Erdem hocaya Ayşe'den ayrılmak çok zor geliyordu. Genç adam ne yapacağını şaşırmıştı çünkü onu bekleyen şeyleri tahmin edebiliyordu.
Narsist bir kişiden kurtulmak o kadar da kolay olmayacağını uzun aradan sonra aldıkları telefonla anlamıştı. Aslında onu korkutan yaşayacağı zorluklar değil Ayşe'nin yanında olmayacağıydı. Haklıydı da dedi ve kendine çok kızıyordu. Erdem hoca kendini çok iyi tanıyan ve narsist yapıdaki insanların neler yapabileceğini iyi bildiğinden iletişimi sıfırlamıştı ama bunu hiç düşünememişti ne yapacağını nasıl davranacağını planlamıştı beklenmeyen bu durumunda üstesinden gelebileceğini biliyordu. Şimdi tek derdi; Ayşe'yi nasıl ikna edeceğiydi. diğer tarafta; Ayşe' de çok üzgündü ve günlerdir kararsızca okula gidip geliyordu. Ayşe' ye ilk defa yaşadıkları çok ağır gelmişti. Tıpkı bir film şeridi gibi yaşadıkları gözünün önünden geçiyordu. Güveni bu olayla birlikte o kadar sarsılmıştı ki başına gelen her şeye rağmen ayakta kalmayı başaran o dirayetli kız gitmiş yerine adeta yıkılmış, yıpranmış neredeyse pes etmiş daha önce hiç bu kadar mutsuz ve umutsuz hissetmemişti. Ansızın bir düşünce kapladı içini daha önce böylesi bir nefret duygusu hissetmiyordu. Babasına karşı inanılmaz bir kızgınlık vardı içinde. yaşadığı o korkunç günden iğreniyor ve kendini çok kötü hissediyordu. Ayşe yaşadığı olaylardan dolayı maalesef ağır bir depresyona girmişti. " Depresyon sebepsiz yere olmaz" yaşanılan olaylardan dolayı zaman zaman hepimizin başına gelebilecek tedavisi mümkün olan bir hastalıktır. Ayşe bu süreçte okulunu epeyce aksatır.
Kalabalıklar var içimde, Yoran, üzen bir dolu haksızlık içinde Kırgın, hatta biraz da kızgınım kendime Yollara, yıllara Bedenlenmiş; İnsansız; insafsız! umarsız! ruhlara… Kırgınım işte…
Hayat denizinde; kendi geminin kaptanı olmak mı? Yoksa gemide sıradan bir yolcu olmak mı?”” “Yaşamak”
KARDELEN
Erdem hocaya Ayşe'den ayrılmak çok zor geliyordu. Genç adam ne yapacağını şaşırmıştı çünkü onu bekleyen şeyleri tahmin edebiliyordu.
Narsist bir kişiden kurtulmak o kadar da kolay olmayacağını uzun aradan sonra aldıkları telefonla anlamıştı. Aslında onu korkutan yaşayacağı zorluklar değil Ayşe'nin yanında olmayacağıydı. Haklıydı da dedi ve kendine çok kızıyordu. Erdem hoca kendini çok iyi tanıyan ve narsist yapıdaki insanların neler yapabileceğini iyi bildiğinden iletişimi sıfırlamıştı ama bunu hiç düşünememişti ne yapacağını nasıl davranacağını planlamıştı beklenmeyen bu durumunda üstesinden gelebileceğini biliyordu. Şimdi tek derdi; Ayşe'yi nasıl ikna edeceğiydi. diğer tarafta; Ayşe' de çok üzgündü ve günlerdir kararsızca okula gidip geliyordu. Ayşe' ye ilk defa yaşadıkları çok ağır gelmişti. Tıpkı bir film şeridi gibi yaşadıkları gözünün önünden geçiyordu. Güveni bu olayla birlikte o kadar sarsılmıştı ki başına gelen her şeye rağmen ayakta kalmayı başaran o dirayetli kız gitmiş yerine adeta yıkılmış, yıpranmış neredeyse pes etmiş daha önce hiç bu kadar mutsuz ve umutsuz hissetmemişti. Ansızın bir düşünce kapladı içini daha önce böylesi bir nefret duygusu hissetmiyordu. Babasına karşı inanılmaz bir kızgınlık vardı içinde. yaşadığı o korkunç günden iğreniyor ve kendini çok kötü hissediyordu. Ayşe yaşadığı olaylardan dolayı maalesef ağır bir depresyona girmişti. " Depresyon sebepsiz yere olmaz" yaşanılan olaylardan dolayı zaman zaman hepimizin başına gelebilecek tedavisi mümkün olan bir hastalıktır. Ayşe bu süreçte okulunu epeyce aksatır.
12. Sayfa
Ne kadar da çıtkırıldım sevdalar, baharların habercisi papatya sanki.
Sana ne!
Çok haklı ve güzel bir tespit.
Giysiler dinsizdir.
Kalabalıklar var içimde,
Yoran, üzen bir dolu haksızlık içinde
Kırgın, hatta biraz da kızgınım kendime
Yollara, yıllara
Bedenlenmiş;
İnsansız; insafsız! umarsız! ruhlara…
Kırgınım işte…
Ata kızı
Peki efendim teşekkürler.
:) mutlu ve huzurlu günler diliyorum.