"Delirmemek için yazanlar delirdiğinde de yazmaya devam edecek.Ne içten bir deliliğin bilgeliğidir bu.Kendimizle tanışma hâli.! "
NiLüFeR AkSu
.
..
...
Sadece kendisiyle konuşur oldu insan.Bu taş,bu kuş,bu deniz,bu dağ,bu tabiat,bu üstünden geçilen yol,yaşam artık anlaşılmıyor.Bizler eskisi gibi rüzgârı ve yıldızları dinlemeyi unuttuk.Toprağa,havaya bakmayı unuttuk.Bir soruna,bir çözüme,ahlâka,insanlığa kulak vermeyince hava griye çalıyor,faylar kırılıyor,kuşlar çığlık atıyor.Biz evrenle konuşmayı kestik.Bizler parayla,hırsla,zevkle,kariyerle konuştuk.Bizler hiçbir zaman kulağımıza gelen bu yakarışları dinleyemedik,duymazlıktan geldik. . Ruhsal dünyalarımızın,dokunulmamış iyiliklerin, çözülmemiş sorunların,insan hayatını önemsemeyen afların,yapılmamış fedakârlıkların akla gelmemiş önlemlerin suçlusu masum insanlar değil. . Bu sevgisizliğin ağlaması bu bir kader değil bu isteye isteye kadere bırakma. . Dünya ile aramızdaki sohbeti bozan insanları dinlemeyin. . Hissedenlere ve anlayanlara deli diyecekler yine de dinlemeyin. . Özgür Bacaksız
İyi,mutlu,güzel,güçlü hissettiren insanı sevdiğini zannetmek;sevgiye dair en büyük yanılgısı insanın.İyi sevgi vardır,sevgi iyi gelir ama her iyi hissettiren ; sevgi değildir her zaman."Sevilen" değildir her zaman.
Kelimeler tek başına hiçbir şey ifade etmez.Ta ki,biz onların içini doldurana kadar,derinliğimiz kadar,samiyetimiz kadar,içtenliğimiz kadar,dürüstlüğümüz kadar,sığlığımız kadar,gördüğümüz kadar,duyduğumuz kadar.Ve en önemlisi niyetlerimiz kadar azaltır ya da çoğaltırız, manayı hepsi bu kadar. . "Her şey " kelimesi ayrı yazılır. Baş başa gibi,el ele gibi,diz dize gibi,göz göze gibi,yan yana ve boşu boşuna gibi. . "Apayrı" kelimesi birleşik yazılır. Sapasağlam gibi,apaçık gibi,çırılçıplak gibi,büsbütün gibi,gömgök gibi,çokça ve masmavi gibi.
...yüzümüz birden güneşli sabahlar içimizde bir tuhaf iyilik duygusu bütün sokaklar ıslık çalmaya başlar gövdemizde sızlayan bir kayıp zaman mutluluk değil,mutsuzluk değil dünyanın bütün kederini severiz.
İhmal edilmiş çocuklukların Epeski bir mahallelerinin Yamalarını içinde taşırdı Kimse öpmezdi,kimse yüzünün titrek sesini dinlemezdi İçime dokunan bir halin vardı Yalnızlığını kazısam altından Vahşi bir puhu kuşu çıkardı Hayata ait bir yanın vardı Puslu bir güneşin saklandığı Karanlık bir suskunluğu paylaştığı bir tabelaydı Frankfurttaydı seni sevişim bir laternaydı Hep aynı şarkı çalardı.
"Bir zambağa siz diyenlerin,kuş öldüğünde uçuşu hatırlayanların,kurbağalara bakmaktan gelenlerin dünyanın arka bahçelerini görenlerin,kendi içine yürüyüp saatler boyu kimseye rastlamayanların, anlamak için yaratılanların,her şey tarafından sınanaların büyüsüz gizi : Şiir."
yaşam / rüzgârın titrettiği
yaprakların / hışırtıları
ardından çağıran / bir ses gibi /
çabucak yitiveren/
anlaşılamadan / söylediği...
.
