Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Vezir Pehlevan
Vezir Pehlevan

HER İNSAN BİR DEĞERDİR, KARŞILIKLI SEVGİ VE SAYGI İNSANLARIN EN BÜYÜK HAZİNESİDİR...

  • Şule'nin Günlüğü22.02.2024 - 11:13


    -----KALB asla bir düşünme ve duygu üretme organı değildir. Kan dolaşımı
    dışında başka bir fonksiyonu yoktur. Kalp atışların hızlanması Beyinde ki
    duyarlı merkezlerin harekete geçmesidir. Aşk-heyecan ve korku gibi.
    -----Beyin algılar, düşünür ve eyleme dönüştürür. Bu bir bilimsel tespittir.
    Beyin haricinde her hangi bir organ düşünemez. duygu üretemez. Çünkü
    Basiret ve hülasa yalnız beyine aittir.
    -----Yıllar önce basın-yayın aracılığıyla Din tacirleri bu benzeri olgularla
    Toplumu Hilafet'e özendirmeye uğraştılar. Mesela bir dönem Televizyon
    Ekranlarında,**Göz taşı, Cin çarpması, Şeytan taşlaması, Peri büyülemesi
    yok Cennet hürisi saçmalıklarıyla Toplumun mihenk taşlarıyla oynadılar.
    Şimdide diplomalı cahiller coştu-çağlıyor. Sosyal medya da yok Kap gözü
    işaretleri, yok gülücük sembolleri, karşı bireyi küçümseme işaretleri çılgın
    bir modaya dönüştü. Yaradan sonumuzu hayır eylesin...Saygılarımla.

  • Şule'nin Günlüğü20.02.2024 - 14:39


    -----Son zamanlarda herkes Yürekten-Kalpten konuşur oldu. Yok Kalb-i düşünce,
    yok basiretli yürek. Yok düşünen Kalp. Bunu da en çok Diplomalı cahiller güncel-
    lemektedir. SÜBHANEKE Duasının anlamını bilmeyen Dinbazlar da Yüreği-kalbi
    analiz etmeye başladılar...
    -----KALBİN düşünebilme ve fikir üretebilme özelliği asla yoktur. Kalp kan dolaşımını
    sağlar. ve natriüretik peptid salgılama gibi işlevleri haricinde başka bir görevi yoktur.
    Bu yüzden Kalbin kapakları ve ya tam kendisini yapay olarak değiştirmek mümkündür.
    Kalp naklinden sonra Beyinde her hangi bir değişiklik asla olmaz. Yani bir cahile Ehil
    Kalbi naklederseniz o, cahil asla bir ehil olamaz.
    -----Son zamanlarda inanç tüccarları ve kuantumcu sahtekârlar, Kalbin duygulardan
    sorumlu ve bağımsız düşünebilen organ olduğu yalanını Toplum içerisinde fısıldayıp
    kişi ve kişileri müspet bilimden soğutmaya çalışıyorlar. Bu tür yalancı Fetbazların
    nutuklarına asla itibar etmemeliyiz....SAYGILARIMLA
    -----BİR YORGUN DEMOKRATIN--SOLGUN KALEMİNDEN-----

  • Yaptım ama bir sor niye20.02.2024 - 12:54


    ****ZÜLFİKÂR KARDAŞIM****
    Bozuldu Toplumun, Lisan-Lehçesi
    Kurudu Akmıyor, Barış Çeşmesi
    Dolara Yenildi, Türk'ün Akçesi
    Gerçeği yakından, görmeyi öğren...

  • Yaptım ama bir sor niye20.02.2024 - 12:42


    ****ZÜLFİKÂR KARDAŞIM****
    Hür Cumhuriyet'te Vücut Bulalım
    Yaa Muhammed deyip hakka varalım
    Dört Kitapta Haktır, Himmet alalım
    Hakkı-Hakikatı Bilmeyi Öğren...

