Bir ayağımız Gâl-u Belâ da bir ayağımız kıyamette arada olanlara Cebrail le kadeh kaldırıyoruz ne karışıyorsunuz milletin içkisine hayatına varsa diyeceğin hakikatten yana şarabını kap gel
Bir dadaloğlu göndermesi vardı sildi kürsü insan nezaketen sorar cıks.. kime ne yaptı.. Yani sevgili uss benim hakikatim diye bir şey yok hakikat diye bir şey var ve belirleyeni zaman. Biz sadece iz bırakıyoruz.. İster yıldız tozundan olsun ister ışık fotonundan ama her halûkarda muhakkak bir sicimde titreşir bir parçamız...
Emeklilikte yaşa takılanlar... Emekli olanların elinden alınan hakların olduğu bir yerde emeklilikte yaşa takılanlar Suriyeli muamelesi bile göremeyecekler.. Hastanelerde isim verip öncelik sırası alan suriyeliler için artık iç çatışma çanları çalarken milletin gözüne baka baka kaynak yok demek pişmiş aşa su katmaktan başka ne olabilir.. Kaynak yoksa 32milyar dolar nereden bulundu.. Verdiği toplumsal zararın ise boyutları milyar dolarlarla ölçülemeyecek kadar çok.. kaynak yokmuş... Şunun adını koyalım... Milletin anasına küfredip ihale alan yandaş mütahit firmanın ingilterede sokak kapatacak kadar parayı kaçırdığı bir ülkede millete kaynak yok demenin ne demek olduğunu bir gün millet merak edebilir..
Stagflasyon tespitleri... Hükümetin üretim girdilerinde geri adım atmaması yada piyasayı finanse etmemesinin hatta tüketiciye abanmasının verdiği sonuç ortada.. Tüketici tüketmiyor.. Hem enflasyon artışı hem ekonomik durgunluk ikisi bir arada hayaldi gerçek oldu... Üstüne bir de Türkiyenin en sağlam bankasına abanılması ülkeye olan güveni iyice sarsmaktadır.. Hadi bakalım
Yandaş yalaka medyanın yalama yazarları Yılmaz Özdil in Atatürk kitabının kısa sürede 500 bin satış rakamına ulaşmasını çekememiş olsalar gerek hep bir ağızdan kitabı bile okumadan rivayetle saldırıya geçtiler.. Aldıkları komutla hep bir ağızdan salya akıtan kudurukların derdinin tabii ki Atatürk olduğunu 80 ölüm yıl dönümünde ne yaparız da Anıtkabire olan ilgiyi azaltırız derdinde olduklarını biliyoruz.. Çatlasanızda patlasanızda Kudursanızda Cumhuriyete ve Onun kurucu liderine olan sevgiyi azaltamayacaksınız.. İt ulur kervan yürür..
Sayın Puder cosmos un bir kısmı
Ah uss çok çabuk unutuyorsun hakikati sevgi olan insanların şarabı meşrebinden ne parası..
Bir ayağımız Gâl-u Belâ da bir ayağımız kıyamette arada olanlara Cebrail le kadeh kaldırıyoruz ne karışıyorsunuz milletin içkisine hayatına varsa diyeceğin hakikatten yana şarabını kap gel
Aaa milletin içkisine karışmayın içen içsin, her mevlana ya bir Hayyam düşer. Mevlana da bizim Hayyam da
Bir dadaloğlu göndermesi vardı sildi kürsü insan nezaketen sorar cıks.. kime ne yaptı.. Yani sevgili uss benim hakikatim diye bir şey yok hakikat diye bir şey var ve belirleyeni zaman. Biz sadece iz bırakıyoruz.. İster yıldız tozundan olsun ister ışık fotonundan ama her halûkarda muhakkak bir sicimde titreşir bir parçamız...
Yanlış bir kere kürsü hakikati söyleyenleri pek sevmez. Üstelik yalaka gammazcı dolu.. Bir de Mod var otu modu siliyor.
Emeklilikte yaşa takılanlar... Emekli olanların elinden alınan hakların olduğu bir yerde emeklilikte yaşa takılanlar Suriyeli muamelesi bile göremeyecekler.. Hastanelerde isim verip öncelik sırası alan suriyeliler için artık iç çatışma çanları çalarken milletin gözüne baka baka kaynak yok demek pişmiş aşa su katmaktan başka ne olabilir.. Kaynak yoksa 32milyar dolar nereden bulundu.. Verdiği toplumsal zararın ise boyutları milyar dolarlarla ölçülemeyecek kadar çok.. kaynak yokmuş... Şunun adını koyalım... Milletin anasına küfredip ihale alan yandaş mütahit firmanın ingilterede sokak kapatacak kadar parayı kaçırdığı bir ülkede millete kaynak yok demenin ne demek olduğunu bir gün millet merak edebilir..
Stagflasyon tespitleri...
Hükümetin üretim girdilerinde geri adım atmaması yada piyasayı finanse etmemesinin hatta tüketiciye abanmasının verdiği sonuç ortada.. Tüketici tüketmiyor.. Hem enflasyon artışı hem ekonomik durgunluk ikisi bir arada hayaldi gerçek oldu... Üstüne bir de Türkiyenin en sağlam bankasına abanılması ülkeye olan güveni iyice sarsmaktadır.. Hadi bakalım
Yandaş yalaka medyanın yalama yazarları Yılmaz Özdil in Atatürk kitabının kısa sürede 500 bin satış rakamına ulaşmasını çekememiş olsalar gerek hep bir ağızdan kitabı bile okumadan rivayetle saldırıya geçtiler.. Aldıkları komutla hep bir ağızdan salya akıtan kudurukların derdinin tabii ki Atatürk olduğunu 80 ölüm yıl dönümünde ne yaparız da Anıtkabire olan ilgiyi azaltırız derdinde olduklarını biliyoruz.. Çatlasanızda patlasanızda Kudursanızda Cumhuriyete ve Onun kurucu liderine olan sevgiyi azaltamayacaksınız.. İt ulur kervan yürür..
Türk şiirinin beyaz kartalı Bahaettin Karakoç a Allahtan rahmet yakınlarına sabırlar diliyorum..