Umut bey, Keşke hayaller herkes için gerçek olsaydı Binlerce Nevinler var maalesef… Ve ister arkadaş, ister sevgili insan yıllar sonra karşılaştığı bu olumsuzluklar karşısında nasıl üzülmez. Ve ne kadar insani güzel bir duygudur onların da kendisi gibi hayallerine kavuşmalarını istemek ve onlar için üzülmek. Dilerim herkes yaşamak istediği sevgiyi bulur ve yaşar… ömür beklemek için çok kısa, yaşanacak şeyler ise çok fazla.
Yoo tepki göstermedim şövalye sadece fikrimi söyledim. Kimseye üstü örtük alınacağı laflar edip silmedim de üstelik. Herkese açık bu sayfa efendim yazmak isteyen yazar. İstemeyen yazmaz. Kimseye de tepki göstermedim yazdıklarımı çarpıtılmasın lütfen. Teşekkürler.
Ha şunu da belirteyim gökyüzü bakmasını değil görmesini bilen yürekler için güzeldir., Saygıyla kalın.
Mehmet bey, hayvanlardan örnek vermeniz tamamen bu duygunun içgüdüsel olduğunun insanlarda da aynen bu şekilde işlediğinin örneğidir. İnsan sadece biraz süsler o kadar.
Diyorlar ya; aşk samimiyet ister. Bu durumda hayvandan daha samimi ve saf bir varlık mı insan.? Değil tabii ki! Öyleyse aşkta maalesef sanıldığı gibi masum falan değil tamamen içgüdüsel ve doğaldır.
Yaşamak isteyen yaşar, istemeyen yaşamaz. Ama gerçek bana göre bu.
O uhrevi duyguların aşk ile hiçbir alakası yoktur. Bu karıştırılıyor. Aşk= Arzu, hırçın, …. Geçici Sevgi= masumiyet, gerçek haz … kalıcı
Aşkın hesabı kitabı olmaz zaten öyle bir iddiam da yok. Yıllardır aynı teoriyi yazıyorum. “Aşk içgüdüsel hormonlarla alakalı olduğunu” ve patolojik etkilerinin olduğunu ama insanın bu etki alanından çakmasıyla aynı kişinin farklı özelliklerini keşfedip yanında mutlu olduğunu farketmesi ve onunla birlikte yaşamak istemesi aşkın sevgiye evrilmesi sadece bunun nesi kabul edilemez. Bir de kimse kimsenin babasının oğlu ya da kızı değil burada. Herkesin fikri var ve bu fikirleri saygı çerçevesinde tartışıyoruz.
Aşık olan aşkından kurtulmayı değil, sevgiye evrilmeyi umutla bekler. Yoksa “aşık olmak” tam anlamıyla abukluk olurdu ki; bana göre büyük bir kısmı da öyle. Yani bir an evvel bitsin de yeni ufuklara yelken açayım şeklinde.
ALİ CABBAR'IN HİKAYESİ Anlatılanlara göre Ali Cabbar, Tekirdağ’da yaşayan ve köy düğünlerinde gırnata çalarak geçimini sağlayan 16-17 yaşlarında bir genç. Çalgıcı olarak katıldığı bir düğünün âşık olduğu kızın düğünü olduğunu öğrenir ve kahrolur. Bunun üzerine askere gitmeye karar verir. Ancak yaşadığı topraklara bir daha dönemez. Askere gitmesinden 6-7 ay sonra, Ali Cabbar’ın şehit olduğu haberi gelir… ALİ CABBAR ŞARKI SÖZLERİ Ne ateş var ne de duman amma Tutuşur alevler yanar ali cabbar Sevdiğin kız başkasına varmış Dayanabilirsen dayan Ali Cabbar Baban der "al gırnatanı oğlum. Akşama düğün var, yürü Ali Cabbar" Sevdiği kız başkasına varmış Oynar el oğluyla çalar Ali Cabbar Bu ne derttir bu nasıl sınavdır Anlayabilirsen anla Ali Cabbar Yükün' almış buralara küsmüş Askere yazılmış gider Ali Cabbar Gideli 6-7 ay olmuş Haberi de düşmüş köye ali cabbar Sesi susmuş, gırnatası susmuş Bir türkü bırakmış bize Ali Cabbar...
ALİ CABBAR'IN HİKAYESİ Anlatılanlara göre Ali Cabbar, Tekirdağ’da yaşayan ve köy düğünlerinde gırnata çalarak geçimini sağlayan 16-17 yaşlarında bir genç. Çalgıcı olarak katıldığı bir düğünün âşık olduğu kızın düğünü olduğunu öğrenir ve kahrolur. Bunun üzerine askere gitmeye karar verir. Ancak yaşadığı topraklara bir daha dönemez. Askere gitmesinden 6-7 ay sonra, Ali Cabbar’ın şehit olduğu haberi gelir…
“bir gökkuşağı şair için de fizikçi için de aynı mıdır?”
