Fevri davranıyoruz. Acele ediyoruz. Kıra kıra seviyoruz. Oysa durulmalıydık... Daha derli toplu düşünmeliydik... Daha sakin olmalıydık... Değirmende buğday öğütür gibi kırmamalıydık sevenlerimizi... Daha kapsayıcı, daha kucaklayıcı, daha şeffaf ve daha geniş olmalıydık...
Fevri davranıyoruz. Acele ediyoruz. Kıra kıra seviyoruz.
Oysa durulmalıydık... Daha derli toplu düşünmeliydik... Daha sakin olmalıydık...
Değirmende buğday öğütür gibi kırmamalıydık sevenlerimizi...
Daha kapsayıcı, daha kucaklayıcı, daha şeffaf ve daha geniş olmalıydık...
Ne kadar yüzeyselleştik... 1 ve 0 a indirgedik herşeyi...
ve sıfırcı olduk çıktık.
Kırmızı kart göstermeye ne kadar da meyilliyiz...
Bir iki kafadan bakkal hesabıyla direk sonuca bağlamak mıydı aşk?
Aşk, derin bir analiz, yoğun bir sentez, belki de yıllar sürecek iki kişilik bir ekip çalışması değil miydi?
Rüzgarda iplik iplik salınan kadifemsi saçlarınla istediğin gibi takılabilirsin dallarıma...
Biraz kalbimden koptuğu gibi yazayım :))
Üzgün ve üzüntülü iki farklı kelime :
Seni bloke ettim, üzgünüm...
Kendini çektiğin günden beri, üzüntülüyüm...
Seni görmeden asla...
Korkarak, saklanarak, gizli-kapaklı gelme bana…
Aşkın rengi şeffaf…
Hodri meydan, çık karşıma…
B.Ş.
Aşk mı istiyorsun?
Aşkın rengi şeffaf…
Tüm renkleri soyun!
B.Ş.
Bana güneşten, dolunaydan, denizden bahsetme...
Aşkın rengi şeffaf...
Yak bütün perdeleri...
B.Ş.
Ey perdelerin ardındaki güzel...
Bana maviden, kırmızıdan, beyazdan bahsetme
Aşkın rengi şeffaf...
B.Ş.