Aşk konusundaki görüşleriniz ve gökyüzüne dair deyişlerinizi ilgiyle okuyor ve yararlanıyorum. Teşekkür ederim.
Ben bu konuda daha önce bir başka forumda belirttiğim ve forum sahibi hanımefendiden sırf bu nedenle sıkı bir dayak yemekten kıl payı kurtulduğum görüşlerimi yinelemekle yetineceğim. Şaka tabii :)) Ama siz gerçekten dövmeye filan kalkmazsınız umarım.
Neyse, başlıyorum: Aşk, hesap kitap meselesi değildir, kalıplara sokamazsın. Formülü yoktur, kare kökü alınmaz. Denklemlere sığmaz. Bir zoolog için de, Nobel ödüllü bir yazar için de, bir iş insanı için de, köyün güzeli için de aynıdır aşk.
Yani, aşık olayım diye kitap okumam, keşif ve icat peşinde koşmam, felsefeye ihtiyacım yoktur, falan feşmekan... O'nu görünce elim ayağım dilim dolaşıyormu, kalbim küt küt atıyormu, kulaklarıma kadar kızarıyormuyum, bunlara bakarım. Yanıtlarım evet ise anlarımki aşığım.
Ömer Hayyamin, Sigmund Freudun, Yunanlı şair bilmem kimin. bir zoologun, bir beden işçisinin, bir iş insanının, köyün güzelinin aşktan ne anladıkları, aşkı nasıl anlattıkları beni ilgilendirmez, ben onların aşka dair ne anlattıklarına değil, aşık olduğumda hangi duyguları yaşadığıma bakarim. Kaldı ki onlarda aynı duygulari yaşar, ayni tepkileri verir.
Dikkat edin, aşkı anlatılanla değil, yaşanılanla açıklıyorum.
Uzattım sanırım... Konuyu bu kadar uzatarak, aşk öcüymüş gibi lanse edip, aşk arayanların gözünü korkutmaya da hiç ama hiç gerek yoktur :))
Elin adamının veya kadınının dediği gibi kısaca ve basitçe, "Aşk is a many splendored thing."
Ata Kızı merhaba, Şöyle veya böyle bir iddianiz var demedim. Forumunuzun her düşünceye açık olduğu sanısıyla görüşümü belirttim. Bu kadar tepki gösterdiğinize göre anladım ki her düşünceye açık değilmiş.
Şu son iki cümlenizin yazdıklarımla ilgisini ise hiç anlayamadım. Bu nedenle üstüme alınmadım.
"Bir de kimse kimsenin babasının oğlu ya da kızı değil burada. Herkesin fikri var ve bu fikirleri saygı çerçevesinde tartışıyoruz."
Uzatmayı sevmem, sizi forumunuzla başbaşa bırakıp aradan çekiliyorum. Saygılar.
Aşk, hesap kitap meselesi değildir, kalıplara sokamazsın. Formülü yoktur, kare kökü alınmaz. Denklemlere sığmaz. Bir zoolog için de, Nobel ödüllü bir yazar için de, bir iş insanı için de, köyün güzeli için de aynıdır aşk.
Yani, O'nu görünce elin ayağın dilin dolaşması, kalbin daha hızlı çarpması, yüzün kulaklara kadar kızarmasıdır.
Uzattım sanırım... Aşkı bu kadar uzatarak zor bir şeymiş gibi lanse edip, aşk arayanların gözünü korkutmaya da hiç ama hiç gerek yoktur.
Elin adamının veya kadınının dediği gibi kısaca ve basitçe, "Aşk is a many splendored thing." (Ukela)
İnsanlar bir dinleri olduğu için ahlaka ihtiyacı kalmamış gibi davranıyorlar. (Amin Maalouf)
(Amin Maalouf ya da Emin Maluf, kitaplarını Fransızca yazan Lübnanlı yazardır. 1993 yılında Goncourt Akademisi Edebiyat Ödülü'ne layık görülmüştür. Yapıtları 40'tan fazla dile çevrilmiş ve geniş okur kitlesine ulaşmıştır.)
Bırak hayalleri gökyüzüne, bulutlar özlediklerini getirsin.
Dünyanın en kısa fıkrası:
"İki KADIN bir gün hiç KONUŞMADAN oturuyorlarmış."
sayın Semiramis
Aşkın Celladı'ni (Irvin D. Yalom) ilk fırsatta edinecegim. teşekkürler öneriniz için.
