“Duygular” algısaldır! Algı ise yaşam göstergesidir. Aslı Birer
Duygusuz insan yoktur! Saçma sapan entelektüel görünümlü ama entelektüellikle alakası olmayan hiçbir zaman özenti olmaktan kurtulamayacak kadar felsefi açılımları kalkan olarak kullanıp güya çok üst akıllı olduklarını düşünen uzaylılar var. Ve onlara tahammül edemiyorum..!
Tutabilseydim seni yüreğimle, saçlarımı parmaklık yapsaydım, gözlerimi hapishane, dudaklarımla vursaydım mührümü müebbet kararının… sen kalsaydın! herkes gitseydi. Yağmur yüreklim. ?si=3MU4FVuFIyuE50mL
Suskunluğumda dil susar, -içimdeki çağlayan daha da coşar, birikir gümüş renkli güneşler içinde binbir zerrenin. Yansıyacağı gündür bahçeyi cennete çevirecek içimdeki gözden sızan şavk. Belki de bir kağıt bir kalem yeter sevdama… Bilgiye akla aşık yüreğimi dökünce hamur sayfalara, Kitaptan dünyamı görmek tıpkı gökyüzüne çıkıp öyle bakmak gibi oradan kendime.
Düşüncelerde o kadar yanlışlarla dolu nüanslar yakalıyorum ki ama herkes uyarılmaya layık değil! Ve susmak istiyorum ta ki doğa kanunlarını işletene kadar.
Saçları sararmaya başlamış, durgun mavinin gölgesinde has ipekten halı işlemeye durmuş yaşlıca anam, dönüp dururken etrafında sarı kız… biraz mağrur az da hüzünlü ama her daim vakur. Gözleri fettan güzel beklenen damlaların kokusuyla karışmış kahve. Sılası yürek, sılası gelmeyen vuslat, sılası ekmek kimilerinin, kimilerinin ki sevda anamın bağrında binlerce umut. Binlerce sancı var doğmayı bekleyen. ey sevgili! hüzün kokulu anam, Sararmış saçlarını Altın rengi tarağınla mı taradın? Gözlerinde duygular birbirine karışmış Yeşilini yeller savurmuş, Hüzün süzülmekte dalların arasından Gölgelenmeye bile gelen yok gibi Bağrında dünden kalan yazların sıcağı Beklenen beyaz tanelerin ayazına karışmış… Adın baharmış öyle mi?
Bazı insanlar bazı şeyleri sadece başkaları için düşünebiliyorlar, aynaya sık sık bakmak bu yüzden önemlidir.
Dışı oldukça yansıtan aynalar iyidir elbette ama mesele içimizi götebilmek ki! Kendimizi gördüğümüzde başka akıllara, karakterlere vakit ayıramayacak kadar revizyona ihtiyacımız olduğunu görebiliyoruz… ancak bu şekilde hatalarımızı düzeltmek mümkün Ve gereklidir.
“Duygular” algısaldır! Algı ise yaşam göstergesidir.
Aslı Birer
Duygusuz insan yoktur! Saçma sapan entelektüel görünümlü ama entelektüellikle alakası olmayan hiçbir zaman özenti olmaktan kurtulamayacak kadar felsefi açılımları kalkan olarak kullanıp güya çok üst akıllı olduklarını düşünen uzaylılar var. Ve onlara tahammül edemiyorum..!
Hasmınla, Hasbihal edersen kırk yıllık hatır değil, kırık hatır kalır yadında.
Aslı Birer
Ve bazen bunu bile bile yaparız.
Aşkmış, neymiş ki o ?
Öyle severim ki “aşk” olmaktan utanır.
Aslı Birer
Seni özlemek bile çok hoşuma gidiyor, bütün dünya sevgiden atkı olup boynuma dolansa kış ayazında seni özlemek kadar ısıtmaz beni…
Aslı Birer
Tutabilseydim seni yüreğimle, saçlarımı parmaklık yapsaydım, gözlerimi hapishane, dudaklarımla vursaydım mührümü müebbet kararının… sen kalsaydın! herkes gitseydi.
Yağmur yüreklim.
?si=3MU4FVuFIyuE50mL
Suskunluğumda dil susar,
-içimdeki çağlayan daha da coşar,
birikir gümüş renkli güneşler içinde binbir zerrenin.
Yansıyacağı gündür bahçeyi cennete çevirecek içimdeki gözden sızan şavk.
Belki de bir kağıt bir kalem yeter sevdama…
Bilgiye akla aşık yüreğimi dökünce hamur sayfalara,
Kitaptan dünyamı görmek tıpkı gökyüzüne çıkıp öyle bakmak gibi oradan kendime.
Aslı Birer
Düşüncelerde o kadar yanlışlarla dolu nüanslar yakalıyorum ki ama herkes uyarılmaya layık değil! Ve susmak istiyorum ta ki doğa kanunlarını işletene kadar.
Adını koyamadığım şiirimi seslendiren Saygıdeğer insan Niyazi Gedik çok teşekkür ederim.
?si=IxTBSLE6zOv74hlx
Saçları sararmaya başlamış, durgun mavinin gölgesinde has ipekten halı işlemeye durmuş yaşlıca anam, dönüp dururken etrafında sarı kız… biraz mağrur az da hüzünlü ama her daim vakur. Gözleri fettan güzel beklenen damlaların kokusuyla karışmış kahve. Sılası yürek, sılası gelmeyen vuslat, sılası ekmek kimilerinin, kimilerinin ki sevda anamın bağrında binlerce umut. Binlerce sancı var doğmayı bekleyen.
ey sevgili! hüzün kokulu anam,
Sararmış saçlarını
Altın rengi tarağınla mı taradın?
Gözlerinde duygular birbirine karışmış
Yeşilini yeller savurmuş,
Hüzün süzülmekte dalların arasından
Gölgelenmeye bile gelen yok gibi
Bağrında dünden kalan yazların sıcağı
Beklenen beyaz tanelerin ayazına karışmış…
Adın baharmış öyle mi?
Bazı insanlar bazı şeyleri sadece başkaları için düşünebiliyorlar, aynaya sık sık bakmak bu yüzden önemlidir.
Dışı oldukça yansıtan aynalar iyidir elbette ama mesele içimizi götebilmek ki! Kendimizi gördüğümüzde başka akıllara, karakterlere vakit ayıramayacak kadar revizyona ihtiyacımız olduğunu görebiliyoruz… ancak bu şekilde hatalarımızı düzeltmek mümkün
Ve gereklidir.