Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Ata Kızı
Ata Kızı

Sevemedim bir türlü, yaprağın ağacı terketmesini... Ata Kızı

  • Kendinizi bir dörtlükle ifade edebilir misiniz?27.01.2024 - 15:59

    1. Serbest şiir, ölçüsüz ve uyaksız yazılan, belli kurallara bağlı olmayan şiirlerdir.

    2. Türk edebiyatında serbest şiire geçiş üç aşamada olmuştur.

    Birincisi, ölçülü ve uyaklı “serbest müstezat” biçimi;
    ikincisi, ölçüsüz ama uyaklı serbest şiir;
    üçüncüsü ölçüsüz ve uyaksız serbest şiir.
    3. Türk edebiyatında serbest şiir, Cumhuriyetten sonra gelişmiştir.

    Serbest şiirde dizelerin uzunluk kısalıkları, uyak, redif, uyak düzeni, nazım birimi gibi nazmın bağlayıcı unsurları önemsenmez. Hatta bu unsurlardan mümkün olduğunca kaçılır.Ama tamamen kafiyesiz ve redifsizdir de diyemeyiz.
    Serbest şiirde bu şekil serbestliğinin yanı sıra içerik bakımından da bir serbestlik vardır. Hemen her konuda şiir serbest olarak yazılır. Konu sınırsızdır.
    Serbest şiir, ismindeki “serbest” kelimesinin manası gibi “kuralsız” bir şiir değildir. Şiirdeki ses ve ahenk unsurları çok uyumlu bir şekilde sağlanmaktadır.
    Serbest şiir Türk edebiyatına Servet-i Fünun döneminde Batı edebiyatından alınarak yeni Türk şiirine uygulanmış bir biçimdir.

  • Mavinin İzi26.01.2024 - 19:58

    İşlediğim konunun üzerine bir anda yazdığın yazıyı okuyunca aşağıda yazılanlarla da bir bağlantı kuramayınca ne yalan söyleyim üzerime alındım. Yanlış anlaşılma varsa düzeltmek istedim. Neyse öyle olmadığına sevindim iyi akşamlar.

    Sevgilerimle…

  • Mavinin İzi26.01.2024 - 15:17

    Sevgili Nilüfer sayfanı okuyorum biliyorsun, aşağıdaki yazı benim paylaşımlarımla alakalı olmadığını düşünmek istiyorum. Zira benim paylaştığım yazılar sen de farkındasın kendime ait düşüncelerimden ve genele hitaben yazdığım yazılardan oluşuyor.
    Haddi hududunu aşacak kişisel paylaşımlar olmadığı da zaten ehil kişilerin anlayacağı gibidir.
    Ben mi yanlış anladım? Bağışla beni ama bu tutumunuzu anlayamadım. Herhangi bir şey varsa lütfen benimle açıkça paylaşmanı rica ediyorum.

  • Kendinizi bir dörtlükle ifade edebilir misiniz?26.01.2024 - 11:40

    Kapı açılır, sen yeter ki vurmayı bil! Ne zaman? Bilemem! Yeter ki o kapıda durmayı bil!
    - Hz. Mevlana

  • Kendinizi bir dörtlükle ifade edebilir misiniz?26.01.2024 - 11:37

    Bilgelik; düşünmeyi, düşünmek ise sabırlı olmayı ve bu öğretiler, yerine göre davranmayı, “”konuşulması gerektiğinde susmamayı”
    “susulması gereken yerde de konuşmamayı” öğretir.

  • Kendinizi bir dörtlükle ifade edebilir misiniz?26.01.2024 - 11:29

    Bizde çok güzel bir atasözü vardır;
    ”boş teneke çin çin öter”

    Kişide etkili konuşma becerisi olsa bile bilgi olmadan bu özelliğin bir işe yaramayacağını da anlıyoruz böylece.

  • Kendinizi bir dörtlükle ifade edebilir misiniz?26.01.2024 - 11:23

    Dili etkili kullanmak, kişileri hem iş hem özel hayatlarında, dil ve konuşma becerileri az olan kişilere nazaran çok daha değerli kılar.
    Aslı Birer

  • Kendinizi bir dörtlükle ifade edebilir misiniz?26.01.2024 - 11:15

    Her otun, her şekerin zamanede bir oluş müddeti vardır. Lakin, güneşin tesiriyle renk, parlaklık ve letafet elde etmesi için yılların geçmesi gerektir. Alelade otlar, iki ay içinde yetişir. Fakat kırmızı gül, ancak bir yılda yetişir, gül verir.
    - Hz. Mevlana

  • Kendinizi bir dörtlükle ifade edebilir misiniz?25.01.2024 - 15:30

    Yaşamdan:)

  • Kendinizi bir dörtlükle ifade edebilir misiniz?25.01.2024 - 14:04

    Selamlar Nurgülcüğüm, unutkanlığın, dalgınlığın çok çeşitli sebepleri var. İyi bir nöroloji muayenesinden geçmek
    faydalı olur.
    Fiziksel sebepleri de geçelim, aşırı çalışma koşullarından tutun da, ekonomik koşullara ve çevresel koşullara bağlı aşırı stres altında kalmamak neredeyse mümkün değil gibi. Kime sorsan aynı şikayet. Aslında depresif durumlar devlet yönetim şekilleriyle de çok alakalı. Çoktan yaşanmaya başlayan daha önemli sorunlar artarak devam ediyor. İntihar vakaları çoğaldı. Geçenlerde konuştuğumuz sosyal medyada yaşanan olumsuzluklar da aslında buna bağlı. Toplumsal yozlaşmayı sağlayan neredeyse tüm unsurları tamamlayıp insanların ahlakını sorgulanın bazen ne derece doğru olduğunu düşünmüyor da değilim. Ülkenin içindekileri “ aile içindeki çocuklara benzetiyorum bazen “ düşünsene, ailede hırsızlık, fuhuş, cehalet, kavga, dayak… varsa orada yetişen çocuğun etkilenmemesi mümkün mü? Karakteristik özellikleriyle birkaçından korunsa da illaki bir tanesini psikolojik olarak bünyesine absorbe edecektir. İşte devletleri de bir aile olarak düşündüğümüzde toplumdaki suçları sadece suçluya yüklemek bana hiç de adil gelmiyor. Bizim ailemizden beklentimiz. Saygı, huzur, refah, sağlık, eğitim ve bunların sonucunda da gelişen sağlıklı iletişim ve medeni bir toplum. Yaşadığımız bunca olumsuzlukların sonucunda bir de üzerine sevdiğimiz ve sevgilerine tutulduğumuz insanların kayıpları… ( yaşamsal döngü) olduğunu bildiğimiz halde bizleri olması gerekenden daha fazla etkileyebiliyor. Her ne kadar psikiyatrik ya da sosyal açıdan değerlendirsekte. Elbette ki duygusal bir an’ ımızda yaslanacak bir omuz ararız ve böyle bir kişinin etrafımızda olması çok güzel ve önemli. Asıl konu olan yerinde ve zamanında konuşmamız da çok önemli bu konuyla ilgili aslında daha ayrıntılı konuşmak gerekiyor. Örneklendirmek gerekir. Bakalım ilerleyen saatler bize neler sunacak.
    :)