Sevgi, bulut kadar yumuşaktır. Hayallere öyle güzel sığar ki, üzerimize yağar gibi sarar bizi. İnsan hem sığınır ona, hem de kaçar. Oysa korkmadan sarılsak sevgiye; dünyanın düzeni bu kadar bozulmaz, güçlü güçsüzü böyle ezmezdi.
Toplumsal yozlaşmayı önleyecek tek duygu sevgidir. Çünkü düzen, bireylerden başlayarak kolektif bilince ulaşır. Ne düşünürsek düşünelim, temeli insan doğasındaki sevme içgüdüsüne dayanır.
Rüzgar eserken yaprağın telaşını umursamaz. Yaprak savrulurken dalı suçlamaz, dallar, yaprakları koparken rüzgara kızmaz. İnsan; kusuru, ya rüzgarda, ya dalda, ya yaprakta arar da kendine hiç bakmaz.
Hayyamın düşünemediği şey zamandı. Dünyanın da insanın da mutlak kader dediğimiz sonu var. Evet ölüm dünyadaki her şey için sondur. Ama kaderin zamanı, insanın dokunuşuna açıktır. Dünya belki çok daha uzun süre var olabilecekken, insan kendi eylemleriyle o takvimi öne çekebilir. Savaşlarla, hırslarla, doğayı hoyratça tüketmesiyle… Kaderin yazısı değişmez, ama o yazının hangi sayfada biteceğini insan belirleyebilir. İşte burada sorumluluk başlar: Biz sonu engelleyemeyiz, fakat sonun ne zaman geleceğini etkileyebiliriz. Mutlak kader, bize teslim edilmiş bir zaman cetveli değil; bizim elimizle hızlanabilen veya yavaşlayabilen bir süreçtir. Belki de hakikat şudur: Kader, değişmez olan sondur; insanın payı ise o sona ne kadar hızlı yürüneceğini seçmektir. Biz kukla değiliz. Öyle olsa içimizde irade ve duygular olmazdı.
Aslı Birer
“Biz gerçekten bir kukla sahnesindeyiz Kuklacı felek usta, kuklalar da biz. Oyuna çıkıyoruz birer, ikişer; Bitti mi oyun, sandıktayız hepimiz.”
Yine bir akşamüstü her zamanki gibi evin bahçesindeyim ama uzak diyarların hanımelileri bizim bahçedeki gibi kokmuyor. Çayı bile yavan, Demi de tavşan kanı değil hani… Velhasılıkelam Vakitler aynı, benim vaktim; Öyle geçmişten mülga tatlı bir hüzün işte…
29 Ekim 1923, tarihin bir ulusa özgürlükle nefes aldırarak hayata dönüştüğü gündür.
Aslı Birer
En iğrenç bulduğum şey başkalarının kişiliğini taklit ederek bir yere gelmeye çalışan insanlar. Gerçekten de deve kuşu benzetmesi cuk oturuyor onlara.
Sevgi, bulut kadar yumuşaktır.
Hayallere öyle güzel sığar ki, üzerimize yağar gibi sarar bizi.
İnsan hem sığınır ona, hem de kaçar.
Oysa korkmadan sarılsak sevgiye;
dünyanın düzeni bu kadar bozulmaz, güçlü güçsüzü böyle ezmezdi.
Toplumsal yozlaşmayı önleyecek tek duygu sevgidir.
Çünkü düzen, bireylerden başlayarak kolektif bilince ulaşır.
Ne düşünürsek düşünelim, temeli insan doğasındaki sevme içgüdüsüne dayanır.
Aslı Bire
Rüzgar eserken yaprağın telaşını umursamaz. Yaprak savrulurken dalı suçlamaz, dallar, yaprakları koparken rüzgara kızmaz. İnsan; kusuru, ya rüzgarda, ya dalda, ya yaprakta arar da kendine hiç bakmaz.
Hayallerinden vazgeçme; kırılgan görünseler de zamanla uyumlanır. Unutma, büyük gemilerin çoğu bir zamanlar kâğıttandı.
Aslı Birer
?si=PvxAvW7VA5qzB9xm
Ormanı yakan sincap olsaydı, kral, kırdığı fındıkları ona geri ödetirdi.
Aslı Birer
Hayyamın düşünemediği şey zamandı. Dünyanın da insanın da mutlak kader dediğimiz sonu var. Evet ölüm dünyadaki her şey için sondur. Ama kaderin zamanı, insanın dokunuşuna açıktır. Dünya belki çok daha uzun süre var olabilecekken, insan kendi eylemleriyle o takvimi öne çekebilir. Savaşlarla, hırslarla, doğayı hoyratça tüketmesiyle… Kaderin yazısı değişmez, ama o yazının hangi sayfada biteceğini insan belirleyebilir.
İşte burada sorumluluk başlar: Biz sonu engelleyemeyiz, fakat sonun ne zaman geleceğini etkileyebiliriz. Mutlak kader, bize teslim edilmiş bir zaman cetveli değil; bizim elimizle hızlanabilen veya yavaşlayabilen bir süreçtir. Belki de hakikat şudur: Kader, değişmez olan sondur; insanın payı ise o sona ne kadar hızlı yürüneceğini seçmektir. Biz kukla değiliz. Öyle olsa içimizde irade ve duygular olmazdı.
Aslı Birer
“Biz gerçekten bir kukla sahnesindeyiz
Kuklacı felek usta, kuklalar da biz.
Oyuna çıkıyoruz birer, ikişer;
Bitti mi oyun, sandıktayız hepimiz.”
Dünyanın zembereği boşaldı…
Onda kaderi aradım, kaderi benmişim meğer. (İnsan)
Aslı Birer
Sade bir akşam işte, ne gökyüzü yıldızsız, ne toprağın rengi farklı…
Aslı Birer
Yine bir akşamüstü her zamanki gibi evin bahçesindeyim ama uzak diyarların hanımelileri bizim bahçedeki gibi kokmuyor.
Çayı bile yavan,
Demi de tavşan kanı değil hani…
Velhasılıkelam
Vakitler aynı, benim vaktim;
Öyle geçmişten mülga tatlı bir hüzün işte…
Aslı Birer