Billur tanecikler çakıl taşlarıyla sevişiyordu güneş, günün son demlerinde… Örtüverdi kızıl elbisesini üzerlerine Kıskandım kıyının sevdalı dalgalarını… Ata kızı
Bir avazdan bağırmalı şimdi dünyanın her ucundan duyulsun sesimiz. Şiirleri okuyalım, şarkıları söyleyelim her bir ağızdan birleşince sesler ulaşır doruklardaki kar tanesine…
Kucakladın mı sımsıkı kucaklayacaksın arkadaşını Kavgaya tüm kaslarınla, gövdenle, tutkunla gireceksin Ve uzandın mı bir kez sımsıcak kumlara Bir kum tanesi gibi, bir yaprak gibi, bir taş gibi dinleneceksin Ataol Behramoğlu
Eksik olmayın efendim ne güzel görüyorsunuz… Sizler de değerli görüşlerinizle sayfaya değer katıyorsunuz. Görüşlerini, şiirlerini paylaşan herkese ve size teşekkür ediyorum.
Gün, ah! Eder kimyon kokulu zirvesinden güneşe Seslenir feryat figan tanrıya pür meşe Sincap Mağfur ama fit olmuş ceviz yerine kuzgun leşeHicri Mahcur zavallılar ne yapsın beş başı mamur insan denen müsvedde Ay Mağrur duruşunda bıkmadan usanmadan vurursa da şavkını kurulmuş betonlara ağlarken kurumuş Pınarlarından Son çırpınışları hey hat! maşukun aşıkına yakamozlardan.
Billur tanecikler çakıl taşlarıyla sevişiyordu güneş, günün son demlerinde…
Örtüverdi kızıl elbisesini üzerlerine
Kıskandım kıyının sevdalı dalgalarını…
Ata kızı
Bir avazdan bağırmalı şimdi dünyanın her ucundan duyulsun sesimiz. Şiirleri okuyalım, şarkıları söyleyelim her bir ağızdan birleşince sesler ulaşır doruklardaki kar tanesine…
Ata kızı
Sığınaklara indirelim kuşları
Ne ciğerlerinin dayanabileceği gökyüzü
Ne içebilecekleri bir yudum su kaldı
Sığınaklara indirelim balıkları
Kurşuni gövdeleri kurşunlaşmadan
Sığınaklara indirelim ağaçları
Cevizleri, çınarları, servileri
üzerindeki sincaplara dokunmadan
Arı bakışını çocukluğun
indirmeliyiz sığınağa
kirli bir kâğıt para gibi buruşmadan
elinde hayatın
Ucu işlemeli mendili, kavun kokusunu
Yumuşaklığını bir dere yatağının
Penceredeki hanımelini
Zor günlerde alnımıza konan o eli
Sığınağa indirelim Dünyayı
Turgay Fişekçi
Kucakladın mı sımsıkı kucaklayacaksın arkadaşını
Kavgaya tüm kaslarınla, gövdenle, tutkunla gireceksin
Ve uzandın mı bir kez sımsıcak kumlara
Bir kum tanesi gibi, bir yaprak gibi, bir taş gibi dinleneceksin
Ataol Behramoğlu
Günaydın Tuba hanım, özlettiniz kendinizi…
Bazı şiirlerin başlığı bile etmeyecek şiirleri seçip gözümüze sokmak zorunda mısınız?
Eksik olmayın efendim ne güzel görüyorsunuz…
Sizler de değerli görüşlerinizle sayfaya değer katıyorsunuz. Görüşlerini, şiirlerini paylaşan herkese ve size teşekkür ediyorum.
Aşağıdaki şiirde “Dört başı mamur” deyimi, imalı ve farklı kullanılmıştır.
N/isyan
Gün, ah! Eder kimyon kokulu zirvesinden güneşe
Seslenir feryat figan tanrıya pür meşe
Sincap Mağfur ama fit olmuş ceviz yerine kuzgun leşeHicri Mahcur zavallılar ne yapsın
beş başı mamur insan denen müsvedde Ay Mağrur duruşunda bıkmadan usanmadan vurursa da şavkını kurulmuş betonlara ağlarken kurumuş Pınarlarından Son çırpınışları hey hat! maşukun aşıkına yakamozlardan.
Hicri Mahcur zavallılar ne yapsın
beş başı mamur insan denen müsvedde
Ata kızı