Empati demek, kendini başkalarının yerine koymak demektir. Başkaları için bir takım adımlar atmak demektir. Kendinden birşeyler vermek, belki de ödün vermek demektir. Empati yapabilmek için karşımızdaki insanın ruhuna tam anlamıyla nüfuz edebilmeliyiz. Dinlemeliyiz. Sormalıyız. Anlamalıyız. Açmalıyız. Fırsatlar tanımalıyız. Rahatlatmalıyız. Çalakalem, yarım yamalak bilgilerle, hislerle hayati yargılara varmamalıyız.
Dağlara sen diye bağırdım, ben diye bir ses geldi...
Seni o kadar çok o kadar çok istiyorum ki aman kaybederim diye bir türlü isteyemiyorum…
Bazı insanlar vardır sesli güler, bazı insanlar vardır sessiz ağlar…
Başım öne eğik, sessiz ve sakin yanından geçip gittim ama bilsen sana haykıracağım o kadar şey vardı ki…
İçinde fırtınalar kopan ama güneşin altında dinlenmeye çalışan biriyim ne olur bir şemsiye uzat…
Yok ki sana uzanan bir elim…ama kalbimden sana ahtapotları yolladım…
Az sevgi gülü koparmak, yarım sevgi güle bakmak, tam sevgi ise o bahçede bir gül olduğunu bilmektir…
Sen bu bahçede hiç solmayan nazenin bir gülsün
Bu ana kadar ağladı kalbim geliver de bir gülsün…
B.Ş.
Hiç ummadığın bir yerde kopabilir şerit...
Hiç beklemediğin bir yerde bitebilir film...
Ne acı...
Empati demek, kendini başkalarının yerine koymak demektir.
Başkaları için bir takım adımlar atmak demektir. Kendinden birşeyler vermek, belki de ödün vermek demektir.
Empati yapabilmek için karşımızdaki insanın ruhuna tam anlamıyla nüfuz edebilmeliyiz. Dinlemeliyiz. Sormalıyız. Anlamalıyız. Açmalıyız. Fırsatlar tanımalıyız. Rahatlatmalıyız.
Çalakalem, yarım yamalak bilgilerle, hislerle hayati yargılara varmamalıyız.