Ne bileyim doldursan Parmaklarımın arasını Ellerimi Avuçlarımı Başımı Dudaklarımı Ağzımı Boynumu Omuzlarımı Kollarımı Kucağımı Dizlerimin üzerini Şöyle sele serpe uzansan üzerime Kaplasan bedenimi Ne bileyim doldursan Bu öyle bir boşluk ki, Gecenin insafına bırakma beni...
Karıncalara basmamak için özen gösteriyorum Mayıs çiçekleri de açmış bembeyaz Çiçekleri çok seviyorum Bilmiyorum Aklıma nereden geldi Seninle üç beş tane çocuğumuz olsa ne iyi olur değil mi...
Bugün içimde kıpırtı Yürüdüm deniz kenarında Hava da tam içim gibi Ne yağdı yağacak Ne de güneş açtı açacak Bir de kuşlar Geçimlerinin derdinde Ne yapsın zavallılar Hiç durmadan çalışıyorlar Evet Bugün içime aktın Yaşamam için bir umut bıraktın
Ne bileyim doldursan
Parmaklarımın arasını
Ellerimi
Avuçlarımı
Başımı
Dudaklarımı
Ağzımı
Boynumu
Omuzlarımı
Kollarımı
Kucağımı
Dizlerimin üzerini
Şöyle sele serpe uzansan üzerime
Kaplasan bedenimi
Ne bileyim doldursan
Bu öyle bir boşluk ki,
Gecenin insafına bırakma beni...
Şair, şiiriyle tam doyurmalı !
Altını, üstünü tam doldurmalı...
Eksiksiz, fazlasız...
Buğday gibi, başak gibi...
Masa gibi, sandalye gibi olmalı...
“Umut etmek, başkasının bir şey yapmasını beklemektir”
Karıncalara basmamak için özen gösteriyorum
Mayıs çiçekleri de açmış bembeyaz
Çiçekleri çok seviyorum
Bilmiyorum
Aklıma nereden geldi
Seninle üç beş tane çocuğumuz olsa ne iyi olur değil mi...
Bugün içimde kıpırtı
Yürüdüm deniz kenarında
Hava da tam içim gibi
Ne yağdı yağacak
Ne de güneş açtı açacak
Bir de kuşlar
Geçimlerinin derdinde
Ne yapsın zavallılar
Hiç durmadan çalışıyorlar
Evet
Bugün içime aktın
Yaşamam için bir umut bıraktın
Saatler sürsün
Aylar sürsün
Sen zaten bir ömürsün
Bir sağa döneyim
Bir sola döneyim
Üst üste, alt alta…
Geceyi kaldırıp atıp
Hep seni örtüneyim
Öpüşlerim
Boynuna, kulağına…
Burnuna, yanağına…
Tükenişlerim
Gerdanlığına…
Asil'im
Her gece her gece şiirleşelim...
Kelimelerimi toparlayamıyorum
Kuğu...
Büyü...
Buğu...
Su !
Bütünlüğü sen sağla..
Cezve..
Kahve...
Telve...
Zevce !