Aşağıda yazdığım yazı için biri; şu yazdığına örnek verebilir misin ki? Demiş. Arkadaş; onları kendim yazıyorum fırsat bulduğum zaman örneklendiririm. Normatif yaşam şekillerini anlamamış olabilirsin. Bunu sormanın daha doğru yolları vardır. Yazacağım merak etme.
Gelişimimizin bağlamsal olduğu ve normatif yaşam şekilleriyle birbirimize bu kadar benzer koşullarda yaşarken, birbirimizi ötekileştirme çabası içinde olmak çok mantıksız geliyor bana. Ata kızı
Nedir bu kıyamet? Sanki ruhlar kıyımı Ne zaman sebat edecek arzular Berrak sularda? Taşkın seller ile emsal kör karanlığı Hangi ışık anlatır kararan yüreklere?
Hangi güneş ısıtır kin ve nefret ayazını? Işık tutar mı ay, cehaletin gölgesine? Güler mi dersin üstat! küskün dudaklar? Köhne masama yaren olmuş vazodaki karanfil, ağlıyor savrulan yapraklarına! Çelikten kalemi kırabilir mi -kahpe esaretin kirli elleri? Celal’i Ekber ruhumda, hangi beşer Hüküm sürebilir? Hangi ferman -eğdirebilir başımı? Vallahi öpmem kimsenin eteğini!! Secde etmişken hüdaya tevekkül ile Hangi kula minnet eder bu asi başım?
Güzel bir güne kahveyle başlanır, yakamozları seyrederken de şiirler dokunur gecenin tenhasına, güneşin ilk Işık’larına hediye olarak… dalar gidersin iki mavinin birleştiği yerde…
Müşfik baharlı kırlangıcım, ne hoş, o berrak ruhunda, ruhun da müneccimdi de rüyalara mı yattı? Yattın ki düşmüş düş perisi yadına savk esintili yakamozlu bir hilal! Gibi, Kıpırdatma kirpiğini düşmeyeyim geceden. Zümrüt bakışında bir anka olayım düşünde. Can!
Tutku vazgeçilmeyecek kadar gözde bir duygu insanlarda, evet bunu kabul ediyorum. Ama nadir insanlar da var ki onlara işlemez mantık daha baskındır. Bunlardan biri de benim:)) kişilerin etik ve hayat şartları değişken bu yüzden doğru olduğunu savunan kesim de inkar edilemez tabii.
Bilindik soruların cevapları da bilindik yerden olur. Sorular değişmeli belki de bu da bana göre insanın değişip geliştiğini gösterir. Cevapların kanıtlanmış olanları üzerinde düşünüp bir adım dahi atmadığımız müddetçe sorular aynı cevaplar da aynı olacaktır. Daha çok yorulabiliriz yani:)
Aşağıda yazdığım yazı için biri; şu yazdığına örnek verebilir misin ki? Demiş.
Arkadaş; onları kendim yazıyorum fırsat bulduğum zaman örneklendiririm. Normatif yaşam şekillerini anlamamış olabilirsin. Bunu sormanın daha doğru yolları vardır.
Yazacağım merak etme.
Gelişimimizin bağlamsal olduğu ve normatif yaşam şekilleriyle birbirimize bu kadar benzer koşullarda yaşarken, birbirimizi ötekileştirme çabası içinde olmak çok mantıksız geliyor bana.
Ata kızı
Nedir bu kıyamet?
Sanki ruhlar kıyımı
Ne zaman sebat edecek arzular
Berrak sularda?
Taşkın seller ile emsal kör karanlığı
Hangi ışık anlatır kararan yüreklere?
Hangi güneş ısıtır kin ve nefret ayazını?
Işık tutar mı ay, cehaletin gölgesine?
Güler mi dersin üstat! küskün dudaklar?
Köhne masama yaren olmuş
vazodaki karanfil,
ağlıyor savrulan yapraklarına!
Çelikten kalemi kırabilir mi
-kahpe esaretin kirli elleri?
Celal’i Ekber ruhumda, hangi beşer
Hüküm sürebilir?
Hangi ferman
-eğdirebilir başımı?
Vallahi öpmem kimsenin eteğini!!
Secde etmişken hüdaya tevekkül ile
Hangi kula minnet eder bu asi başım?
Her şeyin rengi var ya hani
Düşüncelerin, onların da rengi var mı?
Mesela;
Sustuklarımızdan gökkuşağı olur mu?
Ata kızı
Güzel bir güne kahveyle başlanır, yakamozları seyrederken de şiirler dokunur gecenin tenhasına, güneşin ilk Işık’larına hediye olarak… dalar gidersin iki mavinin birleştiği yerde…
Müşfik baharlı kırlangıcım, ne hoş, o berrak ruhunda, ruhun da müneccimdi de rüyalara mı yattı? Yattın ki düşmüş düş perisi yadına savk esintili yakamozlu bir hilal! Gibi, Kıpırdatma kirpiğini düşmeyeyim geceden. Zümrüt bakışında bir anka olayım düşünde. Can!
Ata kızı
Ben hazırcıyım istiyorum geliyor:))
Tutku vazgeçilmeyecek kadar gözde bir duygu insanlarda, evet bunu kabul ediyorum. Ama nadir insanlar da var ki onlara işlemez mantık daha baskındır. Bunlardan biri de benim:)) kişilerin etik ve hayat şartları değişken bu yüzden doğru olduğunu savunan kesim de inkar edilemez tabii.
Çok güzel sade kahveyle bir parça da bitter çikolata muhteşem ikili:)
Bilindik soruların cevapları da bilindik yerden olur. Sorular değişmeli belki de bu da bana göre insanın değişip geliştiğini gösterir. Cevapların kanıtlanmış olanları üzerinde düşünüp bir adım dahi atmadığımız müddetçe sorular aynı cevaplar da aynı olacaktır. Daha çok yorulabiliriz yani:)