Yadırgamamalı... İnsanlar tabi ki sevecek, sayacak birbirlerini... Yakınlaşacaklar birbirlerine... Elektrik olacak, ışık olacak, aşk olacak, sevgi olacak, şefkat olacak aralarında... Kavga etsinler, daha mı iyi ?
Sırtında çantası yalnız yolcuyum Aç ta gönül bahçeni, gireyim vuslat... Yolunda kaybolup yolda olduğum Göster o gül yüzünü göreyim vuslat...
Bilinmez diyarlara çağırma beni Yollar kesişmiş iken geleyim vuslat... Çıkmaz sokaklarınla gel kırma beni Öyle bir çık ki yola güleyim vuslat...
Ben sırdaşınım senin Anlat sabahlara kadar Ben sırdaşınım senin
Ben sırdaşınım senin Seni bir yaşayan var Ben sırdaşınım senin
Ben sırdaşınım senin Kendinden bile şüphe etsen Sor, söyle, yaz ne geçiyorsa içinden Bıkmadın mı şu dünyanın serkeşliğinden Ben sırdaşınım senin Ben sırdaşınım senin
Ben sırdaşınım senin Dünya gözüyle bir dost, görmek istersen Sor, söyle, yaz ne geçiyorsa içinden Bıkmadın mı yalnızlığın serkeşliğinden Ben sırdaşınım senin Ben sırdaşınım senin
Bazen önyargılardır insanın önünü görmesini engelleyen... "Zan"netmesidir... Oysa Zannetmek, uydurmak demektir... Zannetmek, perdenin önünde bol keseden atmak demektir, görmeden bilmeden perdenin arkasını... Zannettiği şeyler belki de zannettiği gibi değildir... Dağın hemen arkasında belki de yemyeşil bir vadi, ortasında bir berrak nehir ve ve civarında tatlı bir köy vardır güneşli bir sabaha uyanan...
Harika bir gün, harika bir sabah...
Yadırgamamalı...
İnsanlar tabi ki sevecek, sayacak birbirlerini...
Yakınlaşacaklar birbirlerine...
Elektrik olacak, ışık olacak, aşk olacak, sevgi olacak, şefkat olacak aralarında...
Kavga etsinler, daha mı iyi ?
Ben sırdaşınım senin
Sırtında çantası yalnız yolcuyum
Aç ta gönül bahçeni, gireyim vuslat...
Yolunda kaybolup yolda olduğum
Göster o gül yüzünü göreyim vuslat...
Bilinmez diyarlara çağırma beni
Yollar kesişmiş iken geleyim vuslat...
Çıkmaz sokaklarınla gel kırma beni
Öyle bir çık ki yola güleyim vuslat...
Ben sırdaşınım senin
Anlat sabahlara kadar
Ben sırdaşınım senin
Ben sırdaşınım senin
Seni bir yaşayan var
Ben sırdaşınım senin
Ben sırdaşınım senin
Kendinden bile şüphe etsen
Sor, söyle, yaz ne geçiyorsa içinden
Bıkmadın mı şu dünyanın serkeşliğinden
Ben sırdaşınım senin
Ben sırdaşınım senin
Ben sırdaşınım senin
Dünya gözüyle bir dost, görmek istersen
Sor, söyle, yaz ne geçiyorsa içinden
Bıkmadın mı yalnızlığın serkeşliğinden
Ben sırdaşınım senin
Ben sırdaşınım senin
Bekir Şahin
Gerçekleri söylemek, ne söyleyene iyi ne de söylenene...
İntihar gibi bir şey...
Ama birileri de gerçekleri de mutlaka söylemeli...
Küçük ya da büyük
Sorunların
veya
Gelecekte yapman gereken şeylerin
Şimdi yaptıklarını, yapacaklarını bloke etmesine müsaade etme...
Hayata dokunan
Tatlı
Anlamlı
Ve ciddi bir hayat yaşamalı...
Hayatı değiştiren iki sihirli kelime...
Çok şükür...
ve
Teşekkür ederim...
Hergün çoğalt, söyle söyleyebildiğin kadar...
Bazen önyargılardır insanın önünü görmesini engelleyen...
"Zan"netmesidir...
Oysa
Zannetmek, uydurmak demektir...
Zannetmek, perdenin önünde bol keseden atmak demektir, görmeden bilmeden perdenin arkasını...
Zannettiği şeyler belki de zannettiği gibi değildir...
Dağın hemen arkasında belki de yemyeşil bir vadi, ortasında bir berrak nehir ve ve civarında tatlı bir köy vardır güneşli bir sabaha uyanan...
Her duruş, durmak değildir.
Bir merhaba demek bu kadar zor olmamalı
Hangi köyden
Hangi mahalleden olursan ol
"Merhaba"
"Merhaba"
Bu güneş hepimizin
Bu sabah bizim
Bir merhaba demek bu kadar zor olmamalı
Kelebekler uçuşuyor
Irmaklar akışıyor
Ben anlatayım sen dinle
Sen anlat ben dinleyeyim
Bu bahar bizim
Bir merhaba demek bu kadar zor olmamalı
Getir yiyeceklerini
Benimki de ortada
Çağıralım
Çoluğumuzu çocuğumuzu
Sevdiklerimizi
Yiyelim içelim
Bu aşk
Bu topraklar bizim
B.Ş.