Oruç Aruoba
Sadece kendisiyle konuşur oldu insan.Bu taş,bu kuş,bu deniz,bu dağ,bu tabiat,bu üstünden geçilen yol,yaşam artık anlaşılmıyor.Bizler eskisi gibi rüzgârı ve yıldızları dinlemeyi unuttuk.Toprağa,havaya bakmayı unuttuk.Bir soruna,bir çözüme,ahlâka,insanlığa kulak vermeyince hava griye çalıyor,faylar kırılıyor,kuşlar çığlık atıyor.Biz evrenle konuşmayı kestik.Bizler parayla,hırsla,zevkle,kariyerle konuştuk.Bizler hiçbir zaman kulağımıza gelen bu yakarışları dinleyemedik,duymazlıktan geldik.
.
Ruhsal dünyalarımızın,dokunulmamış iyiliklerin,
çözülmemiş sorunların,insan hayatını önemsemeyen afların,yapılmamış fedakârlıkların
akla gelmemiş önlemlerin suçlusu masum insanlar değil.
.
Bu sevgisizliğin ağlaması
bu bir kader değil
bu isteye isteye kadere bırakma.
.
Dünya ile aramızdaki sohbeti bozan insanları dinlemeyin.
.
Hissedenlere ve anlayanlara deli diyecekler yine de dinlemeyin.
.
Özgür Bacaksız
İyi,mutlu,güzel,güçlü hissettiren insanı sevdiğini zannetmek;sevgiye dair en büyük yanılgısı insanın.İyi sevgi vardır,sevgi iyi gelir ama her iyi hissettiren ; sevgi değildir her zaman."Sevilen" değildir her zaman.
Zeynep Merdan
"Bir kimse,olağandışı şeyler söylemek için;olağan
kelimeler kullanmalıdır."
Herakleitos
Kelimeler tek başına hiçbir şey ifade etmez.Ta ki,biz onların içini doldurana kadar,derinliğimiz kadar,samiyetimiz kadar,içtenliğimiz kadar,dürüstlüğümüz kadar,sığlığımız kadar,gördüğümüz kadar,duyduğumuz kadar.Ve en önemlisi niyetlerimiz kadar azaltır ya da çoğaltırız, manayı hepsi bu kadar.
.
"Her şey " kelimesi ayrı yazılır.
Baş başa gibi,el ele gibi,diz dize gibi,göz göze gibi,yan yana ve boşu boşuna gibi.
.
"Apayrı" kelimesi birleşik yazılır.
Sapasağlam gibi,apaçık gibi,çırılçıplak gibi,büsbütün gibi,gömgök gibi,çokça ve masmavi gibi.
"Şanslı insan,kendisine iyi bir yazgı sağlayan insandır.İyi yazgı da ruhun iyi gelişimi,iyi dürtüleri,
iyi eylemleridir."
Marcus Aurelius
"Anlamasan da olur.Kimse anlamasa da olur.Gerçek hürriyet budur.Ben anlıyorum.Anlatamasam da olur."
Oğuz Atay
...yüzümüz birden güneşli sabahlar
içimizde bir tuhaf iyilik duygusu
bütün sokaklar ıslık çalmaya başlar
gövdemizde sızlayan bir kayıp zaman
mutluluk değil,mutsuzluk değil
dünyanın bütün kederini severiz.
İhmal edilmiş çocuklukların
Epeski bir mahallelerinin
Yamalarını içinde taşırdı
Kimse öpmezdi,kimse yüzünün titrek sesini dinlemezdi
İçime dokunan bir halin vardı
Yalnızlığını kazısam altından
Vahşi bir puhu kuşu çıkardı
Hayata ait bir yanın vardı
Puslu bir güneşin saklandığı
Karanlık bir suskunluğu paylaştığı bir tabelaydı
Frankfurttaydı seni sevişim bir laternaydı
Hep aynı şarkı çalardı.
Didem Madak
"Bir zambağa siz diyenlerin,kuş öldüğünde uçuşu hatırlayanların,kurbağalara bakmaktan gelenlerin
dünyanın arka bahçelerini görenlerin,kendi içine yürüyüp saatler boyu kimseye rastlamayanların,
anlamak için yaratılanların,her şey tarafından sınanaların büyüsüz gizi : Şiir."
Bektaş Şenel