüz için mezheplere Hristiyanlar dan örnek vermek senin için normal olabilir ama aklı başında bir müslüman için küfürdür. Aleviler e gelince aslında Haymat Los u haklı çıkarıyorsun... Oysa ben Sana hak vermiştim... Camii müslümanların namaz kıldıkarı yerin adıdır. Namaz kılmanın dışında iktidara yalakalık olsun diye kullanırsan başkasıda cem evi der saz çalar sema döner sana ne Seninki ne kadar mübarekse onunki de okadar mübarek..
Hristiyanlar klisiye gidermiş Hadi bir katoliği, bir Ortodoks kilisesinde ibadet ettir bakalım... kıyaslama yanlış... Ama ayırımcılık kabul edecekse Aleviler etsin Türkiyede müslümanların ibadet ettikleri yerlere Cami denir. Cem evi demenin arapça ve farsça arasında kelime oyunu yapmaktan başka bir şey değil.. Herhalde en çok iranlılar gülüyordur bu ayırıma madem müslüman ha cem evi ha camii ne fark eder diye ama gel gör ki sosyalizm sevmeyince aslında maksat üzüm yemek değil gün gibi ortada.. Bu durumun iktidarın sömürüyor olması yobazları yedekte tutmak istemesinden... İşin farkında olan aleviler tırmandırmamasının sebebi ise hem camii ye gitmek gibi bir kompleksleri yok hemde bu işi din gibi görüp çatışma vesilesi yapmak isteyenlerin önünü kesmek
Polislerin ispiyoncu işbirlikçileri ihtiyacı olabilir ama zaten istihbarat bunun için var ama e polis diye bir şey varsa bir şey ispiyonlamak isteyen varsa bodrumda tarihi sit alanları üzerine yapılan yandaş mütahitleri ispiyonlasınlar bence.. Dünyanın yedi harikasından biri bodrumda önüne binalar yapıldı.. Kadim mezarlıklar ve tapınakların üzerine binalar yapılıyor dere yatakları dolduruluyor valilik ve kaymakamlıkların gözleri önünde hatta bodrum kaymakamlık binasının karşısında tarot kafe var kaymakam devrim kanunlarına inat hergün başını eğerek makam aracına biniyor bilbordlarda falcı kadınların resmini seyreden seyrede görevini ifa ediyor... Bu arada esnafa kan kusturuluyor sizmisiniz turizm ayakta tutmaya çalışan...
Kanuna göre üniversite mezunu olamayanlar da avukat olamaz...