Zekice:)
Umut bey,
Keşke hayaller herkes için gerçek olsaydı
Binlerce Nevinler var maalesef…
Ve ister arkadaş, ister sevgili insan yıllar sonra karşılaştığı bu olumsuzluklar karşısında nasıl üzülmez. Ve ne kadar insani güzel bir duygudur onların da kendisi gibi hayallerine kavuşmalarını istemek ve onlar için üzülmek. Dilerim herkes yaşamak istediği sevgiyi bulur ve yaşar… ömür beklemek için çok kısa, yaşanacak şeyler ise çok fazla.
Yoo tepki göstermedim şövalye sadece fikrimi söyledim.
Kimseye üstü örtük alınacağı laflar edip silmedim de üstelik.
Herkese açık bu sayfa efendim yazmak isteyen yazar. İstemeyen yazmaz.
Kimseye de tepki göstermedim yazdıklarımı çarpıtılmasın lütfen.
Teşekkürler.
Ha şunu da belirteyim gökyüzü bakmasını değil görmesini bilen yürekler için güzeldir.,
Saygıyla kalın.
Mehmet bey, hayvanlardan örnek vermeniz tamamen bu duygunun içgüdüsel olduğunun insanlarda da aynen bu şekilde işlediğinin örneğidir. İnsan sadece biraz süsler o kadar.
Diyorlar ya; aşk samimiyet ister. Bu durumda hayvandan daha samimi ve saf bir varlık mı insan.?
Değil tabii ki!
Öyleyse aşkta maalesef sanıldığı gibi masum falan değil tamamen içgüdüsel ve doğaldır.
Yaşamak isteyen yaşar, istemeyen yaşamaz. Ama gerçek bana göre bu.
O uhrevi duyguların aşk ile hiçbir alakası yoktur. Bu karıştırılıyor.
Aşk= Arzu, hırçın, …. Geçici
Sevgi= masumiyet, gerçek haz … kalıcı
Aşkın hesabı kitabı olmaz zaten öyle bir iddiam da yok. Yıllardır aynı teoriyi yazıyorum. “Aşk içgüdüsel hormonlarla alakalı olduğunu” ve patolojik etkilerinin olduğunu ama insanın bu etki alanından çakmasıyla aynı kişinin farklı özelliklerini keşfedip yanında mutlu olduğunu farketmesi ve onunla birlikte yaşamak istemesi aşkın sevgiye evrilmesi sadece bunun nesi kabul edilemez. Bir de kimse kimsenin babasının oğlu ya da kızı değil burada. Herkesin fikri var ve bu fikirleri saygı çerçevesinde tartışıyoruz.
Aşık olan aşkından kurtulmayı değil, sevgiye evrilmeyi umutla bekler. Yoksa “aşık olmak” tam anlamıyla abukluk olurdu ki; bana göre büyük bir kısmı da öyle. Yani bir an evvel bitsin de yeni ufuklara yelken açayım şeklinde.
ALİ CABBAR'IN HİKAYESİ
Anlatılanlara göre Ali Cabbar, Tekirdağ’da yaşayan ve köy düğünlerinde gırnata çalarak geçimini sağlayan 16-17 yaşlarında bir genç. Çalgıcı olarak katıldığı bir düğünün âşık olduğu kızın düğünü olduğunu öğrenir ve kahrolur. Bunun üzerine askere gitmeye karar verir. Ancak yaşadığı topraklara bir daha dönemez. Askere gitmesinden 6-7 ay sonra, Ali Cabbar’ın şehit olduğu haberi gelir…
ALİ CABBAR ŞARKI SÖZLERİ
Ne ateş var ne de duman amma
Tutuşur alevler yanar ali cabbar
Sevdiğin kız başkasına varmış
Dayanabilirsen dayan Ali Cabbar
Baban der "al gırnatanı oğlum.
Akşama düğün var, yürü Ali Cabbar"
Sevdiği kız başkasına varmış
Oynar el oğluyla çalar Ali Cabbar
Bu ne derttir bu nasıl sınavdır
Anlayabilirsen anla Ali Cabbar
Yükün' almış buralara küsmüş
Askere yazılmış gider Ali Cabbar
Gideli 6-7 ay olmuş
Haberi de düşmüş köye ali cabbar
Sesi susmuş, gırnatası susmuş
Bir türkü bırakmış bize Ali Cabbar...
Rica ederim efendim ben teşekkür ederim.
ALİ CABBAR'IN HİKAYESİ
Anlatılanlara göre Ali Cabbar, Tekirdağ’da yaşayan ve köy düğünlerinde gırnata çalarak geçimini sağlayan 16-17 yaşlarında bir genç. Çalgıcı olarak katıldığı bir düğünün âşık olduğu kızın düğünü olduğunu öğrenir ve kahrolur. Bunun üzerine askere gitmeye karar verir. Ancak yaşadığı topraklara bir daha dönemez. Askere gitmesinden 6-7 ay sonra, Ali Cabbar’ın şehit olduğu haberi gelir…