  • Yurtseverler Köşesi20.02.2024 - 12:24


    BUNCA MELANETE DEVRAN DEDİLER
    .
    Medeniyet Çöktü, Vurdu Karaya
    Neslimiz Kul Oldu, Pula Paraya
    Kıbleyi Çevirdi, Köşke Saraya
    Falcıya Danıştım, Devran Dediler.
    .
    Tabiat Kükredi, Faylar Kırıldı
    Şehirler Yıkıldı, Dağlar Yarıldı
    Nehirler Çağladı-Coştu Duruldu
    Depremde ölene Kurban dediler.
    .
    Takvalar Şaşırdı, Hakkın Yolunu
    Tarikat Kervanı, Aştı Şavulu
    Vatandaş Çalıyor Fetret Davulu
    Çiftçiye Köylüye, Yaylan Dediler.
    .
    Demokrasi Kalktı, Yıkıldı Bentler
    Üsküdar-ı Aştı Küheylan Atlar
    Metropol Şehirde Uluyor Kurtlar
    İnsana Benzettim, Hayvan Dediler.
    .
    Sırtında Cübbesi, Başında Fesi
    Üfrükle Beslenir, Önünde Tası
    Hakka-Hakikata, Doğuştan Asi
    İblise Benzettim, İnsan Dediler.
    .
    Çakıroğlu Yazdı, Dokundu Saza
    Vergiler Konuldu, Bahara-Yaza
    Cehalet Mürşid-i Getirdi Dize
    Doğru konuşana, Zindan dediler...
    ----OZAN ÇAKIROĞLU----

  • Yurtseverler Köşesi20.02.2024 - 11:41

    *******MUHTEREM METAFİZİKÇİ KARDEŞİM******
    .
    -----Metafizik Felsefeyle--Materyalist Felsefenin Anayasal konularda ve Toplumsal
    Kominal ve bireysel yaşam ortamların da oldukça fazla ortak bileşimler ve kavram-
    sal eylemler mevcuttur.
    ------Hak, Hukuk ve Adalet mizanın da Din, Mezhep ve Irk ayrımı yapılmadan eşit
    haklara sahip olunması ve Kamusal alanlar da kişilerin aynı haklara sahip olmaları.
    Vatandaşlık haklarının, kişilerin Dinine, rengine ve ırkına bakılmaksızın ve kayıtsız
    şartsız aynı Kanun hükmünde korunması. Ulusal Devlet Hiyerarşik sistemin bütün
    Memleket sathın da eşit bir şekilde bilumum hakların korunup-kollanmasında.Siyasi
    Ekonomik, Sosyal ve kültürel alanlarda Toplumsal Barış ve Huzurun tesisinde. Daha
    bir çok alanlar da bir bütünlük içinde her iki Felsefenin hem-hal olduğu kaçınılmaz
    ve inkâr edilemez bir gerçektir Onun içindir ki Dua ve Niyazın yeri ve önemi ayrıdır.
    Ulusal Devletler de Diplomasi faaliyetlerinin yeri ayrıdır.
    -----Devran-i Alemin Tarihsel Devinimine bir göz atarsanız, bütün bilinmeyen meçhul
    denklemleri her iki Felsefenin ortak kudretiyle çözersiniz. Devranın Tarihsel sürecine
    Metafizikçiler Fıtrat-ı Kader derler... Materyalist Felsefeciler ve Sosyalist Realistler
    EVRİM Derler. Bütün ayrıntı bir taraf Uhrevi düşünce eylemini, Diğer taraf ise Bilimsel
    düşünce eylemini destekler....VESSELAM.
    --------------YORGUN DEMOKRAT KALEMİNDEN---------------

  • Yaptım ama bir sor niye18.02.2024 - 15:17


    ****ZÜLFİKÂR KARDAŞIM****
    Soğuk Gücüğün Geldik Ortasına
    Herkes Bakınsın, Kendi Voltasına
    Sen Takılma, Zübükler Oltasına
    Rahmet Sularında, yüzmeyi öğren...
    ----OZAN ÇAKIROĞLU----

  • Yaptım ama bir sor niye18.02.2024 - 13:25


    *****ZÜLFİKÂR KARDAŞIM*****
    Kankadan dost olmaz, elden sayılır
    Bakışı Nazardır, Felden Sayılır
    Çakıroğlu, Ehli Dilden Sayılır
    Mürşitten Nasihat Almayı öğren...

