Günaydın Turhan bey görmedim paylaşımınızı teşekkür ederim çok fazla ziyaret edemiyorum sayfaları. Ben de “Ata kızı” mahlasını kullanıyorum sorun değil. Atatürk ile ilgili paylaşımlarınızı severek okuyorum çizginizi korumanızı dilerim O değerli paylaşımları bir Atatürkçü olarak sayfamda da görmeyi çok isterim. Güzel günler dileklerimle...
İyilik yapmak aslında çok basit. Toplumsal kurallara uymakla başkalarına zaten en büyük iyiliği yapmış oluruz. Mesela; ( bireysel) yolda yürürken tükürmemek Yerlere çöp atmamak Yüksek sesle müzik dinlememek Denizlere plastik çöpleri atmamak Piknik yapmak için yangınlar çıkarmamak Piknik alanlarını temiz tutmak Vs.
Bunların yanısıra negatif dışsallıklar var ki bunlar toplumun geneline yapılan kötülükler Arıtma tesislerine yeterince önem vermek Fabrika bacalarının yeterince filtrelenmesine dikkat etmek Yerleşim yerlerinin rüzgarın yönü dahi hesaplanarak kurulması Atıkların dönüştürülmesi Vs.
Deprem etütleri tam anlamıyla yapılması Yerleşim alanlarının buna göre kurulması Vs. Daha birçok şeyi sayabilirim, örnekler verebilirim, sanırım bunlar anlaşılmak için yeterli. İyilik bunlara dikkat etmektir. Kötülükte etmemektir
Akılcılık ise bütün bunları sağlayacak kişileri (devlet, kamu, iş yerlerine) yönetici seçmektir.
Aslında çözümü çok basit. başkalarına iyilik yapmak adına gerekli gereksiz müdahil olmamak. Yani iyilik yarışına girmezsek bilmeden kötülükte yapmamış oluruz. Aslında iyiliği de haz almak için yaparız bu yüzden bazılarımız neredeyse yarışa girerler. Bir de cennet cehennem mevzusu var ki sormayın gitsin. Burada şu sözü hatırlatmanın tam da yeri; “Cehenneme giden yol, iyi niyet taşlarıyla döşelidir,“ Karl Marx ne kadar da doğru ifade etmiş söylemek istediklerimi.
İyiliğin, ne derece iyilik olduğunu bilemezsin, gerekli olan ihtiyaçları karşılamak iyilik kavramını karşılayacak egon tatmin olacak ve böylece başkalarına ait yoksulluktan doğan yoksunluklar da karşılanmış olacak.
Yağmur her coğrafyada aynı yağar, bakmaz kimi ıslattığına, bakmaz hiç akına karasına, güneş, aynı gökyüzüne doğar, herkese adildir kimini az, kimini çok ısıtmaz. Rüzgar aynı eser, ağaçları hiç ayırmaz. Gözler diyorum, gözler, hep aynı ağlar rengi farketmez. Müzik her yüreğe aynı notaları çalar başka dil bilmez. Ata kızı
Ne umutlar yeşerir tavşan kanı renginde Yeni güne merhaba, yeni umutlara gebe Duygular hasat edilirken aklımın duygu köşesinde, Yudum yudum Aydınlığa yüz tutar karanlık, o’ kırmızı renginde.
Bir bardak demli çayla yapılan samimi dost sohbetlere... Ata kızı
Günaydın Turhan bey görmedim paylaşımınızı teşekkür ederim çok fazla ziyaret edemiyorum sayfaları. Ben de “Ata kızı” mahlasını kullanıyorum sorun değil. Atatürk ile ilgili paylaşımlarınızı severek okuyorum çizginizi korumanızı dilerim
O değerli paylaşımları bir Atatürkçü olarak sayfamda da görmeyi çok isterim. Güzel günler dileklerimle...
Ne güzel bir paylaşım Aslı Yıldırım.
İyilik yapmak aslında çok basit. Toplumsal kurallara uymakla başkalarına zaten en büyük iyiliği yapmış oluruz.
Mesela; ( bireysel)
yolda yürürken tükürmemek
Yerlere çöp atmamak
Yüksek sesle müzik dinlememek
Denizlere plastik çöpleri atmamak
Piknik yapmak için yangınlar çıkarmamak
Piknik alanlarını temiz tutmak
Vs.
Bunların yanısıra negatif dışsallıklar var ki bunlar toplumun geneline yapılan kötülükler
Arıtma tesislerine yeterince önem vermek
Fabrika bacalarının yeterince filtrelenmesine dikkat etmek
Yerleşim yerlerinin rüzgarın yönü dahi hesaplanarak kurulması
Atıkların dönüştürülmesi
Vs.
Deprem etütleri tam anlamıyla yapılması
Yerleşim alanlarının buna göre kurulması
Vs.
Daha birçok şeyi sayabilirim, örnekler verebilirim, sanırım bunlar anlaşılmak için yeterli.
İyilik bunlara dikkat etmektir.
Kötülükte etmemektir
Akılcılık ise bütün bunları sağlayacak kişileri (devlet, kamu, iş yerlerine) yönetici seçmektir.
Aslında çözümü çok basit. başkalarına iyilik yapmak adına gerekli gereksiz müdahil olmamak. Yani iyilik yarışına girmezsek bilmeden kötülükte yapmamış oluruz. Aslında iyiliği de haz almak için yaparız bu yüzden bazılarımız neredeyse yarışa girerler. Bir de cennet cehennem mevzusu var ki sormayın gitsin. Burada şu sözü hatırlatmanın tam da yeri; “Cehenneme giden yol, iyi niyet taşlarıyla döşelidir,“ Karl Marx ne kadar da doğru ifade etmiş söylemek istediklerimi.
İyiliğin, ne derece iyilik olduğunu bilemezsin, gerekli olan ihtiyaçları karşılamak iyilik kavramını karşılayacak egon tatmin olacak ve böylece başkalarına ait yoksulluktan doğan yoksunluklar da karşılanmış olacak.
Ata kızı
Bilgin ile kibirlenme ama bilgini küçümsemelerine de izin verme. İlki cahillik olur, ikincisi aptallık.
Ata kızı
Yağmur her coğrafyada aynı yağar, bakmaz kimi ıslattığına, bakmaz hiç akına karasına, güneş, aynı gökyüzüne doğar, herkese adildir kimini az, kimini çok ısıtmaz. Rüzgar aynı eser, ağaçları hiç ayırmaz. Gözler diyorum, gözler, hep aynı ağlar rengi farketmez. Müzik her yüreğe aynı notaları çalar başka dil bilmez.
Ata kızı
Sen geliver bir satırlık yol, bemi çağırma gelemem, kalemim kırık...
Ata kızı
“çaysız, olmaz... ama kahve olmadan hiç yaşam olmaz derim...”
Kahve bambaşka bir kültür onsuz da olmaz.
Ne umutlar yeşerir tavşan kanı renginde
Yeni güne merhaba, yeni umutlara gebe
Duygular hasat edilirken aklımın duygu köşesinde,
Yudum yudum
Aydınlığa yüz tutar karanlık, o’ kırmızı renginde.
Bir bardak demli çayla yapılan samimi dost sohbetlere...
Ata kızı