İç çekiştiğim rayihanda mı yalan? Yoksa baktığım da asıl gördüğüm sen değil misin? Bazı zaman ıramak mı doğrusu gözden? Gönül görmeli belki de bazen…
Sahi; bana baktığında gördüğün ya ben değilsem!..
Korkutur beni gözlerinde serap olmak birinin, Geçmişi de ben olayım geleceği de istediğim… Aşk aşksa şayet zaman evirir çevirir ikimizi de sevgiyle sevdiğim.
Anlık duygularımı ifade edebilirim,”bir dörtlükte.” Birikmiş duygularımı da akıl süzgecinden geçirip, hem de gayet yalın… Ve “Ben” i iyi tanıyorsa, iyi bir gözlemciyse… ifade edebilir insan bir dörtlükle hatta bir satırda “ kendini” hayatını tek dörtlükte demiyor! Öyle ya her şiir hayatlardan kendini ifade kesitleri değil mi zaten? Hoş sayfada da bu kural kalmadı. İsterdim ki rengarenk hayatlardan kesitler süsleseydi sayfayı. Şair kendini ilk dörtlükte ifade eder aslında, geri kalan dörtlükler ise sadece ilk dörtlüğe uyum sağlar. :)
Birine gidip iyilikler dilerken başkasına yaptığın halsizliğin açıklaması da var mı o aptal beyninde. Yazanın yüreğini elimle tutup, elini de kırmıyorum ya! Bu nasıl bir kendini bilmezlik artık yani.
Uzay boşluğunda dönüp duruyorsak, dünyanın altından da üstünden de girsek sanırım gökyüzüne son çıkış… Toprak olmanın mantığı doğaya geri dönmek, yaşayan canlılara zarar vermemek için.
Ve döngüyü devam ettirmek için bu gerekli. Allah en büyük kimyager o bilimle dünyayı kurmuş. Aptal insanoğlu da toprağa inanılmaz anlamlar yüklemiş. Vs.
“Kesin inançlı bir dindar ile spiritüelliğe dünyasında asla yer vermeyen bir fenci arasında pek fark yoktur. ikisinin de kapıları kapanmıştır. içeri penetre olmak imkansızdır.”
Toprağın üzerindeki ahlak yasaları altındakiyle aynı paraleldedir Tuba hanım. Yani; ahlaklı ve etik değerlere sahip olan insanların ekstra yatırım yapmalarına gerek yoktur. Diye düşünüyorum:)
İnsanla alakalı bazı deneylerin aslında insanın içgüdüsü vahşi olduğunu kanıtlar nitelikte. İki insanı bir hücreye kapattıklarında orada güçlü olanın güçsüzü zaman içinde öldürdüğü görülmüştür.
“Stanford Hapishane Deneyi: “
Bu yüzden insan iç dünyasını pozitif anlamda güçlendirmeye çalışmalı, iradesi son derece güçlü olmalı. Çünkü insanda inkar edilemeyecek yok etme içgüdüsü vardır.
İç çekiştiğim rayihanda mı yalan?
Yoksa baktığım da asıl gördüğüm sen değil misin?
Bazı zaman ıramak mı doğrusu gözden?
Gönül görmeli belki de bazen…
Sahi; bana baktığında gördüğün ya ben değilsem!..
Korkutur beni gözlerinde serap olmak birinin,
Geçmişi de ben olayım geleceği de istediğim…
Aşk aşksa şayet zaman evirir çevirir ikimizi de sevgiyle sevdiğim.
Ata kızı
Anlık duygularımı ifade edebilirim,”bir dörtlükte.”
Birikmiş duygularımı da akıl süzgecinden geçirip, hem de gayet yalın…
Ve
“Ben” i iyi tanıyorsa, iyi bir gözlemciyse… ifade
edebilir insan bir dörtlükle hatta bir satırda “ kendini” hayatını tek dörtlükte demiyor! Öyle ya her şiir hayatlardan kendini ifade kesitleri değil mi zaten?
Hoş sayfada da bu kural kalmadı. İsterdim ki rengarenk hayatlardan kesitler süsleseydi sayfayı.
Şair kendini ilk dörtlükte ifade eder aslında, geri kalan dörtlükler ise sadece ilk dörtlüğe uyum sağlar. :)
Sizle alakalı değil insanlar kendi kendilerine krizlere girip bir de bu durumdan başkalarını sorumlu tutmalarına gecikmiş bir tepkiydi sadece:)
Birine gidip iyilikler dilerken başkasına yaptığın halsizliğin açıklaması da var mı o aptal beyninde.
Yazanın yüreğini elimle tutup, elini de kırmıyorum ya!
Bu nasıl bir kendini bilmezlik artık yani.
Uzay boşluğunda dönüp duruyorsak, dünyanın altından da üstünden de girsek sanırım gökyüzüne son çıkış… Toprak olmanın mantığı doğaya geri dönmek, yaşayan canlılara zarar vermemek için.
Ve döngüyü devam ettirmek için bu gerekli. Allah en büyük kimyager o bilimle dünyayı kurmuş. Aptal insanoğlu da toprağa inanılmaz anlamlar yüklemiş. Vs.
Öğrenmek Öğretmek Öğrenmek
Bilgi gelişen bir şey olduğuna göre hepimiz öğrenciyiz ve öğrendiklerimizi öğretir, öğretirken de bilgiyi tazeleyip geliştiririz.
“Kesin inançlı bir dindar ile spiritüelliğe dünyasında asla yer vermeyen bir fenci arasında pek fark yoktur. ikisinin de kapıları kapanmıştır. içeri penetre olmak imkansızdır.”
Katılıyorum.
Toprağın üzerindeki ahlak yasaları altındakiyle aynı paraleldedir Tuba hanım.
Yani; ahlaklı ve etik değerlere sahip olan insanların ekstra yatırım yapmalarına gerek yoktur.
Diye düşünüyorum:)
İnsanla alakalı bazı deneylerin aslında insanın içgüdüsü vahşi olduğunu kanıtlar nitelikte. İki insanı bir hücreye kapattıklarında orada güçlü olanın güçsüzü zaman içinde öldürdüğü görülmüştür.
“Stanford Hapishane Deneyi: “
Bu yüzden insan iç dünyasını pozitif anlamda güçlendirmeye çalışmalı, iradesi son derece güçlü olmalı. Çünkü insanda inkar edilemeyecek yok etme içgüdüsü vardır.
Oysaki Mandela da hapishanede ölmemişti.