Ağırca süzülüyor hayat gözümden Yürek sığmıyor artık o kafesine Beni bu deryada bir başıma bırakma Yitik, çaresiz, bir bedenden ibaret Kimsin, adın ne bilmiyorum ama Hayallerimden tanıyorum seni.
bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne. “o olmazsa yaşayamam” demeyeceksin. demeyeceksin işte. yaşarsın çünkü.
öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki. çok sevmeyeceksin mesela. o daha az severse kırılırsın. ve zaten genellikle o daha az sever seni, senin onu sevdiğinden...
çok sevmezsen, çok acımazsın. çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem. (.....) çok sahiplenmeden, çok ait olmadan yaşayacaksın. hem avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi, hem de hep senin kalacakmış gibi hayat.
Madalyonun diğer yüzünü ise hep merak etmişimdir: Hayvanlar için canlarını dişine takan sivil toplum kuruluşlarını, köpek saldırısına uğramış bir bebenin, bir ninenin bir kadının kapısında geçmiş olsun dileklerini iletirken neden görmeyiz? İlaç için bir kez yahu!
Devam ediyorum: Saldırgan köpekler için bile dünyayı ayağa kaldıran bu kuruluşlar, her gün mezbahalarda boğazlanan kınalı kuzular için neden ayaklanmazlar? Yine ilaç için bir kez yahu!
Otenazi, yaşamından umut kesilen hastanın özgür iradesi ve bilinciyle kabul ettiği ölüm biçiminin tıp doktorlari gözetiminde uygulanmasına verilen addır..
Oysa hayvanlarda irade ve bilince bağlı düşünce sistematiği ve karar verme refleksi yoktur.
Yani, hayvanlara uygulananın doğru tanımı: "itlaf"tır; bir diğer deyişle cinayet...
Bu kadar basit bir gerçeği bile bilmeyen birtakım.kişiler, bizi yönetmeye kalkıyor ve hatta neredeyse çeyrek asırdır yönetiyor. Üstelik biz seçiyoruz onları.
Zararın diğer yarısı da, "kendini önemli hissetmek isteyen" değil, bizzat önemli hisseden ve bu nedenle oturduğu yerden esneyerek ahkam kesen insanların eseridir.
Bir eski plak koyacaksın gramofona, Eski, güzel bir plak... Bir dokunaklı kadın sesi bize Asırlarca evvelinden, ela gözlüm, Merdane* bir sevdayı, Kurumuş gülleri anlatacak.
Değdi mi...
Dandini, 4 Yüz
?si=iqP9ba7ueDugjUtY
Ağırca süzülüyor hayat gözümden
Yürek sığmıyor artık o kafesine
Beni bu deryada bir başıma bırakma
Yitik, çaresiz, bir bedenden ibaret
Kimsin, adın ne bilmiyorum ama
Hayallerimden tanıyorum seni.
Ceyhun Karataş'tan...
bağlanmayacaksın bir şeye,
öyle körü körüne.
“o olmazsa yaşayamam” demeyeceksin.
demeyeceksin işte.
yaşarsın çünkü.
öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
çok sevmeyeceksin mesela.
o daha az severse kırılırsın.
ve zaten genellikle
o daha az sever seni,
senin onu sevdiğinden...
çok sevmezsen, çok acımazsın.
çok sahiplenmeyince,
çok ait de olmazsın hem.
(.....)
çok sahiplenmeden,
çok ait olmadan yaşayacaksın.
hem avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi,
hem de hep senin kalacakmış gibi hayat.
ilişik yaşayacaksın.
ucundan tutarak…
- Bağlanmayacaksın, Can Yücel
Hiçbir yere gitme çocukluğum, hep dur orada; gökyüzü gibi...
* Edip Cansever'den...
Madalyonun iki yüzü 2
Madalyonun diğer yüzünü ise hep merak etmişimdir: Hayvanlar için canlarını dişine takan sivil toplum kuruluşlarını, köpek saldırısına uğramış bir bebenin, bir ninenin
bir kadının kapısında geçmiş olsun dileklerini iletirken neden görmeyiz? İlaç için bir kez yahu!
Devam ediyorum:
Saldırgan köpekler için bile dünyayı ayağa kaldıran bu kuruluşlar, her gün mezbahalarda boğazlanan kınalı kuzular için neden ayaklanmazlar? Yine ilaç için bir kez yahu!
Madalyonum iki yüzü 1
Otenazi, yaşamından umut kesilen hastanın özgür iradesi ve bilinciyle kabul ettiği ölüm biçiminin tıp doktorlari gözetiminde uygulanmasına verilen addır..
Oysa hayvanlarda irade ve bilince bağlı düşünce sistematiği ve karar verme refleksi yoktur.
Yani, hayvanlara uygulananın doğru tanımı: "itlaf"tır; bir diğer deyişle cinayet...
Bu kadar basit bir gerçeği bile bilmeyen birtakım.kişiler, bizi yönetmeye kalkıyor ve hatta neredeyse çeyrek asırdır yönetiyor. Üstelik biz seçiyoruz onları.
Vah Türkiyem benim :(((((
Zararın diğer yarısı da, "kendini önemli hissetmek isteyen" değil, bizzat önemli hisseden ve bu nedenle oturduğu yerden esneyerek ahkam kesen insanların eseridir.
Şiir kadar güzel bir kadını makyajlı kelimelerle kandıramazsın.
* Sıcak Ayaz, Serkan Özel
Bir eski plak koyacaksın gramofona,
Eski, güzel bir plak...
Bir dokunaklı kadın sesi bize
Asırlarca evvelinden, ela gözlüm,
Merdane* bir sevdayı,
Kurumuş gülleri anlatacak.
- Yitiksiz, Turgut Uyar
* Merdane: mertçe