Muvakkit; Yani, burada sıradan bir reformdan değil, acil ve varoluşsal bir meseleden söz ediyorsun. Kadınların öldürüldüğü, değersizleştirildiği, kamusal alandan dışlandığı bir dünyada mesele artık bireysel değil; medeniyet meselesidir diyorsun.
Dünyanın gerçek kalkınma seferberliği, kadınların eğitimine öncelik verdiği gün başlar. Seferberlik diyorum, çünkü, kadınların öldürüldüğü bir dünyada nesilleri hem fiziksel hem de yetiştiren vasfını unutmasını insanın kendi ayağının altını eşmesi olarak görüyorum Muvakkit. Aslı Birer
-Çakır; Zaman ilerledikçe daha çok şey değişiyor muvakkit, perdenin arasından süzülen ışığın parlaklığı daha da artıyor. Gözlerimden süzülüp bilmediğim karanlıklara ulaşıyor. Mesela diyorum memlekette bir seferberlik olacaksa bu kadınları eğitmek üzerine olmalı… Aslı Birer
Zaman sadece fiziksel güzelliğinizi negatif yönlü değiştirmez, aynı zamanda ruhunuzu tıpkı bir heykeltraş gibi şekillendirip onarır. Bu yüzden yaşlanmaktan hayıflanmayı bırakın ve sanat eserinizle övünün.
Anlam sadece görüntü değildir. İnsanın, insana yaşattığı faydadır.
Düşünsene gülün güzelliğini sadece bakan görür. Lakin kokusunu ona yaklaşan herkes duyar.
İnsanın değeri, vitrinde nasıl durduğuyla değil; hayata girdikten sonra ne işe yaradığıyla ölçülür.
ŞİDDET ZEHİRDİR Epstein Adası, insan beyninin vardığı en karanlık istasyonu gösterir. Para ve güç, karakter gelişmemişse; sahibinin üstüne sürülmüş zehirli bir parfümdür: etrafını öldürür, sahibini ise insanlıktan çıkarır ve çürütür.
Anne ve babalar; İnsan yetiştirin. Diğerlerine özenmeye gerek yoktur.
Bilgisayar başında şiddeti oyun diye oynatın, sevmeyi değil nefret etmeyi öğretin. Kitap okumasın, tiyatroya gitmesin — yeter.
Sonra akran zorbası olsunlar. Büyüyünce kadın tüccarı, katil, çocuk istismarcısı… “Kaliteli” hırsızlar, namuslu namussuzlar, mesleğine ve mevkiine yakışmayan meslek erbapları.
Ve en sonunda: sizi yöneten katiller olsunlar. Bana masal anlatmasınlar hiç kimse dünyanın iyiliği için kılını bile kıpırdatmıyor..
Öyleyse muvakkit şimdi tam da zamanı rüzgarlı tepeden uçurtmalar uçurmanın. Belki de güllerle konuşuruz sanki kokladıkça özlem giderir gibi. Ya da gülücükler saçarız öyle olur olmadık.
Bir kapı var ama kalıcı değil. Üstelik biz o kapıyı seçmiyoruz.
Doğum çalıyor - biz içeri itiliyoruz.
Ölüm çalıyor - biz dışarı çıkarılıyoruz.
Ne menem bir şey şu yaşamak, bir kapın var önü doğum, arkası ölüm.
Aslı Birer
Muvakkit;
Yani, burada sıradan bir reformdan değil, acil ve varoluşsal bir meseleden söz ediyorsun. Kadınların öldürüldüğü, değersizleştirildiği, kamusal alandan dışlandığı bir dünyada mesele artık bireysel değil; medeniyet meselesidir diyorsun.
Aslı Birer
Çakır;
Dünyanın gerçek kalkınma seferberliği, kadınların eğitimine öncelik verdiği gün başlar. Seferberlik diyorum, çünkü, kadınların öldürüldüğü bir dünyada nesilleri hem fiziksel hem de yetiştiren vasfını unutmasını insanın kendi ayağının altını eşmesi olarak görüyorum Muvakkit.
Aslı Birer
Muvakkit;
Neden “seferberlik” Çakır? Bu çok zorlayıcı bir ton değil mi?
-Çakır;
Zaman ilerledikçe daha çok şey değişiyor muvakkit, perdenin arasından süzülen ışığın parlaklığı daha da artıyor. Gözlerimden süzülüp bilmediğim karanlıklara ulaşıyor. Mesela diyorum memlekette bir seferberlik olacaksa bu kadınları eğitmek üzerine olmalı…
Aslı Birer
Zaman sadece fiziksel güzelliğinizi negatif yönlü değiştirmez, aynı zamanda ruhunuzu tıpkı bir heykeltraş gibi şekillendirip onarır. Bu yüzden yaşlanmaktan hayıflanmayı bırakın ve sanat eserinizle övünün.
Anlam sadece görüntü değildir. İnsanın, insana yaşattığı faydadır.
Düşünsene gülün güzelliğini sadece bakan görür. Lakin kokusunu ona yaklaşan herkes duyar.
İnsanın değeri, vitrinde nasıl durduğuyla değil;
hayata girdikten sonra ne işe yaradığıyla ölçülür.
Aslı Birer
2026
ŞİDDET ZEHİRDİR
Epstein Adası, insan beyninin vardığı en karanlık istasyonu gösterir.
Para ve güç, karakter gelişmemişse; sahibinin üstüne sürülmüş zehirli bir parfümdür:
etrafını öldürür, sahibini ise insanlıktan çıkarır ve çürütür.
Anne ve babalar;
İnsan yetiştirin.
Diğerlerine özenmeye gerek yoktur.
Bilgisayar başında şiddeti oyun diye oynatın,
sevmeyi değil nefret etmeyi öğretin.
Kitap okumasın, tiyatroya gitmesin — yeter.
Sonra akran zorbası olsunlar.
Büyüyünce kadın tüccarı, katil, çocuk istismarcısı…
“Kaliteli” hırsızlar, namuslu namussuzlar,
mesleğine ve mevkiine yakışmayan meslek erbapları.
Ve en sonunda:
sizi yöneten katiller olsunlar. Bana masal anlatmasınlar hiç kimse dünyanın iyiliği için kılını bile kıpırdatmıyor..
Aslı Birer
Hiçbir zaman “gönder’e” demedim. Hep “göğe” dedim. Çünkü benim gözümde bayrağım hep göklere çekildi.
Çakır:
Öyleyse muvakkit şimdi tam da zamanı rüzgarlı tepeden uçurtmalar uçurmanın. Belki de güllerle konuşuruz sanki kokladıkça özlem giderir gibi. Ya da gülücükler saçarız öyle olur olmadık.
Muvakkit:
Bugün,
saat durabilir.
Zaman incinmez