Islak şehir sokaklarını en çok sana benzediği için severim. Böyle zamanlarda her birinin kör ve dilsiz olduğunu düşündüğüm sokaklar, bir anda hüzne açılır.
Açılan her sokak bir taşın altında yahut bir mazgalın kenarında bir duvarın dibinde "keder"i de emzirir. İşte bu yüzdendir ki hüzün sokaklarında fazla gezinmek kedere sobelenmek demektir.
Bir haritadır eski sevgilinin bedeni, sizi daha derinlerine çeker ve bir zamanlar, bir yerlerde bırakmış olduğunuzu sandığınız parçanızı geri getirir.
Bir aynadır da aynı zamanda...Her ne kadar kenarları kırılmış ve çatlamış olsa da değişen bütün yönlerinizi gösterir size... Ve her ayna gibi, yeniden bütünleşmenin hayalini kurar.
Kız arkadaşına "Seninle ciddi düşünüyorum.” demiş. Kızcaaz da haklı olarak, “İspatla” demiş.
Bizim xıyar da takım elbise giyip oturmuş kızın karşısına... Şu an hala "N'olacak bu memleketin hali"ni tartışıyorlarmış...Xıyar diyorum da inanmıyorsunuz.
Abartılı duygulan seviyoruz. “Yağmasa da gürlemek” diye bir tabir vardır dilimizde, bilirsiniz. İlk bakışta kulağa hoş gibi gelir. Ama biraz düşününce pek de öyle gözükmüyor. Sevgimizi gösterirken örneğin; “senin için ölürüm” diyoruz. Bu "gürlemek"tir işte.
“Senin için çay demlerim, senin için hiç üşenmeden sokaklarda kestaneci arayabilirim, senin için peçeteden çiçek yapanm, senin için bütün gece uykusuz kalabilirim, seni beş dakika görebilmek için bir saat yol giderim, senin için sevdiğin kitapları arar bulurum, senin için tatlı yaparım, sana bir şiir yazarım” diyebilsek gerçekten "yağmış" oluruz.
beni anla,
geçti ömrüm iklimden iklime,
yuva yaptım
kaç paket cigaranın bacasında...
yorgunum, kahvem çamur gibi
batmaya da razıyım, artık,
beni anla...
yeter ki sen beni
hiç yazamayacağım bir romanın kollarına atma.
* Ah'lar Ağacı, Didem Madak
Anladık aşıksın
Gece gündüz onu düşünüyorsun
Belki gelir diye...
Onu bekliyorsun bulvarda her akşam
Geceleri de uyku tutmuyor gözlerini
Meydan saati misin be adam...
* Şiir Denizi, Ümit Yaşar Oğuzcan
Islak şehir sokaklarını en çok sana benzediği için severim. Böyle zamanlarda her birinin kör ve dilsiz olduğunu düşündüğüm sokaklar, bir anda hüzne açılır.
Açılan her sokak bir taşın altında yahut bir mazgalın kenarında bir duvarın dibinde "keder"i de emzirir. İşte bu yüzdendir ki hüzün sokaklarında fazla gezinmek kedere sobelenmek demektir.
* Metropol Bedevisi, Ayşegül Genç
Doğa, insanı iki "egemen"in emrine koşmuştur: Acı ve Haz...Ne yapacağımızı söyleyen ve ne yapmamız gerektiğini tanımlayan, bu iki "efendi"dir .
* Başkalarının Aklı, Tali Sharot
Üzerinize mi alındınız yoksa avukatlığa mı soyunuyorsunuz?
Bir haritadır eski sevgilinin bedeni, sizi daha derinlerine çeker ve bir zamanlar, bir yerlerde bırakmış olduğunuzu sandığınız parçanızı geri getirir.
Bir aynadır da aynı zamanda...Her ne kadar kenarları kırılmış ve çatlamış olsa da değişen bütün yönlerinizi gösterir size... Ve her ayna gibi, yeniden bütünleşmenin hayalini kurar.
* Kayıp Ağaçlar Adası, Elif Şafak
Kız arkadaşına "Seninle ciddi düşünüyorum.” demiş. Kızcaaz da haklı olarak, “İspatla” demiş.
Bizim xıyar da takım elbise giyip oturmuş kızın karşısına... Şu an hala "N'olacak bu memleketin hali"ni tartışıyorlarmış...Xıyar diyorum da inanmıyorsunuz.
DÜZELTME:
"Hıyar" olacak.
Düzeltir, özür dilerim.
Mahallede krallığını ilan etmişsin, kutlarım. Ama -asıl- kral değil, adam lazımdı bize...
ben acılar denizinde boğulmuşum,
işitmem vapur düdüklerini,
martı çığlıklarını...
dalgalar
her gün bir başka kıyıya
atar beni...
duyarım yosunların benim için ağladıklarını...
* Acılar Denizi,
Ümit Yaşar Oğuzcan
Abartılı duygulan seviyoruz. “Yağmasa da gürlemek” diye bir tabir vardır dilimizde, bilirsiniz. İlk bakışta kulağa hoş gibi gelir. Ama biraz düşününce pek de öyle gözükmüyor. Sevgimizi gösterirken örneğin; “senin için ölürüm” diyoruz. Bu "gürlemek"tir işte.
“Senin için çay demlerim, senin için hiç üşenmeden sokaklarda kestaneci arayabilirim, senin için peçeteden çiçek yapanm, senin için bütün gece uykusuz kalabilirim, seni beş dakika görebilmek için bir saat yol giderim, senin için sevdiğin kitapları arar bulurum, senin için tatlı yaparım, sana bir şiir yazarım” diyebilsek gerçekten "yağmış" oluruz.
* Ev Yapımı Sihirli Değnek
Şermin Yaşar