Sevgili Aslı Hanım, Hepsi doğru, yanlış denemez hiç birine.. Çünkü, kim neyi, nasıl hissediyorsa, nasıl görüyorsa, onu tarif ediyor. Sizin yazdıklarınızda da buluyorum kendimden kesitler... Belki sizin de karşılık bulduğunuz noktalar vardır bende. Hepsi iç içe..
Ahh, dünyada ne çok, ne büyük acılar var gerçekten.. Ne bir renge, ne bir yüreğe sığabilir.. Bazen "iyi ki ölüm var" dedirten türden acılar... Evlat acısı gibi bir acının tarifi olabilir mi hiç? Çekene sabır ve güç diliyorum.. Herkes hayattan, payına düşeni alıyor...
Acı, her renge bürünür bana göre.. Çünkü beynimiz acıyı renklere göre kodlayabilir.. Sevgilinin verdiği kırmızı güldedir mesela acı, gün gelip de ayrı düşünce. Aşkla bakmış bir çift siyah gözdedir,artık göremez olduğunda anlar bunu Aynı denize huzurla bakmışsa elele, gün gelir o denizin mavisindedir acı... Gecenin karasındadır, yıldız yorgan altında huzurlu olduğun günleri özlerken.. Bir elmanın yeşilinde, bir karış toprağın kahvesindedir acı, emeğinin karşılığını alamadığında.. Havanın grisindesir acı, ölümü düşününce.. Acı hem her yerde, her renkte.. Hem de sığmaz hiçbir şeye..
Ey acılara tat veren güzellik Yüreğimize hoşgeldin Geldin de Çiçekli dallara döndürdün öfkemizi Artık ister dolu yağsın ömrümüze İsterse kar Biz ki bildikten sonra sevmeyi Bütün sabahlar Acı renginde olsa ne çıkar...
Günahım, vebalimdin Kızımdın kimi zaman Kız kardeşim Yada sevgilimdin Hiç bir şeyim değildin Belki de her şeyimdin Çirkinimdin, Güzelimdin Sevgide iki gözüm Dostlukta iki gözüm Dostlukta sağ elimdin Dilim dilimdin Öpüşürken Yüreğime serilmiş Nakışlı bir kilimdin Deli olurdum Bir gün görmesem Hasretimdin, Hayalimdin Bir başkaydı Kavuşmalarımız O zamanlar çılgındım Delindim Şimdi bakıyorum da Geldiğimiz yere Soruyorum Sahi sen kimdin?
Günaydın :)
İyi haftalar...
Hayat devam ediyor...
Kendin ol!
Sen buysan, başkası ol!
Buysan, kederden öleceğim
Başkası olursan da kimi seveceğim...
Y. Odabaşı
Ahh be yüreğim ! D/Ağlama, dur artık...
Sevgili Aslı Hanım,
Hepsi doğru, yanlış denemez hiç birine.. Çünkü, kim neyi, nasıl hissediyorsa, nasıl görüyorsa, onu tarif ediyor. Sizin yazdıklarınızda da buluyorum kendimden kesitler... Belki sizin de karşılık bulduğunuz noktalar vardır bende. Hepsi iç içe..
Ahh, dünyada ne çok, ne büyük acılar var gerçekten.. Ne bir renge, ne bir yüreğe sığabilir..
Bazen "iyi ki ölüm var" dedirten türden acılar...
Evlat acısı gibi bir acının tarifi olabilir mi hiç?
Çekene sabır ve güç diliyorum..
Herkes hayattan, payına düşeni alıyor...
Acı, her renge bürünür bana göre..
Çünkü beynimiz acıyı renklere göre kodlayabilir.. Sevgilinin verdiği kırmızı güldedir mesela acı, gün gelip de ayrı düşünce. Aşkla bakmış bir çift siyah gözdedir,artık göremez olduğunda anlar bunu Aynı denize huzurla bakmışsa elele, gün gelir o denizin mavisindedir acı... Gecenin karasındadır, yıldız yorgan altında huzurlu olduğun günleri özlerken..
Bir elmanın yeşilinde, bir karış toprağın kahvesindedir acı, emeğinin karşılığını alamadığında..
Havanın grisindesir acı, ölümü düşününce..
Acı hem her yerde, her renkte..
Hem de sığmaz hiçbir şeye..
Acının bir rengi olsaydı, sizce hangisi olurdu?
Ey acılara tat veren güzellik
Yüreğimize hoşgeldin
Geldin de
Çiçekli dallara döndürdün öfkemizi
Artık ister dolu yağsın ömrümüze
İsterse kar
Biz ki bildikten sonra sevmeyi
Bütün sabahlar
Acı renginde olsa ne çıkar...
Adnan Yücel
Yıkılış
Günahım, vebalimdin
Kızımdın kimi zaman
Kız kardeşim
Yada sevgilimdin
Hiç bir şeyim değildin
Belki de her şeyimdin
Çirkinimdin,
Güzelimdin
Sevgide iki gözüm
Dostlukta iki gözüm
Dostlukta sağ elimdin
Dilim dilimdin
Öpüşürken
Yüreğime serilmiş
Nakışlı bir kilimdin
Deli olurdum
Bir gün görmesem
Hasretimdin,
Hayalimdin
Bir başkaydı
Kavuşmalarımız
O zamanlar çılgındım
Delindim
Şimdi bakıyorum da
Geldiğimiz yere
Soruyorum
Sahi sen kimdin?
Ümit Yaşar Oğuzcan
Kaderleri kömürden kara olan, yerin 7 kat altına yaşarken girmiş emekçiler madenciler ::(((