  • Yurtseverler Köşesi18.02.2024 - 12:39


    ******DOSTLAR-ERENLER--YOLDAŞ YARENLER******
    .
    -----Gerçek ve doğru İslam-i bir yönetim, ilme, sevgi ve barışa önem veren
    özgün ve evrensel bir sistemdir. Dünya ve Ahiret ayrımı gibi Düalist bir anlayışa
    sahip değildir. Hiç ölmeyecek gibi Dünya için, yarın ölecek gibi Ahiret için
    çalışmayı esas alır...
    -----İslam-i yönetim şekli Halkın temel hak ve hürriyetlerini eşit bir şekilde korur
    ve kollar. Her ne sebeple olursa olsun kaos-kargaşa ve her türlü baskıya zülme
    asla rıza göstermez. Fırsat ve Kanun karşısında ki eşitlik prensibi olmazsa-olmaz
    şartıdır. Bunu Hz. Ömer'den sonra Ulusal, kamusal ve toplumsal alanlarda kayıt-
    sız-şartsız uygulayan tek Lider ve Devlet Adamı Mustafa Kemal ATATÜRK''tür.
    1923 ten 1955 yılına kadar Liaklik ilkesi sayesinde uygulanmıştır. Acak 1955 ten
    sonra Demokrat Partinin aşırı güçlenmesi, Ulusal Bağımsızlığımızı tekrar bağımlı
    hale getirmesi ve Hilafet severliğin yeniden hortlaması LAİKLİK İlkesine hep ket
    vurmuştur. Akabinde Siyasal ve Toplumsal bölünmeler Ülke sathına yayılmıştır.
    Ehh sonra ne olmuştur. Ne olacak 1960 İHTİLALİ olmuştur.
    ----Şimdi ki neslimiz, bu gerçeklerden bihaber şatafat içinde lay-lay lom yaşayıp
    gidiyor. Yaradan yar ve yardımcımız olsun...VESSELAM.
    -------YORGUN DEMOKRAT KALEMİNDEN-------

  • Şule'nin Günlüğü17.02.2024 - 16:44


    *****DÜŞÜNÜRÜM*****
    .
    Düşünürüm şu Evrenin halini
    Bu koca Dünya'nın bunca varını
    Suyu-havasını, yağmur-karını
    Varlık nedir-darlık nedir can nedir.
    .
    Uydumuz Uzay'da raysız dönüyor
    Gündüz ışıldıyor, gece sönüyor
    Kutuplar donuyor, Çöller yanıyor
    İklim nedir, ilim nedir, Fen nedir.
    .
    Cennet'te Havva'ya tuzak kuruldu
    Bir kaç meyve için, neden kovuldu
    Firavun, rahmet suyunda boğuldu
    Adem kimdir, fıtrat nedir, gen nedir.
    .
    Güneş sistemine, şaşar kalırım
    Bunca Mahlukattan ibret alırım
    Hak-kı-hakikat-ı, Rab'dan bilirim
    Mezhep nedir, takva nedir Din nedir.
    .
    Hesapsız Asırlar, sayısız yıllar
    Gizlenmiş içinde, kervansız yollar
    Yakında Kıyamet kopacak derler
    Deprem nedir-tufan nedir-Sel nedir.
    .
    Hiç eline almaz, Cüz-ü Kuran-ı
    Hadis diye söyler, bunca yalanı
    Kul ne bilir Cehennemlik olanı
    Kibir nedir, nefret nedir-kin nedir.
    .
    Çakıroğlu, Fazla inme Derine
    Dikkat Buyur, Kalemine-Diline
    Tarikat Asayı, Almış Eline
    Nefis nedir-hücre nedir-Kan nedir...
    ----OZAN ÇAKIROĞLU----