Kategori: Çocuk Sayfa: 80 Basım Tarihi: 2020 Cumhuriyet Kitapları
Tanıtımdan: Doğa ve insan arasındaki etkileşimi efsanelerle kuran ve “Doğa varsa hayat var” düşüncesiyle bu etkileşimin sürekli olmasını arzulayan çocuk kitabı Salkım Söğüt’te; doğanın dengesine dikkat çekiliyor.
Efsanelere dayalı bilgi aktarımlarıyla kurgulanmış kitabın yazar ve ‘Söğüt Ağacı’nın öğütlerinden, oluştuğu söylenebilir. Ele aldığı konular, görsel yapısı ve anlatım özellikleriyle ilk gençlik dönemine daha uygun bir kitap.
En önemli özelliği bir söğüt ağacı aracılığıyla doğa ve çevre duyarlığına ilişkin önemli bilgilerin yaşantı odaklı örneklerle verilmesi.
"Acını ödünç ver bana, gözyaşlarını Damarlarında uyuyan sevinci ödünç ver Yitirdim çünkü onları da.. İlenmiyorum, el çırpmıyorum artık Ne aklımda yaşadıklarım üstüne düşünceler Ne de geleceğime dair bir tasa. Gelirken çan çalmıyor yalnızlık Bir adam, bir sokak, bir ev Yüzler, gülüşler, susuşlar boyunca"
"yine yağsa yağmur konuşur gibi bizimle dert alır gibi bizden, yara örter gibi içimizden söz iyileştirir gibi, hatta sessizliği de onarır gibi ... gibi olsa yağmur her şey yağmur gibi yağsa çocukluk yağsa, mavilik yağsa, kardeşlik yağsa.."
"Aynama hiç 'ayna ayna söyle bana; benden daha başka yalnızlık eki veren birisi var mı?' diye bir soru sormadım. Sormadım, çünkü yanıtını bildiğim soruları sormam: Kendi kendine eklemlenmiş bir yalnızlık eki'yim ben. Özellikle de pazarları..."
"Çağımıza uymak zorundayız palavrasına hiç mi hiç inanmıyorum. Eğer yaşadığım çağın en yüce ideali köşeyi dönmekse; eğer yaşadığım çağ toplumsal adaletsizlik üstüne kuruluysa; eğer yaşadığım çağ inandığım her şeyi yadsıyorsa; eğer yaşadığım çağa bayağılık ve çirkinlik egemense, ben böyle bir çağa neden ayak uydurmak zorunda kalayım? Tam tersine, başkaldırırım, direnirim böyle bir çağa karşı. Bu yüzden dinozorlukla suçlanmam da vız gelir bana!"
Salkım Söğüt / Mustafa Balbay
Kategori: Çocuk
Sayfa: 80
Basım Tarihi: 2020
Cumhuriyet Kitapları
Tanıtımdan:
Doğa ve insan arasındaki etkileşimi efsanelerle kuran ve “Doğa varsa hayat var” düşüncesiyle bu etkileşimin sürekli olmasını arzulayan çocuk kitabı Salkım Söğüt’te; doğanın dengesine dikkat çekiliyor.
Efsanelere dayalı bilgi aktarımlarıyla kurgulanmış kitabın yazar ve ‘Söğüt Ağacı’nın öğütlerinden, oluştuğu söylenebilir. Ele aldığı konular, görsel yapısı ve anlatım özellikleriyle ilk gençlik dönemine daha uygun bir kitap.
En önemli özelliği bir söğüt ağacı aracılığıyla doğa ve çevre duyarlığına ilişkin önemli bilgilerin yaşantı odaklı örneklerle verilmesi.
"Acını ödünç ver bana, gözyaşlarını
Damarlarında uyuyan sevinci ödünç ver
Yitirdim çünkü onları da..
İlenmiyorum, el çırpmıyorum artık
Ne aklımda yaşadıklarım üstüne düşünceler
Ne de geleceğime dair bir tasa.
Gelirken çan çalmıyor yalnızlık
Bir adam, bir sokak, bir ev
Yüzler, gülüşler, susuşlar boyunca"
* Burada Gömülüdür, Ahmet Erhan
"yine yağsa yağmur
konuşur gibi bizimle
dert alır gibi bizden,
yara örter gibi içimizden
söz iyileştirir gibi,
hatta sessizliği de onarır gibi
... gibi olsa yağmur
her şey yağmur gibi yağsa
çocukluk yağsa, mavilik yağsa, kardeşlik yağsa.."
* Haydar Ergülen
"Çocukluk, insan ömrünün bütün mevsimlere rengini vuran İlk yazıdır."
* İnsanın Acısını İnsan Alır
/ Şükrü Erbaş
"Aynama hiç 'ayna ayna söyle bana; benden daha başka yalnızlık eki veren birisi var mı?' diye bir soru sormadım. Sormadım, çünkü yanıtını bildiğim soruları sormam: Kendi kendine eklemlenmiş bir yalnızlık eki'yim ben. Özellikle de pazarları..."
* Hilmi Yavuz / Varlık Dergisi
"Çağımıza uymak zorundayız palavrasına hiç mi hiç inanmıyorum. Eğer yaşadığım çağın en yüce ideali köşeyi dönmekse; eğer yaşadığım çağ toplumsal adaletsizlik üstüne kuruluysa; eğer yaşadığım çağ inandığım her şeyi yadsıyorsa; eğer yaşadığım çağa bayağılık ve çirkinlik egemense, ben böyle bir çağa neden ayak uydurmak zorunda kalayım? Tam tersine, başkaldırırım, direnirim böyle bir çağa karşı. Bu yüzden dinozorlukla suçlanmam da vız gelir bana!"
* Bir Dinozorun Anıları
/ Mina Urgan
"İlk aşk ömür boyu unutulmaz ama asla sonu gelmez."
* Veronika Ölmek İstiyor
/ Paulo Coelho
"Ah, pek az gece
böyle uzun ve yeterlidir
bunca arzuya..."
* Utku, Francesco Petrarca
"gölge gibi geçecek
ışık gibi düşecek
ses gibi çınlayacağım
oluşların, olmaların üstünde
yeryüzü gibi..."
* Ol / An, Oruç Aruoba
"Gökkuşağı, sahip olduğumuz güzelliklerin farkına varabilmektir."
* Göğü Yere İndirelim, Özgür Balpınar