Konu: Kitapta, ülkenin bir yerindeki yaşlılar yurdunda, değişik yörelerden, değişik katmanlardan yolları kesişmiş "yaralı" insanlarin öyküsü anlatılıyor.
Her birinin öyküsü ayrı olsa da, hepsi şu ya da bu biçimde ezilmiş, yok edilmiş, caresiz, umutsuz insanlardır.
Tanıtımdan: İrfan Yalçın, ustaca bir kurguyla, kahramanlarının birbirleriyle ilişkilerini geçmişleriyle harmanlayarak anlatıyor. Ve yaralar deşildikçe "yaralı" bir ülke görünümü çıkıyor ortaya. K
“Son Bahçeler”in, insan gerçeğini anlamaya götüren bir yapısı var. Yazar, bu kitabında duygu yüklü ama asla ajitasyona düşmeyen incelikli dil işçiliğine sahip yoğun anlatımıyla okurunu yaşlılık, yalnızlık, hastalık ve ölüm hakkında düşünmeye itiyor.
"Otel odasının her yanı ayna. Yumsan da gözlerini. Kendi içinde görüyorsun kendini. İçin dışın ayna... Kendini görmek istemesen. Görüyor başkaları, Sen herkesin aynası, Herkes de senin aynan... İnsanların işi zor aynalardan."
"Ben gidince hüzünler bırakırım Bu senin yaşadığındır Bir ev sıkılır kadınlardaki Bir adam sıkılır kadınlardaki Seni sevmek bu kadar mı O benim yaşadığımdır.
Bazan da bir yerde kuşlar vardır Ne uçmak, ne görünmek için Bir karanfil pencereyi deler Bir kapı kendiliğinden kapanır İstesek sevişirdik, ama olmadı Biz değil yaşayan acılardır.
Gitsem de her yerde biraz vardır Hatırda zamansız bir plak Bir otel kapısı, biraz istasyon Vardır o seninle birlikte olmak Buluşur çok uzaktan ellerimiz Ve nasıl göz gözeyiz ansızın bir infilak."
Son Bahçeler / İrfan Yalçın
Kategori: Roman
Sayfa: 160
Cumhuriyet Yayınları
Konu:
Kitapta, ülkenin bir yerindeki yaşlılar yurdunda, değişik yörelerden,
değişik katmanlardan yolları kesişmiş "yaralı" insanlarin öyküsü anlatılıyor.
Her birinin öyküsü ayrı olsa da, hepsi şu ya da bu biçimde ezilmiş, yok edilmiş, caresiz, umutsuz insanlardır.
Tanıtımdan:
İrfan Yalçın, ustaca bir kurguyla, kahramanlarının birbirleriyle ilişkilerini geçmişleriyle harmanlayarak anlatıyor.
Ve yaralar deşildikçe "yaralı"
bir ülke görünümü çıkıyor ortaya. K
“Son Bahçeler”in, insan gerçeğini anlamaya götüren bir yapısı var. Yazar, bu kitabında duygu yüklü ama asla ajitasyona düşmeyen incelikli dil işçiliğine sahip yoğun anlatımıyla okurunu yaşlılık, yalnızlık, hastalık ve ölüm hakkında düşünmeye itiyor.
Şiirsel diliyle bir solukta okunacak bir kitap.
"Otel odasının her yanı ayna.
Yumsan da gözlerini.
Kendi içinde görüyorsun kendini.
İçin dışın ayna...
Kendini görmek istemesen.
Görüyor başkaları,
Sen herkesin aynası,
Herkes de senin aynan...
İnsanların işi zor aynalardan."
* Aziz Nesin
Kimine peynir ekmek
Kimin' peynirli börek
Adaletin bu mu "Dayı"?
Not:
Kafiye aranıyor :(((
Ölümden sakınmak o kadar zor değildir; zor olan kötülükten sakınmaktır, çünkü kötülük ölümden daha hızlı koşar."
* Sokrates'in Savunması, Eflatun
"Laiklik, kadındır.
Yobazlığın panzehiri, laik kadınlardır.
Keriman Halis Ece’dir laiklik...
Sabiha Gökçen’dir,
Halet Çambel’dir,
Bahriye Üçok’tur,
Türkan Saylan’dır,
Suna Kıraç’tır,
Yıldız Kenter’dir,
Müzeyyen Senar’dır,
Adile Naşit’tir,
Duygu Asena’dır,
Filenin sultanlarıdır,
Potanın perileridir...
İşte bu nedenle, Mustafa Kemal vizyonunun, Türk Devrim mucizesinin merkezinde “laiklik" ve “kadın” vardı.
Ve işte bu tam bu nedenle,
Atatürk düşmanlarının, karşı devrimcilerin ortak paydasında
“din tüccarlığı” vardır, “laik kadına”
alerji vardır."
* Yaşamak Cesaret İster, Yılmaz Özdil
- Hüzzam giriş taksimi
/ Emre Ersöz
?si=qQpUTSM15p7vkEdJ
- Hüzzam ara taksimi
?si=mAp9dLXRf0ju2lkQ
- Huzzam peşrev
?si=i7us-lhFj1i8O-So
- Hüzzam şarkı
"Bir sen kaldın icimde"
Beste: İrfan Özbakır
Söz: Mustafa Sevilen
Yorum: Hüdai Aksu
?si=Ljpj7AgGDcI_XJ3e
"Ben gidince
hüzünler bırakırım
Bu senin yaşadığındır
Bir ev sıkılır kadınlardaki
Bir adam sıkılır kadınlardaki
Seni sevmek bu kadar mı
O benim yaşadığımdır.
Bazan da
bir yerde kuşlar vardır
Ne uçmak, ne görünmek için
Bir karanfil pencereyi deler
Bir kapı kendiliğinden kapanır
İstesek sevişirdik, ama olmadı
Biz değil yaşayan acılardır.
Gitsem de
her yerde biraz vardır
Hatırda zamansız bir plak
Bir otel kapısı, biraz istasyon
Vardır o seninle birlikte olmak
Buluşur çok uzaktan ellerimiz
Ve nasıl göz gözeyiz
ansızın bir infilak."
* İnfilâk, Edip Cansever
"onun dolaştığı yollara
yağmur yağmasın,
yıllar sonra bulayım ayak izlerini...
onun saçlarını yel savurmasın
dursun kıvrımları öyle,
öptüğüm gibi..."
* Zeytin Ağacı, Ahmet Erhan
"O kadar ruh felci geçirdi ki anılarımız
ve sayfalar dolusu o kadar kırgınlık var ki bakışlarımızda, boşuna temize çekmeyelim yüreğimizi..."
* Samet Temiz'den uyarlama
(Küçük Temas)
Ruhen tedaviye ihtiyacı olan çocuklar yoktur; bu tedaviye ihtiyacı olan anne babalar vardır."
* Kırgınlık, Nihan Kaya