Alfabetik sırayla :))
sayın Elbek
sayın Kırlı
sayın Semiramis
Aşk konusundaki görüşleriniz ve
gökyüzüne dair deyişlerinizi ilgiyle okuyor
ve yararlanıyorum. Teşekkür ederim.
Ben bu konuda daha önce bir başka forumda belirttiğim ve forum sahibi hanımefendiden sırf bu nedenle sıkı bir dayak yemekten kıl payı kurtulduğum görüşlerimi yinelemekle yetineceğim. Şaka tabii :)) Ama siz gerçekten dövmeye filan kalkmazsınız umarım.
Neyse, başlıyorum:
Aşk, hesap kitap meselesi değildir, kalıplara sokamazsın. Formülü yoktur, kare kökü alınmaz. Denklemlere sığmaz. Bir zoolog için de, Nobel ödüllü bir yazar için de, bir iş insanı için de, köyün güzeli için de aynıdır aşk.
Yani, aşık olayım diye kitap okumam, keşif ve icat peşinde koşmam, felsefeye ihtiyacım yoktur, falan feşmekan... O'nu görünce elim ayağım dilim dolaşıyormu, kalbim küt küt atıyormu, kulaklarıma kadar kızarıyormuyum, bunlara bakarım. Yanıtlarım evet ise anlarımki aşığım.
Ömer Hayyamin, Sigmund Freudun, Yunanlı şair bilmem kimin. bir zoologun, bir beden işçisinin, bir iş insanının, köyün güzelinin aşktan ne anladıkları, aşkı nasıl anlattıkları beni ilgilendirmez, ben onların aşka dair ne anlattıklarına değil, aşık olduğumda hangi duyguları yaşadığıma bakarim. Kaldı ki onlarda aynı duygulari yaşar, ayni tepkileri verir.
Dikkat edin, aşkı anlatılanla değil, yaşanılanla açıklıyorum.
Uzattım sanırım...
Konuyu bu kadar uzatarak, aşk öcüymüş
gibi lanse edip, aşk arayanların gözünü korkutmaya da hiç ama hiç gerek yoktur :))
Elin adamının veya kadınının dediği gibi kısaca ve basitçe, "Aşk is a many splendored thing."
aşk için ömür vermeye değer be Bildiğin Gibi Değil. değmezmi?
Ata Kızı merhaba,
Şöyle veya böyle bir iddianiz var demedim.
Forumunuzun her düşünceye açık olduğu sanısıyla görüşümü belirttim. Bu kadar tepki gösterdiğinize göre anladım ki her düşünceye açık değilmiş.
Şu son iki cümlenizin yazdıklarımla ilgisini ise hiç anlayamadım. Bu nedenle üstüme alınmadım.
"Bir de kimse kimsenin babasının oğlu ya da kızı değil burada. Herkesin fikri var ve bu fikirleri saygı çerçevesinde tartışıyoruz."
Uzatmayı sevmem, sizi forumunuzla başbaşa bırakıp aradan çekiliyorum. Saygılar.
Aşk, hesap kitap meselesi değildir, kalıplara sokamazsın. Formülü yoktur, kare kökü alınmaz. Denklemlere sığmaz. Bir zoolog için de, Nobel ödüllü bir yazar için de, bir iş insanı için de, köyün güzeli için de aynıdır aşk.
Yani, O'nu görünce elin ayağın dilin dolaşması, kalbin daha hızlı çarpması, yüzün kulaklara kadar kızarmasıdır.
Uzattım sanırım...
Aşkı bu kadar uzatarak zor bir şeymiş gibi lanse edip, aşk arayanların gözünü korkutmaya da hiç ama hiç gerek yoktur.
Elin adamının veya kadınının dediği gibi kısaca ve basitçe, "Aşk is a many splendored thing." (Ukela)
Unutulmayan Film Müzikleri
(Umutsuzlar, 1971)
Müzik; Yalçın Tura
Namaz beş vakit, ahlak ise yirmi dört saat farzdır.
İnsanlar bir dinleri olduğu için ahlaka ihtiyacı kalmamış gibi davranıyorlar. (Amin Maalouf)
(Amin Maalouf ya da Emin Maluf, kitaplarını Fransızca yazan Lübnanlı yazardır. 1993 yılında Goncourt Akademisi Edebiyat Ödülü'ne layık görülmüştür. Yapıtları 40'tan fazla dile çevrilmiş ve geniş okur kitlesine ulaşmıştır.)